Yazar : 254 Rasim Özdenören - Asalet ile süflilik
24 Ekim 2017 Salı

Asalet ile süflilik

Rasim Özdenören

10-08-2017 08:54

Asalet ile süflilik

Bir siyasal parti başkanı yabancı bir basın organının Türkiye üzerine yönelttiği soruları cevaplandırırken Türkiye’nin turistler açısından güvenilir bir yer olmadığını vurgulamış. (Benim için önemli olan o parti veya o kişi olmadığından isim zikretmiyorum).

Bu bir bilinç sorunudur.

Kafa karışıklığına musap olup olmama sorunudur...

Bu bir zihinsel sefalet ve süflilik örneği...

Buna karşılık şu örnekler de var, Churchill’e izafe ediliyor, diyor ki: “Ben yurtdışındayken ülkemdeki yönetimi asla hedef alan sözler söylemem, ama İngiltere’ye dönünce muhalefet görevimi eksiksiz yaparım.”

Ülke çıkarını kendi kişisel çıkarının önüne koyup koymama bilincidir bu...

İmdi hangi tutum söyleyene şeref kazandırır?

Ülkesinin çıkarını, kendi hasis çıkarı uğruna feda edenin tutumu da unutulmaz. Ama bu unutulmama zemzem kuyusuna işeyen adamın halini anımsatır. O kişinin adı sanı bilinmiyor bu gün. Ama işlediği denaet anılıyor...

Ülkesinin geleceği için kendi istikbalini riske atan insanlar da yaşadı dünyamızda.

Başkan Abraham Lincoln’ı anımsayalım. Onun, Amerikan iç savaşı esnasında ortaya attığı tutumu muhteşemdir. Lee’nin ordusu çekiliyor. Amerikalı komutan Meade, Lee’yi takip etmeye tereddüt ediyor. Başkan Lincoln, emrindeki General Meade’e, başkomutan sıfatıyla bir mesaj gönderiyor. Mesaj şudur: “Gönderdiğim mesaj bir vesika değerinde değildir. Teşebbüsünüzü başarırsanız, bunu ifşa etmenize gerek yoktur. Fakat başarısızlıkla karşılaşırsanız ondan yararlanabilirsiniz. Demek ki, başarı gösterirseniz bu işin şerefi size ait olacaktır. Aksi takdirde bütün mesuliyeti ben üstleniyorum.” Buyrun. Kişinin kendi zati haysiyeti mi ön alırmış yoksa ülkenin genel çıkarı mı?

Bir de Hz. Muaviye’nin tutumunu anımsayalım...

Bizans İmparatoru Heraklius Hz. Ali ile Hz. Muaviye’nin ihtilafından istifade ederek Şam üzerinden Müslümanlara karşı bir ordu hazırlıyor. Haber yayılır yayılmaz Hz. Muaviye imparatora şu mektubu gönderiyor:

“Ey Bizans imparatoru, eğer Müslümanların üzerine bir savaş ilan edersen, sahibimle (yani Hz. Ali ra ile) derhal barışırım ve onun başkanlığı altında onun ordu kumandanı olarak senin üzerine ben gelirim ve kerim olan Allah’a yemin ederim ki başşehrin olan sisli dumanlı Konstantiniye şehrini yıkıp yakıp kömür ederim. Ve havucu yerden çıkardıkları gibi seni memleketinden çıkarırım ve dağlarda domuz çobanı yaparım.” (Ahmet Cevdet Paşa, Kültür B. Y. Cilt III, s. 70).

Bu mektubu alan Heraklius derhal bu işten vazgeçmek zorunda kalır...

Asalet ile süflilikAsalet ile süflilik farkı... Ne kadar dramatik!

kaynak: yenisafak.com

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA