Yazar : 282 Şevket Hüner - Çıt. Çıt. Çıt…
22 Ekim 2017 Pazar

Çıt. Çıt. Çıt…

Şevket Hüner

09-10-2017 12:47

Çıt. Çıt. Çıt…

Yıl 1993 tabii ki Milattan Sonra

Aylardan, ne önemi var ki

Artık ne mehtabı seyrediyorum

Ne de hilal ile başlayan bir orucum var

Günlerden…52 benzeri olan bir sendrom günü

Saat… Mesai kabilesinin işe gitme vakti

Ruhum büyük bir güçle ittiriyor zamanını satmak istemeyen ağır gövdemi

Yer otobüs durağı

O zamanlar belediyenin sıkıştırarak geciktiren otobüsleri var

O da nesi!

O hengâmede ‘çıt çıt çıt! diye bir ses işitiyor hissizleşmeye yüz tutmuş yüreğim,

Kalabalığın içinden sıyrılmaya çalışan bir kör…

“Yoksa sabahın körü bu mu?” diye araya giriyor zevzek yönüm…

Aslında itiş kakış otobüse binmeye çalışanların hepsi kör…

Ama o, sadece gözleri görmez bir Âmâ.

Hemen yaklaşıp “yardım edebilir miyim?” diyor, samimiyetimin son kırıntıları

‘Hayır’ diyor kararlıca… “Beni büfenin önünde bırak ve gerisine karışma”

Söylemi sertçe, acınmaktan bıkmış asıl acınacak olanlardan

Nefsim, vicdanımı sıkıştırmak için diyor ki;

‘Bu istenmeden verme ahmaklığı ile yaşlandın gittin’

Tekrar katlanabilir bastonunu yere vuruyor… Çıt çıt çıt…

Gamlanıyorum…

Ne yazık ki benim hayata katlanabileceğim, katlanabilir hiçbir aletim yok…

Sonra niçin merhametime bu kadar sert çıktı diye hayıflanmakla meşgul nefsim,

Bir taraftan da ‘acaba ne halt edecek bu hengâmede’ diye meraktan otobüse binemiyorum

O karanlığa inat ‘Çıt, çıt, çıt’ diye vuruyor yere… Ama aslında beynime

Bir ara yüzüne bir tebessüm yerleşiyor… Anlayamıyorum…

Neydi göremediği halde onu mütebessim kılan şey?

Yoksa şaşkınlığımı izliyor da eğleniyor mu? ‘Hayır hayır’

karanlığın aydınlığında yürüyen bir kör kalabalığı yararak ilerliyor…

O da ısrarla diyor ki; ‘Çıt, çıt, çıt da çıt, çıt’

Ve bu naif ‘Çıt, çıt, çıt’ lar onları belli bir koordinatta çarpıştırıyor.

Simalarını saran buluşmanın sevinci beni de sarıp sarmalıyor.

Görememelerine rağmen karanlığın aydınlığında kavuşanlar...

Biri durduğu yeri biliyor ve karanlığa inat bekliyor,

Ötekinin, aradığına yaklaştırıyor tüm gürültülere rağmen çıkardığı o naif sesler.

Ve sözleştikleri yerde ve zamanda tüm olumsuzluklara rağmen buluşturuyor yaradan.

Sonra kavuşturan Asa’ları birinin sağ, ötekinin sol elinde

Birinin kalbi tarafındaki eli diğerinin sağ kolunun ta içinde

Hep birden gidecekleri yöne doğru mütebessim, ‘çıt, çıt, çıt da çıt, çıt’

Ahenkle, kardeşçe, kavuşturmadığı söylenenen tüm aşılmazlıklara inat

Her halde bu olmalı beraberce dönülen İstikbali kıble…

Ve bildiğimi sandığım alfabem karışıyor…

A-be-ce diyeceğime… Diyorum Abese… Ve tevella…

YORUMLAR
  • Ahmet Pala   12-10-2017 16:18

    Kalpler birleşince, kalpler konuşunca, elbette şeytanın çeteleri acze düşer...

  • Mustafa Öner   12-10-2017 16:11

    Allah'ın kalplerini buluşturdukları karşısında tüm şeytani çeteler azce düşmüştür, düşecektir!

  • Mehmet Aktaş   10-10-2017 11:34

    Eline yüreğine sağlık Üstadım!.. ‘Bu istenmeden verme ahmaklığı ile yaşlandın gittin’ Biliyoruz yaşlandın ama kalabalıkta karıncanın ayak sesini duyacak hassasiyetin hala dipdiri, hiç değişmemiş... Rabbim ölünceye kadar da hiç değiştirmesin...

  • Osman Şahbaz   09-10-2017 19:51

    Eyvallah,her bir çıt çıt çıt, yeni bir başlangıç değil midir?

  • abdulaziz tantik   09-10-2017 15:16

    yüreğine sağlık, güzel şiirsel bir betimleme olmuş, harika... olayın özü bu... bu kadar gürültü içinde o gürültüye takılmadan buluşmak için sadece gözlerimizi kapatmamız yeterli demek ki...

  • İbrahim ÇAYCI    09-10-2017 13:19

    Eline sağlık abim

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA