Yazar : 481 Ümran Yaka - Deizm Hızla Yayılıyor: 'Artık Konuşmayın Bir Şey Yapın'
24 Haziran 2018 Pazar

Deizm Hızla Yayılıyor: 'Artık Konuşmayın Bir Şey Yapın'

Ümran Yaka

07-04-2018 18:16

Deizm Hızla Yayılıyor: 'Artık Konuşmayın Bir Şey Yapın'

Hedef Dindar Nesil yetiştirmek. Süreç din yorgunluğu. Sonuç deizm ve ateizm artışa geçti. Son günlerde gündem olan dindar ailelerin deist evlatları zihnimi yazının girişine aldığım mantık sarmalına sevk etti. Gündemi takip edenlerin malumu olduğu üzere dindar nesil ideali Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde dillendirdiği bir söylem. Din yorgunluğu Necdet Subaşı'nın tesbiti. Deizm ve ateizmin artışa geçmesi ise ne yazık ki şahidi olduğumuz gerçek. Söz konusu mantık sarmalından hareketle ortaya konan söylemden ötürü böyle bir fatura çıktı karşımıza demek istemiyorum elbette. Sadece hafızam istemsiz bir şekilde bana bu süreçleri hatırlattı.

Sekülerizmin ve beraberinde teknoloji çağının etkisi ile artık gençlerimize bir haller olduğu uzmanların sıklıkla işaret ettiği bir mevzu. Madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ve tırmanışa geçen mavi balina tehlikesine bir şekilde çeşitli platformlarda dikkat çekiliyor. Bu çabalar elbette kıymetli, kesinlikle bu hatırlatmalar umutsuzluğa kapılmadan sürekli yapılmalı. Fakat sanki başka bir şeye ihtiyacımız var. "Deizm yayılıyor bu çocuklara ne anlatalım" sorusunun cevabını aramak üzere kendisini ziyarete gelenlere "yeterince konuştunuz artık yapın" diyen Fazlıoğlu hoca tam da bu noktaya vurgu yapıyor. Özetle vakit söylemek değil eylemek vaktidir diyor. Aksi halde ebeveynler, kazançları ile yapacakları yatırımı düşünür iken evlatları ya Kore hayranlığına vuruyor kendisini ya mavi balina oyununda aldığı bir emir gereği tellere asıyor bedenini ya da 'ben deist oldum anne' deyiveriyor günün birinde.

İçimizi acıtan bu tablo karşısında evlatları ile imtihan olan Peygamberleri hatırlıyorum evvela. Sonra Rahmet peygamberinin 'örneklik' ilkesini ve hemen akabinde ise Lokman aleyhisselâmın 'yavrucuğum' hitabı ile dikkat çeken öğütlerini. 'Allah'a şirk koşma' uyarısı ile başlayıp 'namazını kıl, iyiliği emret kötülüğü engelle' gibi eylemler ile devam eden ayetler bütünü bir yol haritası değilse nedir? Günümüz dünyasına merhem olacak tedavi ancak bu eylemlerle mümkün. Kalkış noktası olarak da "ey iman edenler, iman ediniz" düsturu gereğince her bir müslümanın kendisini güncellemesi elzem. Bu bağlamda kullanılan kavramların 'güncelleme misâl' neye tekabül ettiğinin izahının dosdoğru bir şekilde yapılması ise daha elzem. Nebiyi Muhteremin 'bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı' şeklindeki muhatabın hal ve şartlarını göz önünde bulunduran metoduna da değinmeden geçmek istemiyorum. Zira sosyologların araştırma sonuçlarına göre neden ateist olduğunu bilmeyen gençler var. Yine başörtülü ama deist olanlar var. Gençlerimiz doğalarının da etkisiyle değişik arayışlar içerisine girebiliyorlar. Maneviyatlarına gerekli yükleme yapılmadığı takdirde bu arayışlar sınır tanımaz bir şekilde seyredebiliyor malesef. Sosyologların tespitleri özetle böyle. Psikologlara göre ise aile ve çocuk arasındaki dil problemli, iletişim sorunu yaşanıyor.

Camilerin ve imam-hatiplerin sayısı hızlıca artarken deizm tehlikesine karşı Ak Partili bir vekilin sözleri de uyarı mahiyetinde:

"Eğer tedbir almazsak bu milletin evlatlarını bekleyen tehlike Kur’an'sız İslam, Peygambersiz Kur’an. Dikkat, FETÖ belasını savdık ama şimdi Allah’ın varlığını kabul etse de O'nun yeryüzüne karışamayacağını iddia eden yeni bir tehlike ile karşı karşıyayız."

Deizm ve benzeri tehditler karşısında duruş sahibi bir Müslüman olarak ben de düşüncemi ifade etmeye çalışıyorum. Zira ailelerinin talebi ile okul harici bir atmosfer oluşturmaya çalıştığımız genç kardeşlerimizde gözlemlediğim Kore hayranlığı beni epey rahatsız ediyor. Sürekli bts isimli bir grubun müziklerini dinliyorlar, grubun rozetlerini yakalarına kolyelerini ise boyunlarına takıyorlar. Odalarının duvarlarında da yine gruba dair tanıtım notları yer alıyor. Bir üst hayal ise Kore'ye gitmek. Tablo böyle iken ne İslam Tarihi'nden bazı kesitleri ne de önemine binaen paylaşmayı düşündüğüm belirli ayetleri güncellemiyorum. Bir de ailelerin söz konusu olan dinimiz olunca müsamahakâr davranmamaları gerektiğinin önemine inanıyorum. Rahmetli babam henüz on yaşında iken anneciğimin hatırlatması ile başörtümü sürekli takmamı söyledi ve yine namazımı düzenli kılmam gerektiğini ifade etti. Bu inşa süreci için her daim ebeveynime dua ettim, ediyorum. İyi ki öyle yaptılar ve iyi ki dünyevi istediklerimiz hemen yerine getirmediler.

Yaşadığımız şehirde yürütmeye çalıştığımız 'Her Anne Bir Okul' projemizin bahar seminerleri başladı. Yangın yerine dönmüş hallerimize karınca misali su taşımak derdindeyiz. Çıkış düsturumuz Rad Suresi 11. ayet-i kerime. Yaşadığımız çağın marazlarına karşı Rabbimize bir mazeretimiz olsun için çabalıyoruz acizane.

Vesile ile İslam Tarihi'nden Bi'ri Maune hadisesini hatırlatan icazet törenlerinde şehid olan Afganistanlı  hafız çocuklara rahmet diliyorum. Tetiği çeken katillerin durumunu Rabbimize havale ediyorum. Hiç güncellemeden hem de tıpkı Peygamberimin sabah namazı sonrasında yaptığı gibi.

YORUMLAR
  • Ümran Yaka   08-04-2018 11:21

    Elbette sorun büyüklerde kıymetli Mustafa Öner ağabey ve Nebiyi Muhteremin örneklik metodunu gereğince uygulamayışımızda.

  • Mustafa Öner   07-04-2018 17:51

    İnsanlık tarihi boyunca benzer sorun ve kaygılar sanırım hep olagelmiştir. Şahsen endişeye mahal görmüyorum, zira sorun çocuklar ve gençlerden çok büyüklerde! Eğitim, öğretim elbette başatlarımızdan ve fakat hidayet edici olan yalnızca Allah'tır...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA