Yazar : 401 Hayrettin Karaman - Kudüs planını yapanlara bak!
15 Aralik 2017 Cuma

Kudüs planını yapanlara bak!

Hayrettin Karaman

07-12-2017 07:17

Kudüs planını yapanlara bak!

Gizli yürütüldüğü için görüşmelerin ve kararların gerçeğini öğrenmek zor olmakla beraber yerli ve yabancı medyaya sızan haberlere göre Filistin halkının ve devletinin geleceğine ABD ile onun aldattığı, imanı zayıf, hırsı güçlü bazı sözde İslam ülkesi liderleri karar veriyor, plan üstüne plan yapıyorlar.

1995 tarihli  'Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e Taşınmasına İlişkin Yasa'nın uygulanması askıya alınmıştı, şimdi askı süresi sona erdi ve Trump’ın daha fazla bekletmeyip Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağı iddia ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, damadı ve başdanışmanı yahudi Jared Kushner’ı ‘Ortadoğu’da barış’ için görevlendirmişti.

Jared Kushner’in eşyönetici olarak rol aldığı, Kushner ailesine ait, Charles ve Seryl Kushner Vakfı’nın Batı Şeria’yı işgal amaçlı inşa edilen yasa dışı yerleşimleri 2006-2015 yıları arasında finanse ettiği biliniyor.

Kushner’ın yeni görevindeki ilk adımı Filistin meselesine yönelik bir ‘çözüm’ planı hazırlamak oluyor. Riyad’da fiili kral Muhammed b. Selman ile görüşüyor ve onu bu hain plana ikna ediyor. Sonra Mahmud Abbas ile görüşme yapılıyor, onun da tehditler karşısında ikna olduğu söyleniyor. (Bu konu kesin değil.)

Trump da Mahmud Abbas, Netanyahu ve Ürdün Kralı Abdullah ile görüşmeler yaparak onlara plan hakkında bilgi veriyor. Kral Abdullah Trump’a, BM çerçevesinin dışında herhangi bir karar alınmasının barış ve istikrara dönük yaratacağı tehlikeler konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu hain planda neler var?

Haksız olarak işgal ve ihdas edilmiş yerleşim yerlerine dokunulmayacak.

Mülteciler, geri dönemeyecek.

Kudüs, İsrail’in başkenti olacak.

İsrail, 1967 sınırlarına çekilmeyecek,

Filistin devleti, Gazze ve Batı Şerî’a’dan ibaret olup başkenti de Kudüs yakınlarındaki Abu Dis olacak.

Bu maddelerin tamamı yıllardan beri İsrail’in istediği ve gerçekleştirmek için her yolu denediği, Filistin’in ve onu destekleyenlerin ise şiddetle karşı çıktıkları ve engellemek için canla başla uğraştıkları maddelerdir.

Bu planı, Siyonist lobinin veya başkaca tarafgirlik ve çıkarların tesiriyle ABD kabul edebilir, diğer gayr-i müslim ülkelerin bir kısmı kabul edebilir de insanın içini acıtan davranış, bazı sözde İslam ülkelerinin kabul etmesidir, Türkiye dışında hiçbir İslam veya gayrimüslim ülkeden hak ettiği tepkinin ortaya konmamasıdır.

Ümmetin üzerine bu ölü toprağı nasıl saçıldı, ümmet bu hale nasıl geldi?!

Çünkü gücü ve saygınlığı, Allah’a dayanıp müminlerle bir olmakta değil, ötekilere yamanmakta aradı ve çünkü imanı zayıfladı.

İşte delil:

“Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” (Nisâ:4/139.)

Müminlerin asıl güvenecekleri, dayanacakları, kader birliği yapacakları kimseler iman kardeşleridir. Başka din ve ideoloji mensuplarına bu ölçüde güvenmek, onlara bel bağlamak doğrudan sapmaktır. Güçlü ve saygın olmak için müminleri bırakıp kâfirlere sarılan, onların himayelerine sığınan kimselerde aşağılık duygusu, özgüven eksikliği ve iman zayıflığı bulunması ihtimali kuvvetlidir. Mutlak güç ve üstünlük Allah’a aittir. Müminler de Allah’a güvendikleri, O’na sığındıkları, şerefi ve saygınlığı O’na kul olmakta aradıkları ve buldukları için mânevî bakımdan güçlü ve şereflidirler. Bunu yaparlarsa maddî bakımdan da güçlü olmamaları için bir sebep yoktur.

Konumuzla ilgili ilâhî ikazları bir başka yazıda sunmaya devam edeceğiz.

kaynak: Yeni Şafak

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA