Yazar : 481 Ümran Yaka - Haberdar Ol, Canlı Kal
21 Agustos 2018 Salı

Haberdar Ol, Canlı Kal

Ümran Yaka

29-05-2018 09:17

Haberdar Ol, Canlı Kal

 

Uzunca bir zamandır haber izlemiyorum. Sebebi tamamen doğal, içimden gelmiyor. Bilinçli olarak uzak kalmak istiyorum. Hele de iyice içimize çekilip maneviyat yüklemesi yapabileceğimiz Ramazan günlerinde daha anlamlı buluyorum bu tercihi. Ramazan arefesinde açıklanan seçim kararı üzerine yapılan “seçimle oturup seçimle kalkarız şimdi, Ramazan’a denk gelmeseydi bu süreç iyiydi” kabilinden yorumlarla bir ilgisi yok bu uzak kalma eyleminin. Tamamıyla doğal dedim ya, fıtratın gereği hasılı. Zira zihni yoran, ruhu hırpalayan gündemi bir tarafa bırakıp dağlara, toprağa kaçası geliyor insanın. Gökyüzü terapisine teslim olup, ağaçlarla ve kuşlarla konuşmak üzerine bir gündem hayal ediyor sonra. Derdim edebiyat yapmak değil lakin tam da bu noktada Mevlana’nın haberdar oluş üzerine zikrettiği beyite değinmeden geçmek istemiyorum. Can tecrübelerle sabittir ki, haberdar olmaktan ibarettir, kim ki daha fazla haberdardır daha canlıdır, diyor Mevlana. Uzun lafın özeti uzunca bir zamandır haber izlemiyorum. Asıl hakikatten ne denli haberdarım ve bu ne kadar canlı kılıyor mevzuları bir tarafa iyi geliyor bu uzak mesafe.

Sonra iyi gelen başka şeyler de çıkıyor karşıma. Okul öncesi minikler için hazırlanmış bir Ramazan takvimi misal. Takvimde “yarım gün oruç tut”, “teravih namazı kıl”, “bir yakınınızı iftara davet et”, “bir akrabana mektup yaz”, “annene yardım et”, “gülümse”, “bayram süsleri hazırla” gibi her güne ait bir amel var. Bu aktiviteleri pek seviyor çocuklar. Çünkü çocuk kalbi, çünkü masum. Miniklerin Ramazan takviminde yer alan “iftara bir yakını davet et” ameli iyi şeylere verilecek en güzel fikirlerden birisi olur herhalde. Çocuğunuz ile birlikte uygulamaya çalıştığınız bu takvim programında davet edeceğiniz kimse yok ise şayet durum vahim demektir. Bu sevimli takvim bana virdlerimizin, ortak amellerimizin olduğu Ramazan günlerini hatırlattı. Nerede o eski Ramazanlar diye başlayan cümleler kurmayacağım elbette. Hoş çok eski zamanlar değil bahsi geçen günler. Bahse konu olan o günlerin iftar akşamlarında kalabalık sofralar kurulur, herkes için bir ayet seçilirdi, tesbih hediye edilirdi veda edilirken. Çünkü asıl mecrasından kopartılmamalıydı rahmet ayı.

Vird demişken geçtiğimiz Ramazanlardan birisinde bir kaç dostumuzla yaşadığımız maneviyatı hatırladım. Medaricu's Salikin ve Kitabü'z Zühd'ü okumuş, pek de iyi gelmişti ruhlarımıza. Çünkü aslolan sadelikti. Çünkü Medine'ye hicretinde misafir kaldığı evde Eyyub el Ensari'nin ikram ettiği sofradaki bir kaç çeşit yemekten sadece birisi ile yetinen Allah Resulü'nün tavrı mühimdi.

İyi şeylere devam edecek olur isem bahsi geçen dostlarla görüşüyoruz hamdolsun. Aynı sıklıkla ortak virdler çoğaltamıyoruz malesef fakat birbirimize Ramazan hediyeleri vermeye devam ediyoruz. Mesela bir derin muhasebeye davet eden buğusu üzerindeki hediyem Tirmizi'den rivayetle şöyle:

Ademoğlu, kıyamet gününde şu beş şeyden soruluncaya kadar yerinden ayrılmaz:

1-Ömrünü nerede geçirdi?

2-Gençliğini nerede tüketti?

3-Malını nereden kazandı?

4-Malını nereye harcadı?

5-Bilgisiyle ne amel yaptı?

İyi şeylerden bahsetmeye devam etmek isterdim. Oysa yine bir Ramazan arefesinde Kudüs hareketliliği yaşandı. Bilmiyorum belki de iyi bir şeydir bizim için. Yine yürüyüşler düzenlendi ülke genelinde. Duruşumuz adına katıldık elbette. Yürüyüşler üzerine bir değerlendirme yapmak istemiyorum lakin aile danışmanlığı yapan bir ablamızın "artık tüm konuşmalarıma Kudüs ile başlayacağım" şeklindeki niyetini paylaşmadan geçemeyeceğim. Zira bu duyarlılığa çok ihtiyacımız var. Hatta derinlere bir taş atıp kalbimizin sesini duymaya çok ihtiyacımız var.

Hasılı ayetler sapasağlam duruyor. Ramazan ayı, iftarı ve sahuruyla her sene tam vaktinde geliyor. Hediye etmek isteyen için tesbih bulmak hala mümkün. Sükut ve sadeliğin vücut bulmuş hali Ramazan ile hemhâl olabilenlere ne mutlu. Sükut makamında kalarak hem haberdar olup hem canlı kalabilenlere ne mutlu. Ya veli tut kalbimizden.Tut ve titret. Âmin.

YORUMLAR
  • Murat Baş   29-05-2018 08:48

    Siyaset, ekonomi, gündem derken bir ramazan daha geçip gidiyor. "Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün" uyarısına karşılık verenlerden olalım inşallah

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA