Yazar : 387 Selahaddin E. Çakırgil - ‘Big Brother’in hayâl kırıklığına çok üzüldük, çoook..
19 Ekim 2017 Perşembe

‘Big Brother’in hayâl kırıklığına çok üzüldük, çoook..

Selahaddin E. Çakırgil

12-10-2017 08:57

‘Big Brother’in hayâl kırıklığına çok üzüldük, çoook..

Amerikan emperyalizminin İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan, TC vatandaşı ve üstelik ‘konsolosluk çalışanları listesi’nde bile isimleri bulunmayan ve hele de FETÖ denilen örgütle ilgili kişilerle, USA adına yığınla görüşmeleri tespit edildiği ileri sürülen bir-iki kişinin tutuklanması üzerine ortaya çıkan ‘vize krizi’ için, Amerikan Yönetimi’nin resmî açıklamasında kullanılan ifade aynen şöyle:  ‘Türkiye makamları bize bilgi vermeden tutukladılar, tutuklanan kişiler bizim adamımızdı.. Hayal kırıklığına uğradık!

***

Hele de son 70 yıl boyunca kendisini halkımıza ‘Big Brother’ (Büyük Birader)  olarak sunan, dayatan ve kabul ettiren Amerikan emperyalizminin üzülmesi ve ‘bizim adamımız’diyecek kadar kendilerinden bildikleri kişilerin tutuklanması bizi de çok üzmüştür, çoook!!. Bu üzüntü, geçmişte, yıllarca ‘Kahrolsun Amerika!’ sloganlarıyla gösteri yapan çevrelerin, hiç seslerini çıkarmamalarından da belli!!..

Onlar, 15 Temmuz’da da hayal kırıklığına uğramışlardı.. Darbeye karıştıkları iddiasıyla 190 kadar General TSK’dan atılıp tutuklanınca da, Pentagon yetkilileri, yakın çalışma arkadaşlarının tutuklanmasından dolayı kaygı ve üzüntülerini ve belirtmişlerdi.

Amerikan elçilerinin, bulundukları ülkeleri idare ediyor havası vermekten özel bir zevk aldıkları bilinir. ‘17 -25 Aralık 2014 / Yargı Darbesi’ günlerinde de, o günlerdeki Amerikan Elçisi Riccardione de, ’Bir imparatorluğun yıkıldığını göreceksiniz..’ diye muştulamıştı, AB ülkeleri elçilerini; verdiği bir ziyafette.. Ama, olmadı..

Halbuki, General Kenan Evren darbe yaptığı zaman, ‘Our Boys / Bizim çocuklar  başardılar..’ diye, nasıl da sevinmişlerdi.

***

Amerikan Elçisi John Bass, dün'9.5 aydır Türkiye'de terör saldırısı yaşanmıyor. Bu, IŞİD vazgeçtiği için değil, işbirliğimizin sonucu...’ diyordu. O, bu sözüyle, bir takım terör odaklarıyla zâten bilinen ilişkilerini dolaylı olarak ortaya koymakla kalmıyor; bu işbirliği ortadan kalkarsa, yeniden aynı belâlarla karşılaşılacağı tehdidinde de bulunuyor, aba altından sopa gösteriyordu.

***

Bir insanın veya halkın hayatı, hakkı ve şerefi söz konusu olduğu zaman, direnmek, mücadele etmek için, sadece maddî güçlerinin hesabını yapması alçaklıktır. Bunu Trump’lar anlamasa da..

Barzanî, akl-ı selimle hareket etmeyecek midir?

Mesud Barzanî, ‘Müslüman’ kürd halkı arasında, zor zamanlarda mâkul davranmayı şiar edinmiş tiplerden birisi olarak kabul edilirdi.

Bağdad’daki merkezî hükûmetin,  kendisini oynattığı bilinen güç odaklarının da teşvikiyle Irak Kürdistanı’ndaki Bölgesel Hükûmet’i sıkboğaz etmeye ağırlık vermesine; PKK ve uzantısı olan YPG vs. örgütlere Amerika’nın ‘kürd devleti’ adı altında bir devlet kurduracağına dair güçlü deliller de eklenince..Barzanî, hayalindeki ‘kürd devleti’ni kurmanın yeni bir basamağını oluşturmak üzere, 25 Eylûl günü -Irak’ın ve bütün komşu ülkelerin bunu kanunsuz saymalarına aldırmadan-  referandum yaptırınca, ‘Irak Kürdistanı’nın dört tarafından da muhasara altına alınması süreci başladı ve gerilim hâlen de tırmanıyor.

***

Tam bu sırada, bir diğer bağımsızlık referandumu da İspanya’da ve merkezî hükûmetçe kanunsuz ve anayasaya aykırı nitelenip, sonuçlarına kesinlikle karşı konulacağı açıklanmış olsa da, Katalonya bölgesinde yapıldı, 1 Ekim günü.. İspanya güvenlik güçlerinin oy sandıklarına ve oy verenlere baskınlar yapıp, şiddetle saldırmasına rağmen..

Ve amma, yüzde 93’ü bağımsızlık için ‘Evet’ demiş olsa bile, seçmenlerin sadece  %44’ü oylamaya katılmıştı. Buna rağmen, Katalon lider Carles Puigdemont 10 Ekim günü bağımsızlığı ilân edeceğini açıkladı. Ama, son anda, bu açıklamayı askıya aldı. Çünkü sadece İspanya değil, bütün Avrupa’nın yeni bir ateşin içine atılma tehlikesiyle yaşanıyordu.

***

Sovyetler Birliği dağılırken de, Tataristan’da da referandum yapılmıştı, ama bağımsızlığın ne zaman ilan edileceği, Tataristan Meclisi’ne bırakılmıştı. 26 senedir hâlâ da öylece duruyor.

***

Umulur ki, ortalığı kan gölüne ve yangın yerine çevirmesi kesin olan bu gibi kararların askıya alınması yolunu Barzanî de dener. Bu aklın da gereğidir.

kaynak: STAR

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA