Yazar : 514 Ömer Ömeri - Rastgele Sorular
23 Haziran 2018 Cumartesi

Rastgele Sorular

Ömer Ömeri

01-06-2018 04:46

Rastgele Sorular

-Kuran atalarımızın dinini sorgulamamızı ister. (Bakara Suresi, 170)

-Bir kitap Allah katından olması gerekiyorsa hangi şarta uyması gerekiyor? Kur’an bizzat Kuran’ın kendisini sorgulamamızı ister. (Nisa Suresi, 82)

-Kuran peygamberi sorgulamamızı ister. (Yunus Suresi ,38)

-Bir din doğru ise neden tek tanrılı olması gerekiyor? (Enbiya Suresi,22).

”Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.” (Bakara Suresi, 23)

Eğer daha iyi bir sure yazılabilirse Kuran Allah kelamı olamaz. Bu meydan okuma Kuran'ı test edilebilir bir kitap yapıyor.

Ne demek istediğimize gelecek olursak, Kuran’a göre sorgulamak yanlış ya da yasak değildir. Kuran taklidi bir imanı değil bilakis akla dayanan düşünerek bilinçli bir eylem olarak edinilen imanı kabul eder.

 Muhterem Okur;

 Bu haftaki yazımızı sorular şeklinde düşündük. Umulur ki sorma “yetimizi” hatırlamaya vesile olur.

 Soru adedi 32 dir; 32 farzdan mülhem

 1)- Dinimiz bize iman etmeyi emrederken, Yaratıcı Kudret’e mutlak güvenmeyi mi, salt bir inancı mı amaçlar? Mutlak Kudret’e güvenmenin, insanın korkularına tesiri, olumlu mu, olumsuz mu olur?

 2)- İslam, müslüman kavramı, barışımı, teslimiyetimi, yoksa her ikisini mi ifade eder? Barış ile teslimiyet arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? 

Mutlaka İrade’ye teslimiyet, insan ile insan ilişkisini güzelleştirir mi? 

Barış, Yaratıcı ile kul arasında mı, kul ile kul arasında gerçekleşen bir durum mudur?

 3)- Yalnız Yaratıcı Kudret’e teslimiyet, insanın özgürlüğünün mü, köleliğinin mi teminatıdır? 

Mutlak İrade’ye teslimiyet, “özgür irade”nin bir enge teşkil eder mi? 

Bir olana, Biricik olana bağlanma, diğer bağlardan azade olmanın şartı mıdır? 

İnsan bağlanmadan edebilir mi?

 4)- Vahyin amacı, insan aklını devre dışı bırakmak mıdır? 

Yoksa akla istikamet vermek midir? 

 5)- İyiyi, kötüyü vahiy olmaksızın da aklımızla kavrama istidadına  sahip miyiz? 

Bu istidadı ikram eden ile vahyin sahibi ayn kudret değil mi?

 6)- Evvel olan akıl mıdır? Vahiy midir? “Akıl evvel, nakil müevveldir” sözü hangi medeniyete aittir?

 7)- Akıl ile vahiy arasında bir çelişki olur mu? 

Varsayalım ki oldu. Bu durumda vahiy bize nasıl davranmamız gerektiğini de tarif ediyor mu?

 8)- Akıl; bağ, bağlanmak manasında ise, bağlı bulunduğu özle çelişmesi, aykırı olması akli midir?

 9)- Akıl ile vahiy aynı membanın ürünü ise, akıl-vahiy birliğinin insana yüklediği anlam ne olsa gerek?

10)- Mutlak Yaratıcı Kudret’in, hem bugün hem ukbada muhatabı, birey midir?  Toplum mudur?  

11)- Resuller, tebliğ vazifelerini icra ederken nasıl bir yöntem-metod ile emrolundular? 

Yöntemleri zora mı, rızaya mı dayalı idi?

12)- Dine girerken, dinde kalırken yahut dinden çıkarken, herhangi bir zorlama dinimizde var mıdır?

13)- Yasak-serbest, diğer bir ifade ile helal-haram yetkisi dinimizce kime aittir? Mutlak Yaradan’a mı?, 

Peygambere mi?, 

Mü’minlere mi? 

14)- Yaratıcı Kudret’in, din günü yargılaması, bireyi mi esas alır?

Toplumu mu esas alır?

İnsanlar, başlarında lider/rehber/önder/şeyhleri olmak kaydıyla, cemiyet cemiyet, cemaat cemaat olarak birlikte mi hesaba çekilecekler?

15)- Birinin günahını bir başkası yüklenebilir mi? Ya da birinin günahını, Yaratıcı Kudret dışında yok edebilir mi? 

16)- Din günü; “Üzerine merhameti yazdığını” bir vaad, bir emir olarak bize bildiren Mutlak Merhamet Sahibi’nden daha merhametli, daha acıyan birilerini tasavvur etmek nasıl bir zihnin ürünüdür?

17)- Kelamullah’ta emredilen, vaaz edilen, tavsiye edilenler, hayata tatbik edildiğinde, kişinin dünya saadetini temin eder mi?

18)- Müslüman; ötekinin, dilinden, elinden emin olduğu kimsedir. Bu tarif kime aittir?

Bu tarif, müslümana, kendisi gibi olmayanlarla birlikte yaşamın imkanlarını içinde barındırır mı?

19)- Onsekizinci sorudaki müslüman tanımına uygun bireylerin yaşadığı toplumda, yönetici sınıfa, militer güce, hakime, mahkemeye bir iş kalır mı? Bunlara gerek kalır mı?20)- Modern dünya insanına, dinimizin teklifi nedir? Teklif hangi araç ve aracılarla yapılmalıdır?

21)- Kapitalizm modern dünyanın en yerleşik en kapsamlı “dini” haline nasıl geldi?  

22)- “Kapitalizm dini” ile mücadele etmeksizin kendimizi ifade etmek imkanı var mı?

Mücadele ve mücahedeye kendimizden başlamak iyi bir başlangıç olabilir mi?

23)- Peygamberlerin özelde İslam Peygamberinin örnekliğini, şimdimize taşımanın yöntemi nedir?

Yaşadıkları döneme has örfi, geleneksel birtakım değerlerini mi örnek almalıyız?

Yoksa, eşleri, akrabaları, komşuları, dostları, düşmanları, davetlerine icabet etmeyeleri ile olan ilişkileri ve mülk ile münasebetlerini mi örnek almalıyız?

24)- Kelamullah’ın; ekonomik, sosyal, siyasal yaşamın temeline oturttuğu, ehliyet, liyakat, emanet, meşveret ve adalet kavramlarının herhangi bir toplumda bihakkın uygulanması, o toplumun yaşadığı coğrafyayı, barış, esenlik ve saadet yurdu yapar mı?

25)- Din İsan için midir? Yoksa insan din için midir?

26)- Mutlak İrade’nin bize güvendiğini beyan etmesi, yeterli bir motivasyon kaynağı değil mi?

27)- İnandığımız değerleri sorgulamak, merak etmek, İbrahimi sünnete muhalefet etmek anlamına mı gelir?

28)- İnançlarımıza, bilginin, bilmenin, tanımanın eşlik etmesinin dinimizce bir mahsuru var mıdır?

30)- Kelamullah’ta emredilen, menasik-ritüelleri eda etmek müttaki olmak için yeterli midir? 

Esas mesele bu eda sonrası ameliye midir?

31)- Kelamullah, toplumsal yönetim biçimi olarak, aşağıdakilerden hangisini emreder?

-Soy’a Dayalı Yönetim Biçimi

-İnanca Dayalı Yönetim Biçimi

-Düşünceye Dayalı Yönetim Biçimi.

32)- Bütün bu soruların cevabını bulacağımız kaynağımız olan Kelamullah’ı, anlamı ile birlikte(kendisine yetecek kadarını) bilmek her mü’mine farzı ayn mıdır? 

Farzı kifaye midir? 

Ülkemizde en çok okunan lakin, anlamını bilerek okuma oranını  sadece %2 lere çıkarabildiğimiz Kelamullah bizi ne yapsın?

Bu durumda, kendimize yazık etmiş olmaz mıyız?

Aklımızı, rehbersiz, dostsuz, yoldaşsız koymak, aklımızı işletmemek anlamına gelmiyor mu?

İçinde bulunduğumuz Ramazan/Kur-an Ayı’nın bir fırsat ve imkan ayı olmasını diliyorum.

Vesselam

YORUMLAR
  • Recep Taş   02-06-2018 09:08

    Emeğine yüreğine sağlık.

  • Aliihsan   01-06-2018 14:49

    Yüreğinine sağlık

  • Suat Çelik    01-06-2018 11:20

    Emeğinize sağlık çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı olmuş.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA