Yazar : 492 İbrahim Kahveci - Sonradan keşfedilen lider: Turgut Özal
21 Haziran 2018 Perşembe

Sonradan keşfedilen lider: Turgut Özal

İbrahim Kahveci

18-04-2018 09:37

Sonradan keşfedilen lider: Turgut Özal

Bugün nerede ise herkesin sevgiyle bahsettiği Türkiye’yi değiştiren lider...

 

Değeri sonradan anlaşılan lider.

 

Yaptıkları yıllar sonra kavranan lider.

 

Ben bugün nasıl bir lider olduğunu farklı bir yönden açıklayacağım...

 

1983 yılında darbe gölgesinde yapılan seçimleri yüzde 45 oy alarak hükümeti kurdu. Parti kurucusu ve bakanı hakkında bir başka parti başkanının yakınından rüşvet istediği iddiası gündeme geldi. Adnan Kahveci Özal’ın danışmanı olarak ANAP’lı bakanı rüşvet konusunda açığa çıkardı. Özal derhal kendi bakanını görevden alıp, Yüce Divana yolladı.

 

Yıllar sonra yine eşi ile anlaşamayan aynı Adnan Kahveci ile beraberdi. Hatta 1992-93 yılında yeni bir atılım ve değişim programını beraber yazıyorlardı. ANAP yeniden güçlendirilecek ve kadrolar şekillenecekti. Bu yolda yine rahmetli olan Recep Yazıcıoğlu’da valilikten siyasete geçecekti.

 

Ama olmadı...

 

Önce Adnan Kahveci, ardından Turgut Özal ve yıllar sonra da Recep Yazıcıoğlu rahmetli oldular.

 

***

 

Özal nasıl bir ekonomi politikası izledi? Gelin biraz makro verilerle olayı inceleyelim:

 

1982-1991 arası 9 yılda Türkiye %54,4 büyüdü. Yıllık büyüme oranı %6,0 oldu. (Aynı GSYH hesabına göre 2002-2014 arası ülkemizde büyüme %73,8 olmuş ve yıllık büyüme oranı da %6,2 seviyesinde gerçekleşmiştir)

 

1982-91 arası yüzde 54,4 temel büyümeye karşılık, imalat sanayi %77,3 artış göstermiştir. Yine 1982-91 arası 9 yılda sabit sermaye yatırımları yüzde 54,4 büyümeye karşı yüzde 138 artış göstermiştir.

 

Bir başka şekilde izah edersek; yıllık büyüme %6,0’ya gelirken, yıllık yatırım büyümesi %15,3’e ulaşmıştır. 2002-2014 arası yıllık büyüme oranı %6,2’ye karşılık gelirken, yıllık yatırım büyümesi %11,3’e karşılık gelmiştir.

 

Anlayacağınız gibi, Özallı yıllar yatırıma dayalı büyüme modeli ile gelişirken, son dönem daha çok büyümeye karşılık yatırımların daha geride kaldığı yıllar olmuştur.

 

***

 

1982 yılında Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü 85,4 milyar dolardı. 1991 sonunda ise 200,5 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğü miras bıraktı. (2002 yılında GSYH’mızın sadece ve sadece 230,5 milyar dolar olduğunu gördüğümüzde, gerçekten Özal sonrası 11 yılda GSYH’nın sadece 30 milyar dolar arttığını anlıyoruz. İşte bu nedenle Özal sonrası Türkiye için kayıp ve karanlık yıllar olmuştur.)

 

GSYH’mız 85 milyar dolardan 200 milyar dolara çıkarken yıllık artışın 12,8 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Dolar bazında yıllık yüzde 15,0 büyüme görülmektedir.

 

Ama yıllık 12,8 milyar dolar büyüyen Türkiye ekonomisinde cari açık 9 yılda sadece ve sadece 6,5 milyar dolar olmuştur. Yıllık cari açık ise 720 milyon dolarda kalmıştır. Veya daha net ifade edecek olursak:

 

Yıllık dolar büyümesi: 12,8 milyar dolar

 

Yıllık cari açık: 720 milyon dolar

 

Dış açıkla büyüme oranı: Yüzde 5,6

 

Gelelim 2002-2014 yıllarına. 12 yıllık süre zarfında GSYH 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkıyor. 

 

Yıllık dolar büyümesi: 47,5 milyar dolar

 

Yıllık cari açık: 36,3 milyar dolar

 

Dış açıkla büyüme oranı: Yüzde 76,4

 

Veya isterseniz daha değişik ifade edelim mi? 1982-1991 arası büyümenin yüzde 94,4’ü yerli ve milli kaynaklarla (yatırım ve üretimle) sağlanıyordu. Oysa 2002-2014 arası büyümenin yüzde 23,6’sı yerli ve milli (yatırım ve üretim) sağlandı.

 

İşte Özal farkı tam da bu noktada yatıyor.

 

1991 yılında ANAP’lı Özal ekonomiden çekildiğinde Türkiye’nin dış borcu 53,6 milyar dolardı (GSYH’nın yüzde 26,1’i). 2002 sonunda  dış borcumuz 129,5 milyar dolara ve 2017 sonunda da 453 milyar dolara çıkmış oldu.

 

1983: İhracat 5.728 - İthalat 9.235 milyon dolar

 

1991: İhracat 13.593 - İthalat 21.047 

milyon dolar

 

1983: 1.507 bin turist ve 1.656 milyon 

dolar gelir

 

1991: 5.553 bin turist ve 6.102 milyon 

dolar gelir

 

1983: 5.542 bin TV - 1.902 bin telefon

 

1991: 14.525 bin TV - 9.098 bin telefon

 

1980: 44.737 bin nüfusun 28.672 bini 

kır nüfus.

 

1990: 56.473 bin nüfusun 27.515 bini 

kır nüfus.

 

Kentleşme hızı : 1980 %3,9... 1985 %7,7.... 1990 %4,5.... 2000 %2,9 ve 2014 %1,9

 

Özal dönemi adeta kırdan şehirlere nüfusun aktığı ve Türkiye’nin nerede ise yarısının yer değiştirdiği bir dönem olmuştur. Varın siz bu büyük değişimin ve nüfus artışının yatırım ihtiyacını düşünün. Yarın biraz daha devam ederiz.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA