Yazar : 227 Musa Şimşekçakan - Tekâsür Suresinin Muhatabı Kim?
20 Nisan 2018 Cuma

Tekâsür Suresinin Muhatabı Kim?

Musa Şimşekçakan

21-03-2018 14:13

Tekâsür Suresinin Muhatabı Kim?

-Yüzün nereye bakıyorsa sesin önce oraya gider-

Tekâsür suresinin meali şu şekildedir:

Daha çok şey elde etmek (ve bununla övünmek) sizi o kadar oyalıyor ki (bu tavrınızı) neredeyse mezarlara girinceye dek sürdürecek (gibi)siniz. Hayır, ileride anlayacaksınız! Yine hayır, zamanı geldiğinde anlayacaksınız! Hayır, yaptıklarınızın sonuçlarını anlayabilseydiniz, (hayatı nasıl) cehennem(e çevirdiğiniz)i görürdünüz! Sonra (böyle devam ettiğiniz sürece) onu mutlaka göreceksiniz. Sonra da o gün size verilmiş olan nimetlerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!”

Tekâsür suresi, hayatı cehenneme çevirenin bizzat insanın kendi aç gözlülüğü olduğunu ve bunun ona pahalıya malolacağını bildirerek Allah’ı tenzih etmek için indirilmiştir. Bu tenzih, yol açtığı kötülükler yüzünden kâfirleri suçlu ilan ettiği gibi, inananlar açısından da hesabın sorulacağı yakın bir zamana kadar mücadele içerisinde ümitle beklemeyi mümkün kılan yegâne şeydir.

Surenin içinde “mekâbir” (kabirler) ifadesinin geçmesi, içeriğini bilmeyen kişileri kandırır. Oysa “kabirleri ziyaret edinceye kadar” demek literal okunduğunda soy sopla övünmeyi, mecaza yorulduğunda da –ki en doğrusu budur- içinde bulunulan fiili ölünceye kadar sürdürme niyet ve kastını anlatır.

Bu manayı ölüye okusanız, garip olur. Öldüğünü bilmediğiniz zannı uyanır. Zaten duymaz. (1) Eğer duysaydı size çok şey isteyen açgözlü biri olmadığını ya da artık olamayacağını söylerdi.

Surenin muhatabı cenazeye katılanlar ise bu da açıkça nezaketsizlik olur. Rahmet dilemeye ve dua etmeye gelenlerin bu şekilde muhatap alınması nasıl doğru olabilir?

Bu surenin ilk muhatabı, hayatı kendileri dışındaki için cehennem çeviren ve bu yüzden tehdit edilen Mekke’nin açgözlü mele ve mütrefleridir. Yani ileri gelen şımarık yönetici ve zenginleri.

Şimdilerde ise yeryüzünün bütün zenginliklerini talan ettiği hâlde bir türlü doymayan açgözlü sömürgeci güçleri tanımlar. Dünyada herkese yetecek kadar nimet bulunmasına rağmen karnı doymayan ve güvenlik endişesi duyan pek çok insan vardır. Onlara yaşadıkları sorunların Allah’ın takdiri olmadığını, hiçbir ahlaki sorumluluk duymadan çok şey isteyen haris insanlardan kaynaklandığını öğretmek gerekir.

Böylece kazanma hırsıyla ortaya çıkan bencilliğin toplumda yol açtığı sonuçların, “din” ya da “Allah” bahane edilerek meşrulaştırılamayacağı açıkça anlaşılır. Allah’ın verdiği nimetlerin hesabını soracak olması, insanların karşılaştıkları kötülüklerin ondan kaynaklanmadığı noktasında onu tenzih eder. Hayat, insanların önemli bir kısmı için zordur ve çekilmez durumdadır. Bunun sebebi, insanların aç gözlülüğüdür. Dünyada sermayeyi eline geçiren ve düzeni kendi çıkarlarına göre sürdüren bir azınlık, çeşitli yöntemlerle servetine servet katarken, pek çok insan ekmek dahi bulamaz hâldedir. Bu sure, Allah’ın bundan razı olmadığını bildirir.

Zor zamanda, imanını korumak ve mücadele içinde tehditlere aldırmamak kolay değildir. Bunu başarmanın temelinde hayata dair olup biten şeylerin olumlu yönde değişebileceğini ümit etmek yatar. Bu ümit, hayatı zorlaştıran asıl sebepleri doğru tespit etmeyi gerekli kıldığı gibi insanın adalet beklentisi ile de doğru orantılıdır. Allah, insanları onlara lütfetmek için yaratmıştır. (2) Bu yüzden hayat, Allah’ın kullarına sunduğu bir nimettir. Nimetlerden doğru dürüst bir şekilde yararlanmak herkesin hakkıdır. (3) Yaratılmış olmak, başka hiçbir vasıf bulunmasa bile tek başına bu nimetlerden yeterince faydalanmak için önemli bir gerekçe oluşturur. İnsanların önemli bir kısmı için dünya hayatı zaten zor geçer. Oysa bu zorluğun sebeplerinin hiç biri, cömert ve merhamet sahibi olan Allah ile ilgili değildir. Tam tersine kendi arzularını ilah yerine koyan ve böylece daha çok kazanmak ve harcamak için her yolu mubah sayan açgözlü insanlarla ilgilidir.

İlahi iradenin öğütlerine uymamanın karşılığında ödenen bedeller, tahmin edildiğinden çok daha ağırdır. Hayatı, yaratıcı ve cömert bir Allah’ın elinden çıktığı şekilde okumamanın sonuçları, çok farklı şekillerde ödenen faturalara dönüşmektedir. İnsanı, hayat karşısında aciz ve mağdur konuma sokan her türlü sorun, aslında onun temel kabullerinin yanlışlığından kaynaklanır. Ama ona sorunlarının ve dertlerinin, yaşadığı hayatın birileri tarafından yanlış kurgulanmasından kaynaklandığını anlatmak zordur. Hastalandığında mikrobu veya doktoru, aç kaldığında kendisini ya da patronunu suçlamak ona daha kolay gelir. Oysa asıl kalıcı çözümlerin, insana değer katan ve onu saygın kabul eden düşüncelerde yattığını göremez. Bu sure, insanın başını belaya sokan ve hayattan tat almasına engel olan en dip konuyu seçerek anlatır. Bu anlamda sürekli olarak daha çok şey elde etmek ve bununla övünmek konusu, siyasi ve sosyal açıdan vahşi bir yapılanmayı gündeme taşıyarak insanı uyarır. Böylece kişi, hayatın herkes için güvenli hâle gelmesinin nasıl mümkün olacağını düşünmeye başlar. Artık herkes sorunların nereden kaynaklandığını sorgulamalı ve açgözlülüğün toplumu olumsuz yönde bu kadar etkileyecek bir açılımı olduğunu fark etmelidir. (4)

O hâlde Tekâsür suresinin muhatapları, ahlak, ilke, sınır ve ölçü tanımadan kazanma ve harcama yolunda ilerleyen ve bu şekilde hayatın içinden çıkılmaz şekilde zorlaşmasına yol açan kişilerdir.

Dipnotlar:

  1. Neml suresinin 80. ve Rum suresinin 52. ayetin de kalben ölü olanların işitmediği ifade edilir. Bunun söylenebilmesi için ölülerin de işitmemesi gerektiği açıktır.

  2. Hud suresi, 119. ayet.

  3. Normal şartlarda Allah verdiği nimetleri hesap konusu yaparak başa kakmaz. Ama bunların gasp edilerek insanlara zarar verilmeye başlamasıyla sorgulama konusu hâline gelmesi söz konusudur.

  4. Bknz: “Tekâsür Suresi”, Musa Şimşekçakan, Sözün Gücü  İlahi Vahyin Rehberliği], Nüzul Sırasına Göre İlk Yirmi İki Surenin Bağlamı ve Anlamı.)

YORUMLAR
  • Mustafa Öner   28-03-2018 11:49

    nasihat alabilecek yüreklerden yoksun kaldık be hocam! bana yazdığını, bana not düştüğünü biliyorum ve fakat hep başkalarına demek üzere biriktiriyorum, sanki!

  • Recep Turgay   21-03-2018 19:39

    Surenin muhatabı elbette ölen değil katılanlar olmalı, niye nezaketsizlik olsun! Kuran dirilere öğüttür. Ayrıca fakirliği kader diye anlatan toplumları afyonlaştıran kapitalist bakış açısıyla anlatan hocalara reddiye olduğu açık. Allah razı olsun.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA