Yazar : 462 Mustafa Öner - Kalbimiz Mekke, Aklımız Kudüs!
23 Haziran 2018 Cumartesi

Kalbimiz Mekke, Aklımız Kudüs!

Mustafa Öner

18-05-2018 08:29

Kalbimiz Mekke, Aklımız Kudüs!

Kudüs insanlıkla yaşıt bir şehir desek fazla olmaz sanırım. Adem-İblis kavgasının merkezinde bir şehir! Şahidi olduğumuz çağın yarım asrı devirmişlerinden olarak eskiden acanslardan eksik olmazdı Kudüs, bugün haberlerden eksik olmuyor. Kendimi bildim bileli Kudüs ölüyor, Kudüs ağlıyor, katiller sürüsünün katliamları büyüdükçe büyüyor. 80 li yıllarda kahrolası kasapları vardı, kahroldu da! Filistin, işgal edildi edileli ölürken, dünyanın dört bir yanındaki müslümanlar olarak lanet okuduk yaşamlarımızın mecburiyetleri üzerinde! Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı kınadıkça işgal büyüdü, şeytanlar çetesinin Birleşmiş Milletler yalanı karar aldıça ölümler arttı Filistin’de…

Böylesi bir zamanda Filistin’de yaşamak çağın en büyük cihatlarından olsa gerek. Sabaha nasıl çıkacağından, güne nasıl başlayacağından, gün içerisinde kimlerin nereye  göçeceğinden emin olunamayan ülke! Otlakları ellerinden alınmış, tahıl bahçeleri gaspedilmiş, yakılmış, mahalleleri bir bir yıkılmış ve fakat “Filistin” yaşamakta kararlı;  ölmek için  vatanında, sırasını beklemekle görevli. Sanki Filistinlinin vahye tabiyeti Kudüs ve havzasında yaşamak, yeryüzünü ifsad edenlere, imkansızlıklardan yorgun düşmüş cılız bedenlerinde taşıdıkları engin yürekleri ile, çoluk, çocuk, genç yaşlı topluca direnmek. Dua ederken de, tahammüllerine, sabırlarına selam ederken de, utandığım yiğit insanlar. Ölüme kucak açarak yürüyen, ateşten hendeğe gözlerini kırpmadan yürüyenler gibi!

Ve hatırladığım seksenli yıllardan buyana köprünün altından çok sular aktı. Kolları kırıldığında genç delikanlı filistinli görüntüsü ayağa kaldırmaya yetti bizleri. İstanbul valiliği izin vermemişti Necmeddin Erbakan liderliğinde yapılmak istenen protesto mitingine, Topkapı otogarına yakın nerede boş alan var doldurmuştu kahreden Anadolu, göz yaşları ile tekbir getirip lanetlemiştik şeytanlar çetesini. Hep birlikte haykırmıştık; “İslam Gelecek Dertler Bitecek”, “Ne İMF ne AET, Milli Şuur Milli Hamle”, ah demiştik o günler bir iktidara gelsek, Siyonistleri yeryüzünden süpüreceğiz. Yahudilerin dahi adalet devletinde yeri olacaktı!

Ve 2018 devletin resmi davetiyle Anadolu İstanbul Yenikapı’ya akacak, hep birlikte son aylarda Kudüs’e dair siyonist katilleri lanetleyeceğiz, katledilen kardeşlerimizi ağlayacağız, sonra onlar ölmeye devam edecekler bizler de mübarek belde İstanbul’da Sultanahmet’e, Eyüp’e  iftar etmeye gideceğiz, sosyal medya’da paylaşımlarda bulunacağız Yenikapı mahşeri kalabalığından. Haber kanallarını dolaşacağız hep birlikte, kaç milyon katıldı tartışmalarına dahil olacağız ve yakın zamanda Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimine el sallanacak! Şeytanlar çetesi öldürmeye, Filistin ölmeye devam edecek, bizler de meydanlarda meydan okumaya,  kalbimiz Mekke’de olup bitenleri görmeden, göremeden her yıl hac, mevsimlerinde umre kayıtlarına devam edeceğiz.    

Bir kardeşim demişti ki; “Mekke kalbimiz, Kudüs ise aklımız!” Kalbi ve aklı işgal altında olmaya dair düşündüm. Peygamber aleyhisselama tahammül edemeyen, Ebubekir’i, Ömer’i, Osman’ı, Ali’yi, Hüseyin’i, Ömer bin Abdulaziz’i katleden Arap çetelerin işgal ettiği Mekke kurtarılmadan işgal’den, Kudüs’ü kurtarabilmek mümkün mü diye dertlendim! Kudüs’ün işgalinde İngiliz işbirlikçisi Şerif Hüseyin’den başlayan ihanet, yeni kraliyet ile sürdürülmektedir bugün. Katil siyonistlerin cüreti Suud ve çevre krallıklardan, Mısır’ın yeni Fravun’u Sisi’den, Anadolu’da zuhur etmiş büyük şeytanın maşası ulu hocalardan kaynaklanmaktadır bugün!

Özetimiz; kuruldu kurulalı nerede katledildiği bilinmeyen binlerce müslümanın katili Suud, yeni selefilik ile ümmeti ve insanlığı katletmeye devam ederken, müslümanların, insanlığın  en şedit düşmanlarıyla  iş birliği ederek Kudüs’ün işgalinde de baş aktörlerden olarak kayıtlara geçmiştir. Allah katından kendilerine bir ilim verildiğini bildiğimiz İsrailoğulları, yeni dünyanın Firavun’u olarak tarih sayfalarındaki yerini almış, geçmişte uğradıkları zulmün kat katını mazlum Filistin halkına kahredici boyutlarda lanet olası demokrasileri ile uygulamaktadırlar. Arkalarında Kızılderililere uyguladıkları soykırım tecrübelisi büyük şeytan ABD ile birlikte insanlığın kırmızı çizgilerine fütursuzca tecavüz etmeye devam etmektedirler. Bu süreçte İngiliz sessizliği, Avrupa Birliği beyanatları, Putinli Rusya’nın katil Netanyahu fotoğrafı koalisyonun diğer ortaklarını ifade etmektedir.

Kavga büyük, büyük olduğu kadar da zor. Talut’un ordusunda Davut olabilecek kadar iman, Kabil karşısında çığırtkanlık yapmayıp hakkı temsil eden Habil kadar engin bir yürek gerek ve Begoviç kadar rabbinden emin! Nümayişler elbette kıymetlidir ve hatta gereklidir. Ve fakat nutuk atmadan, karşılığı olmayan lanet sloganları atmadan, yüzbinlerin, milyonların sessiz fakat sahici duası olacak numayişler! Kalplerin birleştiği dualara birlikte amin demek, mümkün! Ölümlerimizi propagandalarımıza malzeme yapmadan, Hak-Batıl kavgası zemininde yerini almak mükellefiyetindeyiz vesselam!

YORUMLAR
  • Mehmet Aktaş   18-06-2018 12:05

    Her an imtihandayz be Üstad! Yükselişte de imtihandayız, çöküşte de. Belki en kolayı Fetret Dönemi imtihanıdır. Siyonistleri Firavun'a benzettiğini görünce aklıma Firavun'un sonu geldi. Görsek te hoş görmesek te ama birgün gelecek; Siyonistlerin sonu da gelecek. Kırılma noktasını çoktan atlattık; Filistinliler bundan daha kötü şartlarda olmayacak.

  • Mehmet Beyhan   01-06-2018 04:39

    Yüreğine sağlık heyecanını hiç kaybetmeyen güzel insan

  • Cahit Ezerbolatoğlu   22-05-2018 12:39

    Aleyküm selam değerli dost... selam olsun Habillere, Davutlara, Aliyalara...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA