Yazar : 481 Ümran Yaka - Tevazu ve Özeleştiri Sarkacında Bir Seçim
24 Eylul 2018 Pazartesi

Tevazu ve Özeleştiri Sarkacında Bir Seçim

Ümran Yaka

29-06-2018 11:14

Tevazu ve Özeleştiri Sarkacında Bir Seçim

Şevval hilalinin zuhurunun akabinde bir seçim daha gördü hayatta olanlarımız. Türkiye başkanını seçti, yeni bir sürece girdi. Konunun uzmanları çeşitli açılardan süreci değerlendirdi ve değerlendirmeye devam ediyor. Kelimeler kelimeleri cümleler cümleleri kovalarken zihnim Allah Resulü'nün Mekke fethi gününde tevazu ile şehre girişini hatırlıyor. Sakalının uçları devesinin semerine değecek şekilde ilerlerken dudaklarında Allahım, hayat ancak ahiret hayatıdır vurgusu ile başlayıp istiğfar ile devam eden niyazı bir başka tevazu oluyor. Tevazu; kelimenin ritmi dahi usul usul geliyor, naif bir esinti bırakıyor.

İslam Tarihi'nin koridorunda yürürken başka bir hatıra canlanıyor zihnimde.

"Sizin en hayırlınız olmadığım halde sizin başınıza halife seçildim" diyor Hz. Ebu Bekr. Yine tevazu.Bilindiği üzere halife seçiminin akabinde okuduğu hutbenin girişinde yer alıyor bu ifade. Öylesine sade, öylesine hakiki ve bir o kadar güncel cümleler var ki hutbede bir kısmını paylaşmadan geçemedim:

"Ey insanlar! Ben ancak Hz.Peygamber (s.a.v.)’in yoluna uyarım. Kendiliğimden birşey icad edici değilim. Eğer iyilik yaparsam bana yardımcı olun. Eğer sırat-ı müstakimden kayarsam beni düzeltiniz. Ey insanlar! Siz, ne zaman biteceğini bilmediğiniz bir ömür süresinde sabah ve akşamlarınızı geçiriyorsunuz. Eğer bu süreyi sâlih amellerle geçirebilirseniz, bunu yapın. Ecel gelmeden, elinizdeki fırsat kaçmadan, sâlih amel yapmakta acele ediniz. Ölümden korkun. Yaşayanlara değil, öldükten sonra arkada bırakacakları güzel şeylere gıbta edin.” 

Ne Nebiyi Muhteremin ne de yanımdan ayrılma ey Ebu Bekr şeklindeki hitaba mazhar olan müslümanların halifesinin bahsi geçen tevazu örnekleri ile birilerine gönderme yapmak derdinde değilim. Öylesine güzeller ki hatırlayıverdim. Çünkü çok ihtiyacımız var bu hâlleri kuşanmaya.Mesela şu hâli kavramaya da çok ihtiyacımız var:Hazreti Ebu Bekir'in hilafete geçince önceki hayatına nazaran daha mütevâzı bir hâle büründüğünü rivayet ediyor İslam Tarihi kaynakları. Halife olmadan önce çevresindeki yetim kızların koyunlarını sağar ve ihtiyaçlarını karşılardı. Halife olduktan sonra komşuları, artık onun koyunlarını sağamayacağını konuşmaya başlamışlardı. Ancak değişen bir şey olmadı. Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh) yanlarına geldi ve yetimlerin koyunlarını sağmaya devam etti.

Bir seçim daha geçti. Geçerken hatırıma gelenler bunlar oldu. Bir de bir gazetecinin köşe yazısında vurguladığı özeleştiri kavramı kaldı zihnimde. Tercihimi sadelikten yana kullandığım için böyle oldu sanki. Yoksa aslında başka şeyler de var seçimden geriye kalan. Meselâ yazıyı bulandırmak istemediğim için uçucu mühür muhabbetine girmemek en iyisi. Hem zaten masal gibi yeğenime anlatsam pek sever. Sadeliği seçerek bu muhabbete hiç girmiyorum zira uçucu değil Asr-ı Saadet örnekliğindeki gibi kalıcı olanlara odaklanmak en iyisi olsa gerek.

Mekke fethedildiği gün tevazu ile şehre giren Hz. Muhammed (as.)'ın ümmetine öncelikle Yüce Allah'a şükür secdesi yakışır. Çünkü biz inanıyoruz ki başarı ancak Allah'tandır.

Allah’ın yardımı, zafer ve fetih geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tesbihte bulun ve O’ndan bağışlanma dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Rabbimiz. Ayaklarımızı sabit kıl. Günahlarımızı bağışla. Âmin.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA