Yazar : 282 Şevket Hüner - Kadraja Sığdırmak
21 Ocak 2018 Pazar

Kadraja Sığdırmak

Şevket Hüner

08-01-2018 09:01

Kadraja Sığdırmak

Senaryosuna uygun mekânlar ve insanlar arıyordu. Torunuyla kuşları yemleyen nineyi görünce iki elinin baş ve işaret parmaklarından bir çerçeve yaparak bu sahneyi çektiğini hayal etti. Gördüğünü göstermenin telaşıyla senaryonun yanına notlar düşerken heyecanı doruktaydı.

Eskiden çok önemli görünen bu aktiviteye kısaca kadraj deniyor. Artık kadraja almak için bu işarete gerek yok. Cep telefonunuzu çıkarıp o anın fotoğrafını veya videosunu çekmek ve bunu istenilen adrese yönlendirmek yeterli. Böylece gördüğünüzü göstermek için not almaya ya da çektiğiniz fotoğrafın banyosunu beklemeye gerek kalmadı. Kadrajın gösterim kısmına teknolojinin yaptığı katkıya rağmen görmenin halâ insanın bakışındaki derinliğe muhtaç olması, yapılan işin sanat olarak adlandırılmasını sağlıyor.

Kadraja alınarak gösterilen ayrıntı, aslında görülmesi gereken bütünü ne kadarını yansıttığı hakkında bir fikir vermez. Elimizde çerçeveye alınmış görüntü üzerinden bütünü tanımlamak, modernitenin hayatı kompartımanlara ayıran düşünce tarzına hizmet eder. Kadraja sığdırılan her görüntü, bunu yapanın gördüğü veya göstermek istediği şeyin ne olduğunu anlamak açısından önemlidir. Sunulan kadraja, ister cep telefonunuzdan isterse pencere boyutlarındaki kavisli 3D ekrandan bakın gösterilen aynıdır. Çekenin niyeti veya hayata bakış tarzını bilmeden farklı boyutlarda seyrettirilen kadraj üzerinde yapılan tüm tartışmalar hakikatten uzaklaştıran sonuçsuz uğraşlardır.

Yapılan her aktiviteyi bir mesleğe dönüştüren yaşam tarzında, istenilen görüntüleri oluşturmak için profesyonellere ihtiyaç duyulur. Böylece bütünün yerine konacak ayrıntı üzerinden istenilen kampanyalar yürürlüğe konur. Mesela bir savaş fotoğrafçısının çektiklerinden seçilen kanlı görüntüler aslında savaşın görünen değil gösterilmeye çalışılan yüzüdür. Bunu paylaşarak zulme tavır koyduğunu zanneden aymazlar kadrajzededir. Sipariş edilen binlerce görüntü arasından bunu seçip servis edenin niyeti ise ancak feraset ve basiret sahiplerine ayandır.

Eski bir fotoğrafın phothoshop veya benzeri programlarla arka planın farklılaştırılmasını hoş karşılanmıştı. Gelişen bu programlar sayesinde kadraj üzerinde oynamak hatta onu yeniden oluşturmak mümkün hale geldi. Bize ulaşan görüntünün böyle bir işlemden geçip geçmediğini anlamaksa eskisi kadar kolay değildir. Eğer oluşturulan görüntü bize uygunsa onu servis etmekte hiçbir beis görmeyenler tam tersi durumlarda kadrajla oynandığını iddia etmeleri, sunulan kesitle meşgul olurken hayatın bütünün ıskalandığının fark edemediklerini gösterir.

Bir çiçeği vazoya koyup onu bir tuval üzerine aktarının yaptığı da aslında bir kadraj çalışmasıdır. Natürmort denilen bu tip kadraj çalışması, tabiatta asla yan yana bulunmayan şeyleri aynı çerçeve içine almak diye tanımlanabilir. Böylece hayatın tabi akışını değiştirmek isteyenlerin sipariş ettikleri bu tip kadraj çalışmalarından sonra insanlardan buna uygun bir hayat sürmesi beklenir. Bu insan fıtratına bir müdahaledir. Moda denilerek küçümsenen bu sapma, bir kadraj çalışmasıyla başlar. Bir moda akımı oluşturmak isteyenler, bize benzeyen(!) modeller üzerinden yaptıkları kadraj çalışmalarıyla insanın tabiatına uygun olmayan değişken bir hayal dünyası oluştururlar. Değişen modalara uyum sağlayamayanların her şeye rağmen sunulan hayal dünyasını gerçek hayat yerine sürdürmesi için antideprasan takviyesi elzemdir(!)

Arap baharını ‘Tahrir Meydanı’ kadrajı üzerinden okuyup destekleyenler,  Gezi olaylarının görüntüleri üzerinden ülkemizde bir iç savaş varmış görüntüsü verilmesine karşı çıktılar. Hâlbuki gösterilenler üzerinden tepki koyanların dikkatinden kaçırılan,  hayatın bir kadraja sığdıranlara tepki koymalarının gerekliliğiydi.

Bir taraftan hayatın bütünü kapsayan tevhidi inanca sahip olduğunu iddia edenler öte yandan tümevarımcılığın bir türlü tüme vardıramadığı kadrajın dışına çıkamazlar. Üstüne üstlük cep telefonları üzerinden yaptıkları paylaşımlarla hep popüler kadrajın içinde yer almanın onları gittikçe İslam fıtratından uzaklaştırdığını fark edemezler. Yediklerinden yedirmek yerine yediklerinin görüntülerini paylaşırlar. Mazide güçlü gösteren kadraj içi pozlar, ülkede esen farklı rüzgârların etkisiyle tehlikeli oluşturmaya başlayınca bunu izah etmekte zorlanılır. Sanal dünyada hayatlarını kadrajlar üzerinden servis ederek yaşayanlar, üç gün süresince bir paylaşımda bulunmamışsa,  hasta oldukları anlaşılmalı ve geçmiş olsun imojileriyle bu durumu atlatmasına yardımcı olunmalıdır.

Sahi dostlar paylaştığınız kadrajlara göre Kudüs başkent oldu mu veya İran’da neler oluyor?

YORUMLAR
  • Mehmet Beyhan   10-01-2018 13:25

    Doğru gözlem sonucunda çarpıcı tespitler çıkmış.. Açıkçası bu yazıda sizin gibi değerli dostlarla aynı platformda yazmanın onurunu yaşadım.. Yüreğine, kalemine, zihnine sağlık..

  • Murat Sayımlar   08-01-2018 16:00

    Eline, gönlüne sağlık...

  • Güven Çakar   08-01-2018 14:01

    Üstadım demen o ki; insanlığımız ve kulluğumuz da kadraj sınırlarında kalıyor artık. Kadrajımız kadar insan, kadrajımız kadar kuluz. Kendimize bir ağlayan da bulamayacağız ne yazık ki. Selam ve dua ile.

  • İslam Gemici   08-01-2018 12:39

    Çok güzel ve ufuk açıcı. Teşekkürler abi.

  • ibrahim çaycı   08-01-2018 11:31

    İletişim fakültelerinde okutulmsı gereken bir yazı...

  • Ömer Akkuş   08-01-2018 10:03

    Malesef hocam, Siyonizmin, 100 cü yılın sonunda Amerikan başkanın eliyle başkenti yaptığı Kudüs'ü, 1 haftada kurtaramadık... Ama İran'daki olaylar Amerikan başkanının Twiter Körüklemeleri sebebiyle , milliyetçi bir dalgaya dönüştü ve duruldu... Ne hikmetse hepsini başında ve sonunda batının Rableri (hiciv) var...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA