Yazar : 493 Hayyam Celilzade - Devlette irade
24 Mayis 2018 Perşembe

Devlette irade

Hayyam Celilzade

04-01-2018 15:42

Devlette irade

Milletten sonra iradenin güzergâhı devlettir. N. Topçu’ya göre devlet manevi bir birliktir. N. Topçu’nun tabiriyle millet, “ilahi bir ruhun millete beden kazandırması[1]dır. İradenin en çok hissedildiği mekân, devlettir. Devlet bu iradeyi kötüye kullanmamalıdır.

Devlet, Nâmütenahi’ye doğru ilerleyen yolda bir güzergâhtır. Dolayısıyla N. Topçu, fertten Nâmütenahi’ye doğru yönelen iradeye teslimiyet, Namütenahi’den ferde doğru yönelen iradeyeyse hâkimiyet adını veriyor. Devlet adamları bu hakikatin farkında olmaları gerekmektedir. N. Topçu, bu hakikatin farkında olan devlete, mesuliyetli devlet ismini vermektedir. Zaten Mutlak İrade’ye doğru yönelmiş olan fert iradeleri bu hakikatin farkındalar. Başkalarının onlara uyarıda bulunmasına gerek yoktur.

Devletin mesuliyetli olması fikri N. Topçu’da merkezidir meseledir. Mesuliyetli devlette, vazife bölgüsü ehliyet ve liyâkat daireleri dikkate alınarak yapılıyor.[2]

Ne zaman ki devlette irade sefalete uğrar o zaman bu hakikat terkedilir. N. Topçu’ya göre devletin nihaî nokta olarak kabul edilmesi ve devletin mutlaklaştırılması bu hakikatin terkedilmesi anlamına gelmektedir. Bu zaman fertten devlete doğru yönelen iradeye teslimiyet, devletten ferde doğru yönelen iradeyey hâkimiyet adını veriyoruz. N. Topçu’ya göre modern devlet tam da bu formüle göre hareket etmektedir. Dolayısıyla modern devlette irade, Mutlak İrade’ye yönelik değildir.

N. Topçu’da her mesele insanla doğrudan irtibatlıdır. N. Topçu’da insan, devlet içinde erimemektedir. Mutlak İrade’ye doğru yönelmiş hareketin her merhâlesinde insan vardır. Hatta devletin iradesinin Mutlak İrade’ye yönelip yönelmemesine de karar veren insandır. Dolayısıyla N. Topçu, olanı, olması gereken gibi kabul etmemektedir. N. Topçu’ya göre Allah (c.c) insana irade veriyor ve bu irade sayesinde insan kendi yaşayacağı nizamı oluşturuyor.

Oluşturduğu nizamın Nâmütenahi’ye doğru yönelip yönelmemesine de insanın kendisi karar vermektedir. Bu zaman aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Böyle bir düşünce şekli deizme benzemiyor mu? Benzemiyor, çünkü N. Topçu’da işin içinde dua ve merhamet giriyor. Dua, insanın muhtaç olduğunu Yaradan’ına (c.c) bildirmesidir. Yaradan (c.c) duaya merhametiyle cevap vermektedir. İnsanın duası ve Yaradan’ın (c.c) merhameti sayesinde varlık her daim var olmaktadır. Dua, varlığı ayakta tutmaktadır. Bu konuyu daha iyi anlamamız için N. Topçu’nun Var olmak ve Mevlana ve Tasavvuf isimli eserlerinin mütalaa edilmesi gerekmektedir.

Sanatta irade

Mutlak İrade’ye doğru yönelmiş iradenin bir sonraki güzergâhı sanattır. Sanat irademizin müşahassas hâle gelmesi sonucu ortaya çıkan faaliyettir. Sanatta en büyük şah eserler, Nâmütenahi’ye yönelmiş iradelerin eserleridir. N. Topçu’ya göre “sanat iradesi, estetik imandan doğuyor.”[3] Filozofumuza göre sanatkârın tabiatta gördüğü muhteşem eserleri taklit etmesi aslında onun tabiatı var edene öykünmesidir, onun gibi olmaya çalışmasıdır. Aslında bu sanatkârın iradesinin Mutlak İrade’ye yöneldiğine işaret etmektedir. N. Topçu’nun estetik iman ismi verdiği şey de budur. Fakat estetik iman çokluğa yöneliktir. Eğer sanat çokluk arkasında duran birliği gaye edinmezse o zaman ortaya çıkacak olan sanattaki irade, sanatın kendisini gaye edinmiş olacaktır. N. Topçu buna pagan kültürlerdeki sanatları örnek vermektedir. Dolayısıyla pagan kültürlerde sanat iradesi, sanatın kendisini gaye edinmiştir. N. Topçu’ya göre “heykel sanatında Mikelanj, resimde Corot, musikide Beethoven ve edebiyatta Goethe sanat iradesini Mutlak İrade’ye yönlendirmeyi başarmış kişilerdir.”[4]

Hâsıl-ı kelâm N. Topçu’ya göre irademiz eğer sanat alanında kalırsa o zaman kâmilleşemeyiz. Sanattaki irade sanatın kendisini değil Mutlak İrade’yi gaye edinmelidir.

Ahlakta irade=isyan

İrademize karşı yapılan en büyük suç, iradenin hapsedilmesidir. İrademizin hapsi genellikle devletin veya toplumun bize dayattığı sistemlere uyulduğu zaman vuku buluyor. İrade doğası gereği hareket hâlindedir. Hareket hâlindedir çünkü kaynağı biz değiliz… Hareket hâlindedir çünkü kaynağını aramaktadır.[5] Ahlak alanında tayin edici kavram merhamettir. N. Topçu’ya göre ahlaklı insanı merhamet duygusu idare etmektedir. Örneğin, “insanlığın imdadına koşmamdaki sebep, zekâ ve mantık yollarıyla halledilmez. Bu ilahi bir harekettir ve koşan insan Allah (c.c) emri yaptığını hisseder gibidir. Böyle bir merhametin hamlesiyle koşmada ise Allah’a (c.c) doğru koşmanın zevki duyulur.[6]  Filozofumuza göre ahlaklı davranmayı meleke hâline getiren insan, Allah’ın (c.c) hürriyetini kendinde hissediyor. Allah’ın (c.c) hürriyetini kendinde duyan insan bütün zorbalıklara, merhameti yok edici bütün hâl ve davranışlara isyan ediyor. Konformizm, ahlaklı insanın en büyük düşmanıdır. Çünkü konformizm insanın tabiatını yabancıdır. Konformizm bizim irademizi statikleştiriyor, irademizin hareketini durduruyor. Konformizmin bize dayattığı“ahlak”bizi makineleştiriyor. Ahlaktaki iradenin, Mutlak İrade’ye doğru yönelmesi, benliğimi yok etmeye yönelik iradeleri yenmekle mümkündür.

Dinde irade

N. Topçu’ya göre “din hem duygu hem de zekâ âleminin üstünde bir irade hadisesidir.”[7] Filozofumuza göre din alanı bizim irademizin Mutlak İrade’ye bağlanmasına en çok yardımcı olan alandır. Ona göre “mistik imandan dini irade doğuyor.”[8] Mistik iman nedir? Mistik iman, âlemde görünen çokluğun arkasındaki birliği sezmektir. Dindeki iradeyi daha iyi anlamamız için N. Topçu’nun bilgi anlayışını bilmemiz gerekmektedir. N. Topçu’ya göre 5 türlü bilgi var: Duygulardan, zekâdan, sezgiden, ilhamdan ve vahiyden elde edilen bilgi. İlham ve vahyin kaynağı aynıdır. “Vahiy ve ilham arasındaki fark mahiyet farkı değil, derece farkıdır.”[9] Din alanında bu 5 tür bilgi tamamlanmış olur. Dindeki irademizin Mutlak İrade’ye yönelmesi için bu 5 tür bilginin vahdet şeklinde Nâmütenahi’ye doğru yönelmesi gerekmektedir. Dindeki iradenin Mutlak İrade’ye yönelmesi sonucunda maddî dünyanın kalbimizde kurduğu taht yok olur. Kalbimiz, şimdiye kadar irademizin uğradığı güzergâhların tamamıyla fani iradelere sahip olduğunu biliyor. Din alanında insan, ıztırabın sadece Mutlak İrade’ye kavuşmakla ve Mutlak İrade’de erimekle son bulacağını anlıyor.

Sonuç yerine

N. Topçu felsefesinde her konuda insan merkezdedir. Fakat insan her zaman Allah (c.c) ve âlem bağlamında ele alınmaktadır. Bu anlamıyla N. Topçu’nun insan’ı, Kartezyen ben’den çok farklıdır. Var olmak, isimli yazısında N. Topçu şöyle demektedir: “Hareket ediyorum, düşünüyorum, Birliği seviyorum, o hâlde varım.[10] N. Topçu’nun hareket felsefesini anlatmak yazımızın sınırlarını aşmış olur. Fakat şunu belirtmeliyiz ki N. Topçu her alanda hareketi esas almakta ve insanı kurtuluşa götüren hareket’i, Nâmütenahi’ye yönelik hareket olarak adlandırmaktadır. Düşünüyorum, insanın sadece kendisi, kendi benliğini düşünmesi anlamına gelmemektedir. Zaten N. Topçu da “insan kendisini bilirse, Rabbini de bilir” düşüncesini kabul ediyor. Filozofumuza göre Birliği seviyorum diyen insan, bütün güzelliklerin muhtaç olmayan Varlık’tan geldiğini bilen insandır. “Rabbini arayan bir dindi aşkım![11]

Hâsıl-ı kelam N. Topçu insanı, irade sahibi varlık olarak kabul etmektedir. İnsanın iradesi Namütenahi’ye doğru yönelmeli ve millet, devlet, sanat, ahlak ve din alanlarından geçerek Allah’a (c.c) ulaşmalıdır. Çünkü iradenin gerçek kaynağı Allah’tır (c.c). İradesi Allah’a (c.c) yönelmeyen insan, sefalet içindedir. Ya kendisini ya milletini ya devletini ya sanatını ya da dinini kendine ilâh edinmiştir. Arif insan, bu güzergâhların sadece Allah’a (c.c) gidişatta birer güzergâh olduğunu idrak etmiş insandır. İnsandan Allah’a (c.c) yönelen iradede teslimiyet, Allah’tan (c.c) insana doğru inen iradede hâkimiyet esastır. Teslimiyette dua, hâkimiyette merhamet varlığın bekasını sağlayan ilkedir.

                                                              

Kaynakça

1.      Hayyam Celilzade, “İslam Düşünce Geleneği ve N. Topçu”, XIV. TÜFÖB Kongresi, Mardin, 2013

2.      İsmayıl Kara, Bir Siyasi İhya Hareketi: N. Topçu’da Siyaset ve Devlet Telakkisi, Hece, Ankara 2006, S: 109, ss. 244-254

3.     M. Murat Özkul, Nurettin Topçu Düşüncesinde Hürriyet Kavramı, Hece, Ankara 2006, S: 109,  ss. 274-283

4.      M. Orhan Okay, N. Topçu’nun Güzel Sanatlara Ve Edebiyata Bakışı, Hece, Ankara 2006, S: 109, ss. 333-340

5.      Necmeddin Kemal, Nurettin Topçu’nun Düşüncesinin Kaynakları, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya 2009

6.      Nurettin Topçu, İradenin Davası, Devlet ve Demokrasi, yayına haz: Ezel Erverdi, İsmail Kara, Dergâh Yay, İstanbul 2012

7.      Nurettin Topçu, Varoluş Felsefesi, Hareket Felsefesi, yayına haz: Ezel Erverdi-İsmail Kara, Dergâh Yay, İstanbul 2011

8.      Nurettin Topçu, Var Olmak, yayına haz: Ezel Erverdi-İsmail Kara, Dergâh Yay, İstanbul 2013

 



[1] N. Topçu, İradenin Davası, Devlet ve Demokrasi, s. 52

[2] Geniş malumat için bkz: İsmayıl Kara, Bir Siyasi İhya Hareketi: N. Topçu’da Siyaset ve Devlet Telakkisi, Hece, Ankara 2006, S: 109, ss. 244-254

[3] N. Topçu, a. g. e., s. 64

[4] M. Orhan Okay, N. Topçu’nun Güzel Sanatlara Ve Edebiyata Bakışı, Hece, Ankara 2006, S: 109, s. 334

[5] Hareket hâlinde olan irademizi millet, devlet, sanat, ahlak ve din alanlarına yönlendirmek ve bu alanlardan geçerek Allah’a (c.c) ulaşmasını sağlamak “insan”ın kendi elindedir. Bu sebepledir ki her insan iradesi Allah’a (c.c) ulaş(a)mamaktadır.

[6] N. Topçu, a. g. e., s. 76

[7] N. Topçu, a. g. e., s. 68

[8] N. Topçu, a. g. e., s. 64

[9] M. Orhan Okay, a. g. e., , s. 334

[10] Nurettin Topçu, Var Olmak, s. 23 / Kanaatimce, N. Topçu, hareket ediyorum derken Kelam ilminden, düşünüyorum derken Felâsife’den, Birliği seviyorum derken Tasavvuf’tan hareket etmektedir. Dolayısıyla N. Topçu, İslam’ın 3 entelektüel boyutunu yani Kelam’ı, Felsefe’yi ve Tasavvuf’u birlikte ele almakta her üç disiplinin de aynı hakikate ulaştırdığını ve bu 3 disipline vakıf olan şahsın “varım” demeği hak ettiğini savunmaktadır. Çünkü bu şahıs, Mutlak Varlık’ın bilgisine en çok vakıf olandır.

[11] N. Topçu, Var Olmak, s. 42 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA