Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - İbrahim, Rüya, İsmail(ler) ve Kurban
20 Eylul 2018 Perşembe

İbrahim, Rüya, İsmail(ler) ve Kurban

Bünyamin Doğruer

31-08-2017 11:27

İbrahim, Rüya, İsmail(ler) ve Kurban

Kurban İslam geleneğinde hepimizin bildiği gibi, Allah’a manen yaklaşmak için bir hayvanı kesmek suretiyle yapılan bir ibadettir. İslam’da esasen bütün ibadetlerin özünde, bir olan Allah’a yaklaşma boyutu olduğunu söyleyebiliriz. 'Onların ne etleri nede kanları Allah’a ulaşır fakat O’na ancak sizin takvanız ulaşır'n(Hac 22/ 37) Bu ayet İslam’da genel olarak bütün ibadetlerin özel olarak ta kurban ibadetinin altında yatan derin felsefeyi ifade eder.

Kurban, Allah’ın ihtiyaç duyduğu bir şey değildir. Kurbana ihtiyaç duyanın Allah değil, sadece insandır. Çünkü kurban, insanın içine yerleşmiş olan ve onu içten içe kemiren putları kırmasını sağlayan, insanı bu putların ördüğü zindan duvarlarından kurtaran bir eylemdir.

Ali Şeriat-i’nin deyimiyle kurban, insanın içindeki putları, kötülükleri yok etmek için uygulanan bir eylemdir. Bunun yolu Hz. İbrahim gibi en değerli varlığını, muhtemelen insanın içine konulmuş ve insanı özgürce tercihlerini yapmaktan men edilebilecek görünür dünyanın kısıtlayıcı sınırlarının ötesini görmekten men edilebilen bağlarını feda etmektir. Bu nedenle kurban kişinin en değerli varlığını sembolize eder.

Müslümanın kestiği kurban, canının, evladının malının neyi çok seviyorsa onun sembolü olmaktadır. Ey kurban kesen kişi, İbrahim gibi davranacaksın. O oğlu İsmail’i kurban etmek için Mina’ya getirmişti…

Peki senin İsmail’in kim veya ne? Mevkiin mi, şerefin mi, mesleğin, paran, evin, çiftliğin, araban, yatın, katın, villan, aşkın, sevgilin, ailen, sosyal sınıfın, sanatın, elbisen, ismin şöhretin, gü-zelliğin, gençliğin… hangisi? Sen bunları çok iyi bilirsin… ne olursa olsun kurban etmelisin…

Bazı ipuçları verelim, inancını ne zayıflatıyorsa, gitmekten ne alıkoyuyorsa, sorumluluk kabul etmekten ne çekip çeviriyorsa, kendi kendinle olmana ne sebep oluyorsa, çağrıyı duymana ve gerçeği itiraf etmene ne engel oluyorsa, kaçmaya ne zorluyorsa, rahatın için bahaneler bulmana ne yol açıyorsa, seni ne kör, ne sağır ediyorsa işte odur kurban edeceğin. Allah sevgisi için diğer tüm sevgileri kurban edebi-leceğin tek bir şey olduğunu düşün, işte bu senin İsmail’indir. İsmail’in bir kişi olabilir, bir nesne, rütbe mevki ve bir zayıflık bile olabilir. Ama İbrahim için o oğluydu…

İslam’da kurban, kulun Allah ile ilk yapacağı menfaat pazarlığına malzeme olarak görülmez. Kur-banın özünde teslimiyet vardır ve bu teslimiyet her şeyden önce her türlü pazarlık mantığını dışlar.

İbadetleri anlamlı kılan niyet ve kasıtlarıdır. Kurban ibadetinde de Müslümanların riyadan her türlü nefsi gösterişlerden, zaaflardan uzak durması gerekir. Çünkü bunlar içinde gizli şirk taşırlar…

Kurbanın sırrını ancak İbrahim’i bir teslimiyet içinde olanlar anlar. Şeytanı ezip geçenlerin bayramı olduğunu Allah’ı dost edinmişler anlar.

Kurbana samimi yaklaşalım, ihlasla çağıralım, neyse artık kurbanınız, elimizdeki bıçağa koşa koşa gelecek mi… Bıçak ki, bir yüzünde sevinç, bir yüzünde acı… Kurban, vuslat sevincinden gözlerini kapa-yıp ben hazırım der mi…

Önce nefsini kurban eden kişi

Kurban ettiğini sevdiğinden emin misin?

Neyi kestiğinden neden kesildiğinden… Sevdiğin için mi kesiyorsun, sevdiğini mi kesiyorsun…

Sevdiğini kendi rüyan uğruna mı, yoksa başkalarının hayatını tatmin için mi kesiyorsun…

İbrahim’in ki bir rüyanın eseriydi, seninkiyse riyanın

İşin gücün et ile kanla, koyunla, keçiyle, inekle et yiyip, et dağıtmakla...!

Etleri göğe fırlatıyorsun kabul edilir sanıyorsun ama her defasında gökten üzerine kan yağıyor ne et ne kan semaya ulaşmıyor… Hangi rüya uğruna neyi kesiyorsun… Rüyan ne ki kurbanın ne olsun… Rüyan kadar kurban kesebilirsin. Düşün kadar, düştüğün kadar…

İbrahim gördüğünü kurban etmek istedi

Ne rüyam var ne önümde kurbanım,

Unutmayalım,

Var olmak yok olmayı göze alabilenlerin işidir

Kurban ile bütünlük duygusuna ulaştığımızda, artık mumda biziz, deli divane pervanede…

İbrahim bıçağı tutuyor ve İsmail boynunu uzatıyorsa aşık maşukunu bulmuş, bütünlüğün şöleni başlamıştır.

Bıçak tene işlemiyorsa o da kendi dilince şölene katılmış demektir.

Bir yara doğru yerde açılmış ruh konukluğa gelmiş demektir.

Sabrın, tevekkülün, teslimiyetin ve dostluğun abidesi Hz İbrahim’in bilinciyle Allah’a yakın olmak, yaklaşmak cehd ve kararlılığı içinde olmak duası ile fedakarlıklarımızın tarihini varoluş sancımıza katan Allah’a hamd olsun. Bütün Müslümanların kalbi bayramla dolsun…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA