Yazar : 494 Ömer Alperenoğlu - Sömürgen Üçyüz(süz) Fransız
18 Agustos 2018 Cumartesi

Sömürgen Üçyüz(süz) Fransız

Ömer Alperenoğlu

11-05-2018 17:18

Sömürgen Üçyüz(süz) Fransız

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve eski Fransa başbakanı Valls’ında aralarında bulunduğu, sömürgen üçyüz(süz) siyasetçi ve yazar bir araya gelerek oluşturdukları “Mescid-i Dirar”larında; sözümona Yahudi düşmanlığını yaydığı gerekçesiyle, Kuran-ı Kerim’den bazı ayetlerin çıkarılmasını isteyen bir bildiri yayınlamışlar.

Zannederim ki; Fransa’da Cumhurbaşkanı, Başbakan, siyasetçi veya yazar olabilmek ancak bu kadar cahil, kaba ve yobaz olmakla mümkün olabiliyor. Doğal olarak da elbette; bu kadar cahil, kaba ve yobaz olmasalardı belki de bu kadar sömürgen karaktere sahip olmazlardı.

Diğer insanlarında en az kendileri kadar insan olduklarını, en az kendileri kadar insan olan diğer insanların da inançları ve kutsalları olduğunu bilselerdi, belki de bu inanç ve kutsallara karşı bu kadar hadsiz, densiz, ahmakça ve cahilce bir davranışın içine girmezlerdi.

Böyle bir davranışın içine girmek ancak, içi boş hurma kütüğüne benzeyen neonazi faşist bir kafa ve zihniyete sahip olmakla mümkün olur.

Hakikati inkâra şartlanmış geçmiş vahyin mensuplarından olan ve kendi kitaplarını ve inançlarını tahrif etmiş, kendi kitaplarına ekleme ve çıkarma yapmakla meşhur olmuş Ehl-i Kitap mensubun takipçileri olan bu üçyüz(süz) Fransız hurma kütüğü topluluğu aslında, kendi tarihi misyonlarına uygun bir hareketin içine girmiş bulunmaktadırlar.

Kendi dinleri ve toplumlarına karşı düşmanlıkların körüklenmesine neden olabilecek böyle bir girişimin aktörü olan bu üçyüz(süz) marjinal; gerçekten dünya barışına ve insanlığa hizmet etmek istiyorsalar, samimiyet, namus, şeref ve haysiyet denilen kavramlardan zerre nasip almışsalar ve ayrıca korkak da değilseler, Kur’an’ı tahrif etmek için gösterdikleri bu cesareti(!) Tanah için de göstermeleri gerekir.

Geçmişte, kendi kutsal kitapları üzerinde yapmış olduğu tahrifatlar, ekleme ve çıkarmalar, bu densizliği yeniden yapabileceklerine en büyük referanstır. İnandığımız Kitap, başka insanların inançlarına ve kutsallarına böyle bir saldırıda bulunmaya izin vermediğinden, biz müslümanların bunu yapması mümkün gözükmemektedir.

Gerçekten de barışsever olduklarını ve Yahudi düşmanlığının yaygınlaşmasını istemiyor iseler; bu engin tecrübelerini, Yahudi’nin Kutsal Kitabı’nda, soykırım sahneleri olarak yer alan bazı ayetleri çıkarma cesaretini de göstermeleri gerekir.

Belki bunu yaparak insanlığa ve dünya barışına bir katkıları olur. Çünkü en azından Yahudi’lerin Kutsal Kitabı’nda anlatılan ve bugün olduğu gibi geçmişte de insanlığa uyguladıkları savaş, katliam ve işkenceler insanlık tarafından hatırlanmaz da böylelikle bu düşmanlık azalır.

Aşağıdaki alıntılar Kitabı Mukaddes Şirketi’nin 2002 yılında İstanbul’da bastırdığı
Kutsal Kitap’tan alınmıştır. Alıntıları yaptığımız Kutsal Kitap’ın “Eski Anlaşma” bölümünün Yahudilerin kutsal kitabı Tanah olduğu hatırlanmalıdır.

Çölde Sayım:Perek: 21, Pasuk: 3 ve 35

3 RAB İsrailliler'in yalvarışını işitti ve Kenanlılar’ı ellerine teslim etti. İsrailliler onları da kentlerini de büsbütün yok ettiler. Oraya Horma adı verildi. (Horma:Büsbütün yok etmek” ya da “Koşulsuz adamak” anlamına gelir.)

35 Böylece İsrail halkı kimseyi sağ bırakmadan Og’la oğullarını ve ordusunu yok etti, ülkeyi ele geçirdi.

Yasanın Tekrarı:Perek: 7, Pasuk: 24

24 Krallarını elinize teslim edecek; adlarını göğün altından sileceksiniz. Onları yok edene dek kimse size karşı duramayacak.

Çölde Sayım:Perek: 31, Pasuk: 7-18

7 RAB'bin Musa’ya verdiği buyruk uyarınca, Midyanlılar’a savaş açıp bütün erkekleri öldürdüler.

8 Öldürdükleri arasında beş Midyan kralı -Evi, Rekem, Sur, Hur ve Reva- da vardı. Beor oğlu Balam’ı da kılıçla öldürdüler.

9 Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.

10 Midyanlılar'ın yaşadığı bütün kentleri, obaları ateşe verdiler.

11 İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.

12 Tutsaklarla yağmalanmış malları Şeria Irmağı’nın yanında, Eriha karşısında, Moav ovalarındaki ordugâhta konaklayan Musa’yla Kâhin Elazar’a ve İsrail topluluğuna getirdiler.

13 Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugâhın dışına çıktılar.

14 Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.

15 Onlara, “Bütün kadınları sağ mı bıraktınız?” diye çıkıştı,

16 “Bu kadınlar Balam’ın verdiği öğüde uyarak Peor olayında İsrailliler’in RAB’be ihanet etmesine neden oldular. Bu yüzden RAB'bin topluluğu arasında ölümcül hastalık baş gösterdi.

17 Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.

18 Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.

Yeşu: Perek: 6’dan Pasuklar (Eriha kentinin başına gelenler):

16 Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka,  “Bağırın! RAB kenti size verdi.” Dedi.

17 “Kent, içindeki her şeyle birlikte, RAB’be koşulsuz adanmıştır. Yalnız gönderdiğimiz ulakları saklamış olan fahişe Rahav’la evindekiler sağ bırakılacak”.

21 Kadın erkek, genç yaşlı, küçük ve büyük baş hayvanlardan eşeklere dek, kentte ne kadar canlı varsa, hepsini kılıçtan geçirip yok ettiler.

24 Sonra kenti içindekilerle birlikte ateşe verdiler. Ancak altını ve gümüşü, tunç ve demir eşyayı RAB’bin Tapınağı'nın hazinesine koydular.

25 Yeşu fahişe Rahav’a, babasının ev halkıyla yakınlarına dokunmadı. (…)

26 Bundan sonra Yeşu şöyle ant içti: “Bu kenti, Eriha'yı yeniden kurmaya kalkışan, RAB'bin lanetine uğrasın. (…)”

Yeşu: Perek: 8, Pasuk: 8-18

18 RAB Yeşu’ya, “Elindeki palayı Ay Kenti’ne doğru uzat; orayı senin eline teslim ediyorum.” dedi. Yeşu elindeki palayı kente doğru uzattı.

19 Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.

20 Kentliler arkalarına dönüp bakınca, yanan kentten göklere yükselen dumanı gördüler. Çöle doğru kaçan İsrailliler de geri dönüp onlara saldırınca artık kaçacak hiçbir yerleri kalmadı.

21 Pusuya yatmış olanların kenti ele geçirdiğini, kentten dumanlar yükseldiğini gören Yeşu ile yanındaki İsrailliler, geri dönüp Ay halkına saldırdılar.

22 Kenti ele geçirenler de çıkıp saldırıya katılınca, kent halkı iki yönden gelen İsrailliler'in ortasında kaldı. İsrailliler tek canlı bırakmadan hepsini öldürdüler.

23 Sağ olarak tutsak aldıkları Ay Kralı'nı Yeşu'nun önüne çıkardılar.

24 İsrailliler Ay Kenti'nden çıkıp kendilerini kırsal alanlarda ve çölde kovalayanların hepsini kılıçtan geçirdikten sonra kente dönüp geri kalanları da kılıçtan geçirdiler.

25 O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.

26 Yeşu kentte yaşayanların tümü yok edilinceye dek pala tutan elini indirmedi.

27 İsrailliler, RAB'bin Yeşu’ya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.

28 Ardından Yeşu Ay Kenti’ni ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.

Yeşu: Perek:10, Pasuk: 28-37

28Yeşu aynı gün Makkeda'yı aldı, kralını ve halkını kılıçtan geçirdi. Kentte tek canlı bırakmadı, hepsini öldürdü. Makkeda Kralı’na da Eriha Kralı’na yaptığının aynısını yaptı.

29Yeşu İsrail halkıyla birlikte Makkeda’dan Livna’nın üzerine yürüyüp kente saldırdı.

30RAB kenti ve kralını İsrailliler’in eline teslim etti. Yeşu kentin bütün halkını kılıçtan geçirdi. Tek canlı bırakmadı. Kentin kralına da Eriha Kralı’na yaptığının aynısını yaptı.

31Bundan sonra Yeşu İsrail halkıyla birlikte Livna’dan Lakiş üzerine yürüdü. Kentin karşısında ordugâh kurup saldırıya geçti.

32RAB Lakiş’i İsrailliler'in eline teslim etti. Yeşu ertesi gün kenti aldı. Livna’da yaptığı gibi, halkı ve kentteki bütün canlıları kılıçtan geçirdi.

33Bu arada Gezer Kralı Horam Lakiş’e yardıma geldi. Yeşu onu ve ordusunu yenilgiye uğrattı; kimseyi sağ bırakmaksızın hepsini öldürdü.

34İsrail halkıyla birlikte Lakiş’ten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugâh kurup saldırıya geçti.

35Kenti aynı gün ele geçirdiler. Lakiş’te yaptığı gibi, halkı ve kentteki bütün canlıları o gün kılıçtan geçirip yok ettiler.

36Ardından Yeşu İsrail halkıyla birlikte Eglon'dan Hevron üzerine yürüyüp saldırıya geçti.

37Kenti aldılar, kralını, halkını ve köylerindeki bütün canlıları kılıçtan geçirdiler. Eglon’da yaptıkları gibi, herkesi öldürdüler; kimseyi sağ bırakmadılar.

38Bundan sonra Yeşu İsrail halkıyla birlikte geri dönüp Devir’e saldırdı.

39Kralıyla birlikte Devir’i ve köylerini alıp bütün halkı kılıçtan geçirdi; tek canlı bırakmadı, hepsini öldürdü. Hevron’a, Livna’ya ve kralına ne yaptıysa, Devir’e ve kralına da aynısını yaptı.

Sömürgen bu üçyüz(süz) Fransız; bugün Filistin’de yukarıda verildiği şekilde, batıl şeriatının gereğini yapan Yahudilere ve onların kutsal kitabı için herhangi bir girişimde bulunmayı düşünürler mi?

Yoksa onlar, efendileri olan Siyonist Yahudilerin kullandığı birer maşa mı? Yahut onlar; çağdaş Mescid-i Dirar inşa edenlerden mi? (TDV İslam Ansiklopedisi, Mescid-i Dirar maddesi ve Tevbe Suresi 107-110 ayetlerini günümüze uyarlayarak okumanızı öneririm.)

Onlar belki farkında değiller ama müslüman olanların kitaplarında; Yahudi ve Hristiyanların içlerinde 3/110, 199;   60/7-9 ve benzeri ayetlerde anlatılan insan ve topluluklar olduğuna inanırlar. Tavsiyem, bir an önce bu sevdadan vaz geçip müslümanlardan özür dilesinler. Aksi takdirde, Kur’an’ın ayetlerini değiştirmeye asla güçleri yetmez (10/15) ama O Kitab’a samimiyetle tabii olanların dostluk anlayışlarını değiştirebilirler.

Son olarak, kendi dillerinde de yazılmış bulunan ve aşağıda isimlerini vermiş olduğum iki kitabı okumalarını tavsiye ederim. Belki, kendi içlerinden olan biri Fransız, diğeri Yahudi bu namuslu insanlardan bir şeyler öğrenmiş olurlar.

Sözün özü; “Baktığında dış görünüşleri hoşuna giden ve konuştuklarında söylediklerine kulak vermek isteyeceğin ve her çağrıyı kendi aleyhlerine sanan ve tüm inançlara düşman olan bu kütüklere/kalaslara karşı çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü akılları hakikatten sapan bu sapıklar, bütün inançların düşmanlarıdır. İnanca (barış) düşman olanlar, “Allah onları kahretsin!” bedduasını hak ederler.” (63/4)

Tavsiye İki Kitap:

İsrail, Mitler ve TerörRoger Garaudy, Pınar Yay. 2000, İstanbul.

İsrail’de Yahudi Fundamentalizmiİsrael Shahak & Norton Mezvinsky, Anka Yay. 2002, İstanbul.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA