Yazar : 494 Ömer Alperenoğlu - Bir Ayet Örneği ve Haber Cümlesinin Hükme Dönüşmesi
21 Agustos 2018 Salı

Bir Ayet Örneği ve Haber Cümlesinin Hükme Dönüşmesi

Ömer Alperenoğlu

10-02-2018 11:57

Bir Ayet Örneği ve Haber Cümlesinin Hükme Dönüşmesi

-Haberin hükme dönüşmesi-

Kur’an’ı anlama çabası kapsamında söylenen her söz, elbette bir yorumdan ibarettir. Doğru bilgiye dayanmak şartı ile her yorum da saygıdeğerdir. Aklımızı ve kalbimizi birlikte tatmin ettiğinde o yoruma tabi olmakta da bir beis görülmemelidir.

Kur’an’da geçen kelime veya cümlelere Allah’ın murad etmediği veya vahye muhatap ilk toplumun anlamadığı şekilde farklı manalar yüklemek, Kur’an’a ait olmayan ifadelerin ona aitmiş gibi kabul edilmesine ve dolayısıyla ilahi hitabın yanlış anlaşılmasına sebep olur.

Bu kavramlar ya da bazı deyimler, vahyin ilk muhataplarının anladığından farklı olarak, sonraki zamanlarda kazanmış oldukları yeni anlamlardan hareketle birçok olumsuz örnekle karşılaşılır. Mesela, Kur’an’daki ilk anlamıyla haber cümlesi olarak anlatılan bir olay, sonraki devirlerde nasıl oluyor da hüküm cümlesine dönüşebilir?

Kur’an’ın indiği zaman ile aramızda 1400 yılı aşkın bir mesafe söz konusudur. İlahi hitabın, Allah’ın murad ettiği şekilde anlamak için indirildiği toplumla aramızda oluşan mesafenin kapatılması gerekir. Zaman içinde farklı toplum, kültür, dil, üretim biçimleri ve farklı ihtiyaçlardan kaynaklanan anlama ve yorumlama çabalarının odağında bulunan tüm tefsir çalışmaları, aslında bu mesafeyi kapatma gayreti ile ortaya çıkmıştır diyebiliriz.

Şüphesiz tefsir çalışmaları aslında Kur’an’ın; vahyin ilk muhataplarına, kendi sosyal, kültürel, dil ve ekonomik enstrümanları ile sunulan mesajını, sonraki neslin yaşadığı döneme aktararak yine kendi sosyal, kültürel, dil ve ekonomik enstrümanları ile anlama çabasıdır.

Eğer bu çaba olmasaydı zamanın sonuna kadar (kıyâmet) her çağın insanına hitap edebilme gücüne sahip olan Kur’an mesajının anlamı donmuş, belli bir çağ ve belli bir toplumla sınırlandırılmış olurdu. Bu yönde gelişmiş olan birçok akım, Hz. Peygamberin (s) vefatından kısa bir süre sonra tarih sahnesinde kendini göstermeye başlamıştır.

Birçok beşeri düşünce veya dinin paradigmasında olduğu gibi müslümanlar arasında da ortaya çıkıp gelişen çeşitli akım veya mezhepler; Kur’an’da geçen pek çok kelime ve kavramı,

Kur’an’ın nazil olduğu dönemdeki karşılıklarıyla değil, kendi dönemlerinde yaygınlaşmış anlamlarıyla veya kendi mezhebi anlayışları ile yorumlamışlardır.

Kur’an’ın bazı ayetlerini gerek tarihi ve gerekse kendi bağlamından koparıp yorumlamanın ne tür anlam kaymalarına yol açtığını aşağıda verilen bir örnek üzerinden açıklamaya çalışalım:

Vâkıa suresinin 79. ayetinde ifade edilen; “Ona ancak temiz olanlar dokunabilir.” ifadesinden “Kur’an abdestsiz tutulamaz.” hükmünün çıkarılması pek çok açıdan mümkün gözükmemektedir.

Çünkü;

1) Bu ayet indiğinde Kur’an henüz Mushaf haline gelmiş bir “Kitap” değildir.

2) Medine döneminde abdesti farz kılan ayet de henüz inmemiştir.

3) Ayetin konusu insanlar değil meleklerdir.

4) Ayet, müminlere değil kâfirlere hitap etmektedir.

5) İfade “dokunmasın” değil, istese de “dokunamaz” manasındadır.

6) Ayette şeytan ve cin gibi pis olanların, korunmuş ve temiz olan Allah’ın kelamına dokunamayacakları dile getirilmektedir.

Vâkıa suresinin 75. ve 76. ayetleri şu şekildedir: “Hayır, (bu Kuran’ın) parçalar halinde indirilişini tanıklığa çağırırım. Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.” Buna göre mesele Kur’an’ın inişi ile ilgilidir. Devamında “Şüphesiz o, korunmuş bir kitapta bulunan değerli bir Kur’an’dır.” (77, 78) denilerek onun bütün iniş aşamalarında korunduğu dile getirilir. Ardından “Ona ancak temiz olanlar dokunabilir.” denilmesi, kâfirlerin Peygamber (s) için “cinlenmiş” iddialarına bir cevap niteliği taşır. Ve bu şekilde insanlar nezdinde iniş yolu açısından Kur’an’ın kaynağını temize çıkarır.

Ayete, kendi bağlamından çıkarıp mezhebi veya meşrebi bir etki ile gerçek anlamından koparıp farklı bir anlam yüklemek, anlam kayması hususunda verilebilecek en güzel örneklerden biridir. Burada bir haber cümlesinin nasıl hüküm cümlesi hâline getirildiğine dikkat edilmelidir.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA