Yazar : 282 Şevket Hüner - Öbür Gün
27 Temmuz 2017 Perşembe

Öbür Gün

Şevket Hüner

17-07-2017 11:16

Öbür Gün

Dün, bugün, yarın bizim en sık başvurduğumuz zaman ölçüleridir. Dün geçmişi, yarın geleceği işaret ederken tek değişmez zaman dilimi bugündür. Hayatımızdan bahsederken yaptıklarımız düne ait, hedeflediklerimiz ise yarını simgeler. Bir de bu tanımlamalara eklenmiş yeni bir zamanlama öbür gündür. Buna göre yarını garanti görüp ondan sonraki gün neler yapılacağı planlanır. Aslında yarını garantilemek için dünü ve bugünü harcayanların tek hedefi, öbür güne ulaşmaktır. Bunun seküler, tek dünyalılara has isimlendirmesi uzun bir ömür sürmektir.

 

Ama (şunu daima hatırlasınlar ki) Biz bir insanın ömrünü uzatırsak, aynı zamanda onun güç ve yeteneklerinde (yaşlandıkça) bir azalma meydana getiririz; (buna rağmen) hala akıllarını kullanmazlar mı? (Yasin/ 68) Ayetine göre uzun yaşamak öbür günü görmek için yeter şart değildir. Zira günden güne yaşlanacak ve insanlara muhtaç kalacaktır. Yani dünyadaki yarın, elden ayaktan düşmektir. Tıbbi araştırma fonları aslında öncelikle yarının acziyetini gidermenin yanında öbür günü görmeyi engelleyen belirsiz eceli geciktirme çabası olarak özetlenebilir.

 

(Azaptakilere:) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye soracak. "Orada bir gün kaldık, yahut bir günden daha az; bunu (zamanı) saymasını bilenlere sor" derler. (Mü'minûn/ 112-113) Ahireti hesaba katmamış seküler insan, dünü yani yaşadığı hayatı savunurken ömrünün ancak bir gün veya daha kısa bir zaman dilimi olduğunu söyler. Yani kişi ölünce dün ve yarın bitmiş her şeye bugüne dönüşmüş daha doğrusu bir güne evirilmiştir.

 

“Derken (günü gelince) onları uykudan kaldırdık; ve (olup biteni) birbirlerine sormaya başladılar. İçlerinden biri: "Bu şekilde ne kadar kaldınız?" diye sordu. Ötekiler: "Ya bir gün ya da günün bir kısmı kadar" dediler…” (Kehf / 19)  Kehf Asabı, süresini ancak Allah’ın bildiği uzun uykularından uyandırıldığında geçen süreyi ölçülendirirken önceki ayete bahsi geçen cehennemliklere benzer bir açıklama yapmaları sizce de manidar değil mi? Mazideki fotoğrafa bakan, yılların ne çabuk geçtiğini anlatmak için “daha dün gibi” demez mi? Bütün yaşadıklarımız dündür ama bizi yarında yani hesap gününde beklemektedir. Salası okunanın dünya hayatı dün, hesap günü bugün, cennet ve cehennem yarınsa öbür gün ne zamandır? Bu açmazı bilen atalar  nur içinde yatalar, dün ve bugünün dünya, yarının ahiret olduğunu bilir, sonsuz azap ve mükafatın görüleceği yere öbür dünya derlerdi.

 

Peki, dünya hayatı bir günden oluşuyorsa Kuran’a göre en uzun gün ne kadar sürecektir?

 

Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.” (Ve Allah): "Tamam, sen artık mühlet verilenlerden oldun" diye buyurdu. (A'raf / 14) Dünya hayatında en uzun süre iblise verilmiştir. Yani başlangıçtan son güne kadar yaşamış olan iblis bile ancak bir gün yaşamıştır. O yarından korkmaktadır çünkü onun sonu cehennemdir.

 

Dünyanın kendi ekseni etrafında bir kere dönmesine bir gün diyoruz. Bir günün belli bir kısmı gündüz diğer kısmı gecedir. Yani herkes bazı şeyleri gözler önünde bazı şeyleri ise karanlık mekanlarda yapar. İşte yarın, hesap gününde gizli ve açık bütün yaptıklarımızdan sorulacağız.

 

Peki yarını garanti gösteren ‘öbür gün’ açmazını reddetmenin Kuran’a göre yolu nedir?

 

Ve bir şey hakkında, «Ben bunu elbette ki, yarın yapacağım,» deme. Ancak ‘İnşaallah (yapacağım)’ de. Ve unuttuğunda Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.» (Kehf /23-24) Yarına ulaşmak ancak O’nun izin vermesiyle mümkündür. Misalen pazar günü ölen için pazartesi yoktur. ‘Öbür gün’ adlı yarını garanti gören sapmadan kurtulmanın yolu, Allah’ın izin verdiklerini yapmak, yasaklarında diretmeyip tövbe etmek olan ‘İnşaallah’ şuuruyla yaşamaktır. İnşaallah şuurunu reddedenin akıbetini merak eden, “bahçe sahiplerinin” kötü sonunu Kalem suresinden öğrenebilir.

 

Sahi dostum, yarın ne yapmayı planlıyorsun? Öbür gün nerede buluşacağız?

YORUMLAR
  • ismail çalışkan   19-07-2017 08:43

    esselamunaleyküm saygıdeğer abicim alışkanlık oldu artık sizi sürekli takip ediyorum.RABBİM nasib etti rahmetli ALİYA izzetbegoviç e ve sayın cumhurbaşkanımıza 9 yıl tercümanlık yapmak nasib oldu bu kardeşine ALİYA DAN sonra birkaç alim ve yazarı takib etmeye çalışıyorum sizide takip ediyorum güzel ve derin yazılarınızı bekliyoruz.ALLAA EMANET..

  • Mehmet Beyhan   18-07-2017 13:58

    Her zaman ki gibi yazınızı, uyarıcı, düşündürücü ve çok faydalı buldum. Toplum olarak bu tür yazılara her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Kendi iç dünyalarında güçlü olmayan bireylerin oluşturduğu bir toplum, dışarıya karşı da güçlü olamazlar, insanlık ailesine ışık olacak güzel medeniyetlerde kuramazlar. Rabbim amellerimizi rızasına uygun kılsın. Emeğinize sağlık hocam

  • Akif Ezerbolatoğlu   17-07-2017 22:33

    İnce ama önemli detaylarla ufkumuzu açıyorsunuz.Büyük resme karakterini veren detayları çoğu zaman kale almıyoruz oysa ki. İyi ki varsınız hocam!

  • ibrahim çaycı   17-07-2017 15:15

    Şahane bir yazı...

  • Mustafa Öner   17-07-2017 13:51

    Kahvaltı esansında şiddetli bir patlama meydana geldi ve yangın çıktı, çay bardakta ve yenmeyi bekleyen kahvaltılıklar tabaklarda! Ölmedik ve şimdilik rahatsız eden gaz soluyoruz, hala bugündeyim! Anladım ki her an bombalamalar ile muhatap olmak çok ağır ve anladım ki yarın çok zor geçecek!Ve o gün ki bugünü yazar mı rabbim bilmiyorum, kısmet olursa birlikte teneffüs ederiz!

  • Güven Çakar   17-07-2017 11:28

    Dostum, Yarın yine müslümanlığa gayret etmeyi, öbür gün Allah'ın cemalini seyirde sizlerle buluşmayı niyetliyorum inşa Allah. Selam ve dua ile.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA