Yazar : 477 Mehmet Beyhan - Suriye Krizinden Yeni Bir Aktör Mü Doğuyor?
20 Agustos 2017 Pazar

Suriye Krizinden Yeni Bir Aktör Mü Doğuyor?

Mehmet Beyhan

07-08-2017 20:02

Suriye Krizinden Yeni Bir Aktör Mü Doğuyor?

Ortadoğu’da ‘Arap Baharı’ olarak isimlendirilen ama gelinen süreçte, Tunus hariç diğer tüm ülkelerde iç çatışmalarla şehirlerin harabe haline geldiği, insanın yüreğini yakan, katliamlara sahne olduğu hepimizin malumudur.

Arap Baharı olarak ortaya çıkan bu süreç Tunus, Libya, Mısır ile birlikte Suriye’yi de etkilemiş ortaya çıkan kriz iç çatışmalara sebep olmuştur. Sonuçları, Türkiye başta olmak üzere tüm bölge ülkelerini etkilemiştir.

Suriye’de gelinen nokta da ise artık rejim ile halk arasında yaşanan sorun olmaktan çıkmış küresel aktörlerin güç mücadelesine dönüşmüştür.

Bu güç mücadelesinin etkili aktörlerine baktığımızda ABD, Rusya, İran ve Türkiye’dir. Esed rejimi, PYD, İŞİD, Özgür Suriye Ordusu ve diğer aktörler de büyük güçlerin güç mücadelesinde denge unsuru olarak kullanılan aktörlerdir.

Suriye krizinin Türkiye üzerinde oluşturduğu etkisine baktığımızda, hem ekonomik hem de güvenlik açıdan büyük etkileri olmuştur. Dolayısıyla iktidarın uyguladığı politikalar halk üzerinde direk etkisi olduğu için kamuoyu Suriye politikalarını yakından takip etmesine sebep olmuştur. Türkiye için Suriye, sadece bir dış politika alanı olmaktan çıkmış, aynı zamanda bir iç politika konusu olmuştur.

Suriye krizinin İran üzerindeki etkisini analiz ettiğimizde ise güvenlik kaygılarının ön planda olduğunu görüyoruz. Yeri gelmişken aydınlarımızın büyük çoğunluğu, İran’ın Suriye politikalarını analiz ederken hep İran’ın Suriye yaklaşımını ‘’Şii‘ilik’’ üzerinden eleştirirler. Ben bu yaklaşımı gerçekçi bulmuyorum.İran, toplumu motive etmek için mezhebi kullanıyor. Eski devirlerde de günümüzde de devletler toplumu motive etmek için dini, mezhebi, etnisiteyi toplumLARI motive etmek için kullanırlar. Eğer İran için mezhep çok önemli bir konu olmuş olsaydı, Ermenistan - Azerbaycan meselesinde Müslüman Şii Azerbaycan’ın yanında yer alır, Müslüman olmayan Ermenilerin karşısında olurdu. İran’ın Ermenilerin yanında yer almasının nedeni de güvenliktir. Suriye’ye yaklaşımı da güvenlik nedeniyledir.

Diğer iki büyük aktör olan ABD ve Rusya’nın Suriye’ye yaklaşımları ise küresel güç mücadelesinin bir sonucu olarak çıkarlarını korumak içindir.

Suriye krizi başladığından bugüne kadar incelediğimizde, bölgedeki denge ve dinamiklerin sürekli bir değişime uğradığını gözlemliyoruz. Suriye’de etkin aktörler ABD, Rusya, İran ve Türkiye birbiriyle çekişirken, Çin’in etkinliğini sessizce artırarak yeni bir aktör olarak doğduğunu görüyoruz.

Geçen Mart ayında, Çin sessizce askerlerini Suriye’ye göndererek, Esed rejiminin askerlerine eğitim, sağlık ve lojistik destek verdiğini sızan haberlerde okumuştuk. Çin’in bu desteği askeri olarak, sınırlı olsa da ilk defa Ortadoğu coğrafyasına asker göndermesi güç dengesi bakımından oldukça önemlidir.

China Daily adlı Çin’in resmi haber sitesine göre Çin, Suriye’deki çatışmaları durdurmak için özel temsilcisini Xie Xioyan’ı Şam, Beyrut ve Amman’a gönderdiğini yazıyor. Anlaşılıyor ki Çin, siyasi olarakta etkin olmak istiyor. Ayrıca Çin, Suriye’nin harap olmuş şehirlerin yeniden yapılanmasında da etkin rol almak istiyor. Görüldüğü gibi Çin’inde bölgeye yaklaşımı diğer küresel güçler gibi çıkar odaklı etkin bir aktör olmak istiyor. Gelecekte Çin eğer Ortadoğu’ya hâkim olma şansı yakalarsa Türkiye Uygur Türklerini Çin’e karşı savunursa, Çin’de buna karşılık PKK’ya destek vereceğini tahmin etmek zor değildir.

Burada üzerinde önemle durulması gereken ülkelerden biri de İsrail’dir. Arap ülkelerinde olup biten hadiselere karşı sessiz duran Siyonist İsrail, gittikçe etkinliğini Arap ülkelerinde artırıyor. Middle East Eye’de çıkan bir habere göre İsrail Libya’nın en güçlü liderlerinden biri olan Khalifa Haftar ile işbirliği yapıyor. Ayrıca Sisi yönetimiyle olan ilişkilerini de unutmamak lazım. İsrail’in bağımsız Kürdistan’ı desteklemesi, önce Kürtleri diğer milletlerden koparıp sonrada Filistin’de Araplara yaptığını Kürtlere yapmayacağının bir garantisi var mıdır?  

Türklerin, Farsların, Arapların, Kürtlerin, çıkarları birlik ve beraberliktedir. Bölgesel rekabetleri bir kenara bırakıp, sorunlarımıza kalıcı çözüm bulamazsak dün Amerika ve İsrail’i suçlarken, yarın da yeni bir aktör olarak Çin’i ilave edeceğiz ama bölgemizde kan ve gözyaşı akmaya devam edecektir.

YORUMLAR
  • Ali Fikri Feyizoğlu   16-08-2017 16:41

    Elinize sağlık güzel şekilde konuya değinmişsiniz ancak kime göre bahar ki... arap baharı dedikleri araplara yıkımdan başka ne geti rdi ki... bu olsa olsa arap kışı olur. suriye koridoru çok ve çok önemli özellikle iblid ve afrin kısmı burasına muhakkak Türkiye mudahale etmeli. çünkü fırat kalkanı operasyonunun hayatta kalabilmesi için bu iki bölgeye mudahil olmaz Türkiye'nin bekası için olmazsa olmazı. ABD yandaşı törerislere 1040 tır dolusu silah yardımını niye yaptı ki...

  • Bekir   11-08-2017 16:11

    Gerçekten iranı neden masum gösterdiğinizi anlamadım?

  • Ümit Aslan   09-08-2017 16:58

    Değerlendirmeniz çok mantıklı ancak irana karşı net bir tutum takınmamanıza çom üzüldüm. Çok iyi niyetlisiniz ama İran, zannettiğiniz gibi değil Çin ve İsrail faktörüne dikkat çekmeniz gerçekten önemli.. Emeğinize sağlık

  • Ramazan oruç   09-08-2017 16:50

    Yazınız çok güzel ama sanki biraz iranı masum göstermeye çalışmışsınız. Belki de ben öyle hissettim

  • Mehmet Beyhan   08-08-2017 17:02

    Sevgili Hasan hocam, şahsınızda yazılarıma ilgi duyan tüm dostlara teşekkür eder, saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Öğretim Üyesi hocamıza da saygılarımı iletiyorum. Sizin de takdir ettiğiniz gibi, tüm güzellikler Allah'tan dır. Ona sonsuz Hamd olsun.

  • Dr Hasan Öz   08-08-2017 16:28

    Güzel bir değerlendirme aynı zamanda çok gerçekçi tespitlerde bulunmuşsunuz. Örneğin İran hakkında ki tespitinizi çok gerçekçi buldum. Çin ile ilgili söyledikleriniz sanırım ilktir. Sizden başka Çin faktöründen bahseden yoktur. Ama siz Astan'a görüşmelerin neticesinde Libya'da Rus faktörüne dikkat çekmiştiniz ve öyle de oldu. Bir önceki yazınız Üniversite'de Öğretim üyesi bir dostum yazınızın Linkini bana gönderdi:) Yazılarınızın ciddiyetle takip edildiğini bilmeni istedim.. Sizi tebrik eder başarılarınızın devamını diliyorum..

  • Betül Kocaman   08-08-2017 00:30

    Güzel tespitler ve analizler yapıyorsunuz. Elinize sağlık..

  • İsmail Altun   08-08-2017 00:26

    Dikkatimi çekti, siz Katar ile ilgili yazınızda da Çin faktörüne dikkat çekmiştiniz. Ayrıca, İran konusunda ya İran ne olursa olsun savunuluyor ya da şeytanlaştırılıyor. Ama siz meseleye tarafgirlik üzerinden değil de akıl ve mantık yürüterek, zekice tespitler yapıyorsunuz. Aklınıza, mantığınıza, zekanıza bereket olsun..

  • Kasım Oktay beyhan    07-08-2017 23:41

    Dunyadaki guc savaslari musluman kani dokulerek dengeleniyor. Çin ekonomik gücünü percinlemek için herkesle pazarlık yapabilir. Yazınız çok önemli teşekkür edigorum

  • Kasım Oktay beyhan    07-08-2017 23:36

    Yazılarınız bizim için aydınlatıcı oluyor. Yazılı ve görsel medyada Ne kadarda lanse edilmesede Çin cok onemli bir güç faktörü

  • Ömer Yılmaz   07-08-2017 23:30

    Güzel bir değerlendirme olmuş. Elinize sağlık

  • Yusuf şener   07-08-2017 21:36

    Çin yeni bir ayrıntı üzerinde durulması gereken bir durum bu öneme dikkat çektiğin için teşekkürler

Diğer Yazıları

Günün Makaleleri

ANKET - ARAŞTIRMA