Yazar : 256 Abdulaziz Tantik - Güçler Savaşında Kudüs Sahnesi
19 Temmuz 2018 Perşembe

Güçler Savaşında Kudüs Sahnesi

Abdulaziz Tantik

08-12-2017 11:20

Güçler Savaşında Kudüs Sahnesi

Artık bir dünya sisteminden bahsedemeyeceğimiz bir döneme girdik. Ve yeni bir dünya sistemi kurulana kadar da tiyatro devam edecektir. Ortaya konan siyasal hamleleri birer hamle olarak yorumlamadığımızda meseleyi anlamlandırmakta zorlanırız. O yüzden öncelikli olan şu: şuan uluslar arası sistemde bir kaos var ve bu kaos yeni güç denkleminde sistem kurulmayana kadar da devam edecektir. Ve bu süreçte de kimin eli kimin cebinde olduğu meselesi hep karanlıkta kalacaktır.

Trump’ın açıklayacağı Kudüs’ün başkent olabileceği hamlesini nasıl yorumlamalıyız?

Öncelikle Amerikan güç kavgasında Trump nereye düşer sorusu cevaplandırılmadan bu soruya cevap verilemez sanırım. Trump küresel güçlerin karşı kampanyasına rağmen kazandı. Ve beyaz Amerika’yı temsil ediyor. Yani ulusalcıların adayı idi. Her türlü oyuna rağmen de kazandı. Bugüne kadar Trump’ın attığı adımları bu çerçeve içinde anlamlandırmalıyız.

Bölgede atılan adımlara dikkat edelim. Suud üzerinden İsrail ile bir yeni pakt oluşturulmaya çalışılıyor. Buna karşılık ise İran, Türkiye ve Rusya ekseninde yeni bir paktın adımları atılıyor. Dugin’in açıklamaları ile Trump’ın açıklamalarını aynı eksende yorumlamak mümkün görünüyor. Çünkü eğer Rusya, İran ve Türkiye bölgede sıfırdan yeni bir pakt kurarlarsa sahip oldukları gücü dikkate aldığımızda nasıl bir güç ortaya çıkar batı düşünmek bile istemez! Peki, Trump’ın hamlesi kimin işine yarar. Kudüs meselesi Müslüman kamuoyu açısından önemli bir konu ve belirleyiciliği vardır. Yani sokakları harekete geçirmek istiyorsanız bu konuyu kaşırsınız ve hareketlenme başlar. İkinci adımı ise Kudüs meselesinde ihanetle suçlanacak iktidar ve iktidarların meşruiyeti kalmayacaktır. Erdoğan’ın Müslüman sokaktaki saygınlığının Van münit olayından sonra gerçekleştiğini hatırlayın! Şimdi ise yeni bir paktın oluşumunu bozmaya dönük bir adım olarak düşünülmesi daha makul. Çünkü Beyaz Saray’da sıkışmış ve sıkıştırılmış bir Trump aslında bu hamle ile Siyonist ve küreselci çeteye şunu demektedir: eğer siz benim üzerime gelirseniz bende sizin kuracağınız paktı doğmadan ölü hale getiririm…

Bu hamle Türkiye’nin elini güçlendirir. Suudi Arabistan’ın elini zayıflatır ve iktidarını tartışmalı hale getirir. Öyle olmazsa İsrail ile kurulabilecek bir ortaklık peşinen ortadan kalkar. İran, kaybettiği prestiji yeniden kazanmak bu hamleyi sonuna kadar kullanır. Yani bu hamleden kazanan İran ve Türkiye, kaybedeni ise İsrail destekçisi olmaya namzet iktidarlardır. Bu da Trump’ın elini iktidarda güçlendirecek bir opsiyonu oluşturur. Her hâlükârda kazanan taraflar Kudüs meselesinde de İsrail’e geri adım attıracaktır.  

Zaten bölgenin barışa yönelmesinin en temel şartının Kudüs sorunun çözülmesi ve Filistin devletinin kurulmasının sağlanmasıdır. Bu hamle buna yönelik oluşacak bir stratejiyi de harekete geçirebilir.

Şunu unutmayalım, bugün atılacağı ifade edilen politik adımların kalıcı olabilmesi için kalıcı bir uluslar arası gücün oluşumuna bağlıdır. Buna yönelik adımlar atılmaktadır. Türkiye bu noktada nerede duracağı önemini korumaktadır. Erdoğan bu yüzden rahat ve yüksek perdeden konuşabilmektedir ve kabul edilmelidir ki Türkiye jeo stratejik konumu gereği jeo siyaset ve güç ekseninde en önemli oyuncu konumuna yükselmiştir. Bunu gören ve ona göre davranan siyasetçiler sahnede kalmaya devam ederken bunu gözlemlemeyen siyasetçilerin sonu hüsran ile bitecektir.

YORUMLAR
  • Abdullah BİLGİN   08-12-2017 16:37

    Çoğu zaman sloganik cümleler kurmaktan öteye geçemediğimiz bir meselede son derece ufuk açıcı bir yazı olmuş. Allah razı olsun

  • Mustafa Öner   08-12-2017 15:05

    kısa ve de öz bir özet yapmışsın müslüman. müstefit oldum, teşekkür ediyorum.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA