Yazar : 282 Şevket Hüner - Nasihat Verme Nasihat Ol
15 Aralik 2017 Cuma

Nasihat Verme Nasihat Ol

Şevket Hüner

04-12-2017 08:49

Nasihat Verme Nasihat Ol

Ne zaman şu kadar sayfa Kuran okumalıyım diye niyetlensem karşıma bir ayet çıkar kalakalırım. İşte Ahzap suresinin 69. ayetiyle eşleşen bir hadis zihnime düşünce yine aynısı oldu ve çok değişik bir mevsimde buldum kendimi.

Siz ey imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın; (unutmayın ki) Allah, (onu kendisine karşı veya kendisi hakkında) ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi.( Ahzap / 69)

Kuran’da en çok ismi zikredilen peygamber Musa’dır (as). Kavmini Firavunun zulmünden kurtarıp özgürleşmeleri ve vahye muhatap kılınan İslam milletinden olmaları için gecesini gündüzüne katan Musa (as) yine de İsrailoğullarına yaranamamıştır. Hayatı boyunca kavminin nankörlüklerine, iftiralarına karşı onları adalete ve paylaşıma çağırmaya devam etmiştir. Bu ayet ile Resulullah’a eziyet eden kavmi kötü örnek üzerinden uyarılmaktadır. Bunun yanında vahiy ile toplumlarını uyaranların iftiralara uğrayabilecekleri, bu yolda sabrederlerse Allah’ın onları temize çıkaracağı vaat edilmektedir. Bu anlaşılabilen mana bir ilkeye dönüşmeyince, yani müminleri şikâyet eden değil sabırla gayret eden konuma ulaştırmayınca bu ayet de sözlerden bir söz gibi görülüp etkisini yitirmektedir.

 Abdullah İbni Mesud (rah) şöyle dedi: Huneyn Savaşı ganimetlerini taksim ederken Resulullah (sav) bazı kişilere diğerlerinden fazla hisse verdi. Akra’ İbni Hâbis’e 100 deve, Uyeyne İbni Hısn’a da bir o kadar verdi. Arapların ileri gelenlerine de o günkü taksimde biraz fazla pay verdi. Bunun üzerine bir kişi:

- Vallahi bu taksimde hakkaniyet yoktur, Allah rızası da gözetilmemiştir! dedi. Ben de:

- Allah’a yemin ederim ki bunu ben Resulullah’a söyleyeceğim, dedim. Gittim, adamın söylediklerini anlattım. Resulullah’ın(sav)  yüzü kıpkırmızı kesildi.  Sonra şöyle cevap verdi:

- “Allah ve Resulü de adâlet etmezse, hiç kimse adâlet etmez. Allah, Mûsâ’ya rahmet etsin. O bundan daha ağır bir ithama maruz kalmıştı da sabretmişti.

Bunun üzerine ben (kendi kendime), “Bundan sonra kimsenin sözünü Resulullah’a iletmeyeceğim” diye karar verdim. (Buhari, Edeb 53; Müslim, Zekât 145)

Ravinin her türlü ayrıntıya yer verdiği bu rivayette olumsuz örneğin adını zikretmemesi sahabenin üzerinde anlaşmaya vardığı bir görgü kuralıdır. Resulullah (sav) bu olay esnasında 61 yaşındadır. Yani adalet ve paylaşımla geçmiş 21 yıllık mücadelesi bilinmesine rağmen hidayetine vesile olduğu bazı kişiler, beklentileri karşılanmayınca sakınmadan ağzına geleni söylemektedirler. Bu da Resulullah’ın (sav)  etrafında bir koruma ordusunun olmadığını birçok hadsizliğe muhatap kaldığını göstermesi açısından önemlidir. Resulullah (sav) bu iftira ile karşısında çok kırılmasına rağmen karşı tarafı yerin dibine geçirmemiş, hemen zihnine iftiralara karşı sabreden Musa’nın (as) sünneti gelmiş ve sabretmiştir. Bu da Resulullah’ın (sav) bir peygamberin sünnetinin nasıl tatbik edileceği konusunda verdiği çok önemli bir derstir.

Sözü taşıyıp bu üzüntüye sebep olan Abdullah İbni Mesud’un (rah) bu olaydan bir ders çıkarması ve bu nakli duyan herkesi tövbesine şahit tutması çok etkileyici. Zira laf taşıdı diye Resulullah’ça (sav) kınamamasına rağmen yanlışını anlaması ve bundan kendine bir ders çıkarması bugün pek de rastlanası bir duruş değil. Ülkemizde binlerce ders halkası olmasına rağmen, katılanlar ders almak yerine dinlemekle yetinmesi aslında dersi verenlerin ders almadığının işaret değil midir?

Yukarıdaki ayet üzerinden Musa’nın(as) sabrından bir ders çıkaran Resulullah’ın (sav) üzüntüsüne rağmen ilkeli duruşundan Abdullah İbni Mesud (rah) ders çıkarması, bilinen ama çokça dillendirilmeyen “Nasihat verme nasihat ol” ilkesinin çok güzel bir uygulamasıdır.

‘Din samimiyettir’ hadisini “Din nasihattir” diye yanlış çevirisine dayananlar habire nasihat verip durdular. Dinleyenler bu nasihatleri üzerine almak yerine nasihat vermeyi öğrendiler. Onlar da yakaladıklarına veya sanal takipçilerine öğrendikleri nasihatleri verip rahatladılar. Üstelik nasihat almayanlar, kimse nasihatimi dinlemiyor diye şikâyet edip durdu. Köpeğin kuyruğunu yakalama çabası benzeri bu açmaz devam ettikçe nasihatini dikkate almayanları ötekileştirenler, sonunda yalnız başlarına kalakaldılar. Hâlbuki bir an düşünsek hatıramızdaki örnek insanların en belirgin özelliklerinin nasihat vermek değil nasihat almak olduğunu fark ederiz. Üstelik nasihat alanlar ölseler bile nasihat olmaya devam ederler.

YORUMLAR
  • CAFER GÜNAYDIN   12-12-2017 08:43

    İyiliği emreden kötülüğü de nehyeden bir ümmet olmamızı Rabbimiz istemiyor mu? "Din nasihattir." diye buyuran Allah Rasülü (sav) değil midir? Tüm bunları içtenlikle yapmak samimiyyettir. Samimi olmadan yapılanların zaten bereketi olmuyor. Yüreğine sağlık Şevketlüm...

  • Mansur Arslan    09-12-2017 11:10

    Abi elinize yüreğinize sağlık, Ümmetimizin en derin eksiklerinden birine işaret etmişsiniz, Allah bizleri de nasihat olabilenlerden eylesin.

  • Recep Turgay   08-12-2017 21:32

    Ayetler peygambere gelmişte biz de okuyup öğreniyoruz diye Kuran ı hayatımızdan çıkarmanın bedeli bu! Kendimizi inşa edemememizin sebebi de bu.. Kıssaları da hikaye dinler gibi dinler ve oradaki mesajı samimiyetle karakter haline getiremezsek çürümüşlük sittin sene devam eder, Vesselam Yüreğinize kaleminize sağlık değerli hocam.

  • Mustafa Şahin   07-12-2017 14:40

    Elhamdülillah güzel bir nasihat oldu abi. Nasihat edenlerde insan beşerdir hata ederler eksik ve noksandırlar ellerinden geldiğince söylediklerini tatbik etmek isteselerde bazen yetersiz kalırlar ama asla nasihat etmekten vazgeçmemelidirler samimiyetleri o nasihatlerinin peşinden gitmeyi ve nail olmayı nasip eder;nasihat edilenlerde ;nasihat edene odaklanmadan söze odaklanırlar Zümer, 18.. Ayet: [şu] söylenen her sözü [dikkatle] dinleyen ve onların en güzeline uyan [kullarım]a: [çünkü] Allah'ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar [gerçek] akıl-iz‘ân sahipleridir!

  • Raci Serdar Tümpalay   05-12-2017 19:09

    Hal ehli olabilmek gerek.

  • Mehmet Beyhan   05-12-2017 13:08

    Allah razı olsun hocam...

  • Osman ARI   05-12-2017 07:01

    S.a. Üstadım, Eline, diline, kalemine sağlık..

  • Osman Baharçiçek   04-12-2017 16:24

    Eyvallah üstat zaaflarımızdan birisi de bu. Hiç özeleştiri yapmıyoruz. Allah'ın ayetlerine karşı da aslında tutumumuz çok garip okuduğumuz ayetler i hiç üstümüze alınmıyoruz. Halbuki geçmiş ümmetlerden haber verirken nasihat almamız için bizi uyarmakta. İnsan gerçekten nankör ve cahildir. Rabbimizin bunca nimetine karşı herkes kendini bir sorgulayacak olursa O'na karşı nasıl bir nankörlük içerisine olduğunu fark edecektir. Rabbim nasihat alanlardan kılsın. Selam ve dua ile Şevket abim....

  • Güven Çakar   04-12-2017 13:17

    Allah razı olsun Üstad. İnsan olarak en önemli sorunumuz kendimize karşı duyarsızlığımızdır herhalde. Bu duyarsızlık insan olma, müslümana yakışan hasletlere sahip olma konusunda. Ah kendimizi bir sorgulamaya yönelsek neler bulacağız oralarda. Lakin rafları dolduruyoruz bunu hep ihmal ederek. Ama Allah ihmal etmeyecek. Biz de ihmal etmeyip sorgulamaya başlasak ve silkelensek, nasihat olmaya namzet olacağız. Bunu başarabilmek dileğiyle. Selam ve dua ile.

  • ibrahim çaycı   04-12-2017 09:59

    eline sağlık abim...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA