Yazar : 228 Fatma Barbarosoğlu - Geçmişimize geç kalmadan, hemen şimdi dikkat ve rikkat I-
20 Nisan 2018 Cuma

Geçmişimize geç kalmadan, hemen şimdi dikkat ve rikkat I-

Fatma Barbarosoğlu

11-04-2018 09:10

Geçmişimize geç kalmadan, hemen şimdi dikkat ve rikkat I-

Dün ile bugünü, müze paydası üzerinden görmeye ne dersiniz?

Ülkemizde son yıllarda çok değerli özel müzeler ve devlet müzeleri açılıyor. Özel müzelerin açılmasının, devlet müzelerinin çağdaş bir çehreye bürünmesi konusunda ciddi bir rekabet ortamı oluşturduğunu düşünüyorum.

Size bugün Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nden bahsetmek istiyorum. Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’nin, Türkiye’nin diğer bütün müzelerinden çok farklı bir anlamı var. Bu farkın kapanması ise hiç söz konusu değil. Neden mi? Çünkü Gaziantep Milli Mücadele Müzesi Antep Müdafaasının nasıl yapıldığını anlatan doğal bir mekana sahip.

Doğal mekandan kast ettiğim nedir? Milli Mücadele Müzesi’nin altında bulunan ve İhsan Bey Kasteli’ne uzanan mağara. Mağara hattında silikon heykeller yardımıyla Antep savunması görsel olarak sahneleniyor.

Mağaralarda, aç, susuz aylarca işgale direnen Anteplilerin hikayesini dinlerken/okurken Müze Görevlisi Fatih Çınar’ın yardımıyla müze duvarındaki bilgilerin satır aralarına girmemiz de mümkün oldu.

Benim için en dikkat çekici olan, Antep’e açılmış olan Amerikan Koleji’nin dağın başında koca bir alana inşa edilmiş mimarisi oldu. Boğaziçi Üniversitesi’ni andıran mimari yapı, Robert Kolej’den sonra Anadolu’da açılmış ilk Amerikan Koleji. Kolej, Antep’in İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edildiği dönemde karargah olarak kullanılmış.

Savaş Müzesinde biz 1920’nin Antep’inin acılarına bakıyoruz. Geçmiş geçmedi oysa. Daha birkaç gün önce Afganistan’da ABD füzeleri hafızlıklarını tamamlamış merasime hazırlanan çocukların üzerine füze attı.200 hafız çocuk cennete uçtu.

Doğu Guta kimyasal silahlarla vuruluyor.

Velhasıl,Gaziantep Milli Mücadele Müzesi’ndeki görüntüler, bugün Suriye’den Filistin’e, Afganistan’a yaşanmaya devam ediyor.

II-

Her geçen gün, geçmişin geçip gitmesini engellemek üzere yeni bir müze açılıyor. Lakin müze bilinci ile ziyaretçilerin bilinci aynı frekans üzerinden ilerlemiyor. Pek çok ziyaretçi geçmişi arkasına alabileceği fon olarak görüyor. Nerede fotoğraf çektirirse, hangi açı ile hangi ışığı yakalarsa iyi görüntü yakalayacağının derdinde. Onların bu derdini müze görevlileri de iyice sahiplenmiş durumda. Mesela Bişirici Kasteli’nde gezerken bizi bilgilendiren müze görevlisi “ Şurada durun bir resminizi alayım” dedi. Teşekkür ederiz istemiyoruz deyince çok şaşırdı. Verdiği hizmeti reddetmemizi adeta nezaketsizlik olarak algıladı.

İtiraf etmem gerekiyor en çok fotoğraf konusunda zorluk çekiyorum. Ben kişileri, mekanları hafızama kelimeler eşliğinde kaydetmeye çalışıyorum. Lakin kameranın gözüyle kendi gönül gözümü değiştirmek istemeyişime hak verenlerin sayısı gittikçe azalıyor.

III-

Yukarıda okumuş olduğunuz yazıyı tam tamamlamış gazeteye göndermek üzereydim ki ,Gaziantep’te 23 yaşındaki bir gelinin kayınvalidesi ile yaptığı tartışma sonucu iki çocuğunu bıçaklayarak öldürdüğünü daha sonra kendi canına kıymaya kalktığı haberini okudum.

Yıllardır “Kadına karşı şiddete son” sloganını eleştiriyorum. Şiddetin kadına karşısı, erkeğe karşısı olmaz. Bakınız ebeveynler adeta birbirlerinden intikam almak istercesine çocuklarının canına kıyıyor.

Üçüncü sayfa haberlerini aşk ile şevk ile vermeye devam ettiğimiz sürece şiddeti mayalamaya devam ediyoruz.

Bizim ülkemizden yeteri dozda şiddet haberi çıkmadığında başka ülkelerin şiddet haberini sanki bizim ülkemizde geçmiş gibi sunan bir “habercilik” anlayış yerleşti. Bakınız Cumhuriyet Gazetesinin “Her Yer Suç Mahali” etiketi altında Belçika’da vuku bulan haberi Türkiye’ye servis etmesi.

Üçüncü sayfa haberlerini azaltmak için tedbirler, çareler düşünmek yerine şevk ile sütunlara taşıma anlayışı ile toplumsal şiddeti körüklüyoruz.

Lütfen dikkat, lütfen rikkat.

Meraklısı için not:

Bugün (11.04.2018) saat 16.30’da İ. Ü. Edebiyat Fakültesi anfi 5’te “Hikayenin Hikayesi” başlığı ile bir söyleşim olacak.

Benim için çok özel bir gün. Yıllar önce mezun olduğum okulumdan aldığım ilk davet.

Söyleşi halka açık olacak. Gelmek isterseniz buyurun,söyleşi halka açık.

YENİ ŞAFAK

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA