Yazar : 233 - Mekke’de bir gün
22 Mayis 2018 Salı

Mekke’de bir gün

26-01-2018 07:50

Mekke’de bir gün

Mekke’deyiz… Umre ile imar olma derdindeyiz…

Mekke mektebinde yeni bir inşa sürecini başlatabilecek miyiz?

Bakalım Mekke bize ne katacak?

Mekke’de ilk günümüz, zihnim 1431 yıl öncesine kayıyor… Fetih günü… Acaba Peygamber Efendimiz (s.a.v) Mekke’nin fethinde o ilk güne neler sığdırdı? O muhteşem ve müstesna örnekliğin, fethin ilk gününde yansımaları nelerdi?

Bir… Devesi Kasva’nın üzerinde tevazu ve vakar ile başını önüne eğmiş, sakalı devenin hörgücüne değiyor… Şükür ve hamd makamında… Büyüklenme yok… Övünme yok… Ne zafer sarhoşluğu ne de güç zehirlenmesi var… Muzaffer komutan havası ile değil, mütevazı bir kul farkı ile şehre giriyor…

On binlerin gönlünde taht kuran Nebi (s.a.v)’in gözünde dünyanın tahtı tacı yok…

Zafer kutlaması yapmıyor, gövde gösterisinde bulunmuyor… Yaptığı tek şey; şükür…

İki… Fetih günü Mekke’de ilk eylem, 360 put yere serildi… Kurşunla yere perçinlenen putlar yerle bir oldu…

“Hak geldi, batıl yok oldu. Gerçekten batıl daima yokluğa mahkumdur.” (İsra 81)

Yeter ki hak devreye girsin, ayağa kalksın, görevini yapsın. Gerisi kendiliğinden gelecek, tüm batıllar zeval bulacak…

Batılın ömrünü uzatan, hakkın gecikmişliğidir… Ümmetin gevşemesi ve sorumluluklarını geçiştirmesidir…

Üç… Öğle ezanı vakti… Resulullah (s.a.v) Hz. Bilal’e işaret ediyor…

“Çık, Kabe’nin damından ezan oku!”

Seneler önce boynuna ip takıp sokak sokak dolaştırdıkları, akla gelmedik eziyet ve işkencelere maruz bıraktıkları köle Bilal, şimdi kutsal Kabe’nin üzerinde gür sesiyle, şirk ehlinin şaşkın bakışları arasında ezan okuyordu…

Müşrikler de Kabe’yi kutsuyorlardı… Siyahî bir kölenin Kabe’nin damında ne işi olabilirdi? Kabe’ye saygısızlık diye değerlendiriyorlardı…

Kureyş’in ileri gelenlerinden Attab bin Esid:

- İyi ki babam Esid bu günlere kalmadı. Kabe’yi bu hallerde görseydi onun için ölüm olurdu.

Haris ibni Hişam:

- Muhammed bu siyah kargadan başka adam bulamadı mı ki müezzin yapsın…

Peki Efendimiz (s.a.v) bu davranışı ile ne yapmak istiyordu?

Mekke’deki görünen putları yıkmıştı… Şimdi sıra zihinlerdeki ve yüreklerdeki putları yıkmaya gelmişti…

Irkçılık, kavmiyetçilik, sınıfçılık, cinsiyetçilik, ayrımcılık putlarını…

Alanlardaki putları yıkmak kolaydı, zor olan beyinlerdeki putları yıkmaktı…

Dört… Alanda toplanmış iki bin Mekkeli, kendileri ile ilgili hükmü bekliyordu… Yirmi yıl Hz. Peygamber ve ashabına yaşamı zindan eden, kan kusturan bu kavme yönelik karar ne olacaktı? Aslında ölümü çoktan hak etmişlerdi…

Ama o gün Efendimiz (s.a.v)’de kin, kan, intikam, nefret, öfke, şiddet yok… Sadece merhamet var…

İnfaz yok… Sürgün yok… Esaret yok…

Mekkelilerin kellesini istemiyordu, ona Mekkelilerin kalbi lazımdı… Mekke fethedilmişti, sıra Mekkelileri fethetmeye gelmişti… Kılıcını konuşturmuyor, kalplere dokunuyordu… Mekkelilere sesleniyordu:

- Benim size nasıl davranmamı beklersiniz?

- Sen kerim, şerefli bir kardeşsin!

- Benim halimle sizin durumunuz, Yusuf’un kardeşleriyle olan durumu gibidir…

“Size bugün kınama yok, Allah sizi bağışlasın…” (Yusuf 92) Gidiniz, sizler serbestsiniz (özgürsünüz). (İbni Hişam, İbni Sa’d)

Nebevi devrim ruhlarda gerçekleşiyordu… İki bin kişi bir günde hidayet buluyordu…

Beş… İkinin ikincisi Hz. Ebubekir fetih günü Resulullah’ın yanından ayrılıyor, Mekke sokaklarında kan ter içerisinde birini arıyor… Nihayetinde aradığını buluyor, babası Kuhafe’ye ulaşıyor… Gözleri âmâ, oldukça yaşlanmış babasına sarılıyor, onu İslam’a davet ediyor…

Ebubekir’in derdi başka, fetihle/zaferle ilgilenmiyor; babamı cehaletten, cehennemden nasıl kurtarabilirimin derdinde…

Ebu Kuhafe İslam’ı kabul etmiyor, Ebubekir perişan… Son bir umutla babasını yüklenip Resulullah’ın huzuruna getiriyor.

- Ey Allah’ın Resulü, bu babam Ebu Kuhafe. Onu İslam’a çağırdım, kabul etmedi. Onun Müslüman olması için dua eder misin?

Merhamet timsali Hz. Nebi (s.a.v) Ebubekir’e dönüp:

- Keşke bu ihtiyara zahmet verip buraya kadar yormasaydın, onu evinde ziyaret etseydik olmaz mıydı?

Elleri ile âmâ Ebu Kuhafe’nin göğsünü sıvazladı.

- Müslüman ol ey Eba Kuhafe…

Ebu Kuhafe Müslüman oldu… Dünyalar Ebubekir’in oldu…

Altı… Mekke’de gün batımı… Herkes O’nu evinde misafir etme şerefine nail olmak için beklemede… Ama O kimsenin evine gitmiyor… Hacun mevkisine çadırının kurulmasını istiyor… Geceyi çadırda geçirecek…

Hacun, Cennetu’l Mualla kabristanının yan tarafı… Cennetu’l Mualla kabristanında kim yatıyor? Vefalı eşi Hz. Hatice (r.a)…

Mesaj net: “Ben sevgili eşim Hatice’nin misafiriyim” dercesine bir tercih… Ailede sadakat dersi…

Ne dersiniz? Bir güne bu kadar güzelliği sığdırmak…

Ne muhteşem bir örneklik… Ne muazzam bir insanlık…

Ramazan Kayan, Mekke-i Mükerreme, 26.01.2018

MİLAT

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA