Yazar : 477 Mehmet Beyhan - Tarihi 15 Temmuz Hatırası
21 Kasim 2017 Salı

Tarihi 15 Temmuz Hatırası

Mehmet Beyhan

14-07-2017 19:47

Tarihi 15 Temmuz Hatırası

Bu yazıyı size yazmıyorum zira siz 15 Temmuzu yaşadınız. Bu yazıyı gelecekteki kardeşlerime bir hatıra olarak yazıyorum. Çünkü toplumsal olayları, gelecek kuşaklara aktarılma araçlarından biri de hatıralardır.

15 Temmuz kanlı darbe kalkışmasını birçok kişi yazdı, yazıyor ve daha da çok yazılacak. Bu kanlı sinsi kalkışmaya birçok açıdan bakılarak boşluklar doldurulabilir.

Milletlerin tarihinde, zamanı tarih haline getiren, önemli sosyal ve siyasal olaylardır.  Olayların gerçekleştiği bir zamanı, zemini, hedefi ve tarafları vardır.

Kanlı hain darbe kalkışmasının zamanı 15 Temmuzdu. Zemini Türkiye üzerinden tüm ümmet coğrafyasıydı. Amacı, ümmet coğrafyasına liderlik etme potansiyeline sahip cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirip ülkeyi iç terör ile istikrarsızlaştırmaktı. Tarafları ise; işbirlikci millet düşmanları ile milletin kendisiydi.

Tarih, 15 Temmuz 2016’yı gösteriyordu. Yoğun bir günün sonunda herkes yorgun argın evine dönüyordu. Haber kanalları, Boğaziçi köprüsünün iki yakasını tutan askerleri gösteriyordu. Ajanslar terör ihbarını aldıklarını zannediyordu.

Çok geçmeden mesele anlaşıldı. Haberi veren başbakan Binali Yıldırım‘’ Bu, asker elbisenin içine gizlenmiş FETÖ teröristlerin millete karşı darbe kalkışmasıydı’’ dedi. Bu haber toplumda bir şok dalgası yarattı. ‘’Şaka mı bu? Böyle bir zamanda olur mu böyle saçmalıklar?’’ Başta millet buna ihtimal vermek istemese de işbirlikcilerin planı tüm çıplaklığıyla ortadaydıAsla ülkeyi bunlara teslim etmeyeceğiz’ haykırınca toplum çabuk toparlandı. Millet tarihinin en ağır imtihanıyla karşı karşıyaydı. Şimdi milletin önünde iki yol vardı. Ya işgalcilere teslim olup zilleti yaşayacaklardı ya da insanlık vicdanında asırlarca saygıyla anılacak soylu bir direniş için sokağa çıkacaklardı.

15 Temmuz, iyi ile kötünün, yanlış ile doğrunun, güzel ile çirkinin, günah ile sevabın, adalet ile zulmün, hak ile batılın, asalet ile soysuzluğun, özgürlük ile köleliğin, korku ile cesaretin kısacası tüm zıtlıkların savaşıydı. Kötülüğü işgalciler, iyiliği direnenler, temsil ediyordu. Ancak bir sorun vardı ki Milletin Adamından henüz bir haber yoktu. Millet patlamaya hazır bir bomba gibi Adamından talimat bekliyordu.

Nihayet beklenen haber geldi! Milletin Adamı CNN’e bağlanarak tüm Türkiye’ye seslendi! Bu işgal hareketine karşı, milletini sokağa davet etti! Artık olan olmuş gerisini işgalciler düşünecekti, bu işin sonu ya zafer ya şehadetti!

Artık başkaydı o gece gök ve yer, Millet Adamının talimatıyla çıktı sokaklara birer birer. 15 Temmuz gecesi karar günüydü, namus günüydü, ölüm korkusunun öldüğü güne şahitlik ediyordu her yer. Millet, dinine diyanetine, vatanına, geleceğine, liderine, sahip çıkarken, korkmaya başlamıştı işgalciler. Her düşünceden, her yaştan, topyekûn millet kükreyince, işe yaramadı işgalcilerin elindeki ölüm kokan panzer. Kalpler de iman, diller de yüksek sesle ‘ALLAHU EKBER’. Gönül coğrafyamızda direnen bu millet için duaya kalkmıştı eller. Çıplak elle en ağır silahlara karşı verilen amansız bu direnişi, tam olarak anlatmaya yeter mi kelimeler? Can ve mal pahasına işgalcilere karşı direnen bu kahraman milleti, acaba nasıl anlatacak tarihler? Dinine, vatanına, kaderine, geleceğine ve liderine kısacası tüm değerlerini korumaya azmetmiş bu millete, ne yapabilir ki işgalciler?

Ezdi tankları, şehitlerin tertemiz bedenleri. Çevirdi şaşkına işgalcileri, milletin direniş ruhu ve azmi. Her bir fert, Akif’in deyimiyle Kükremiş sel gibiydi’ İşgalcilere karşı verilen bu soylu direnişin sonunda evrensel kader değişmeyecekti. İyiler kazanacak kötüler kaybedecekti. İşgal ve kargaşanın karanlığı şafakla beraber zafere evrilecekti.   

Beklenen haber geldi. Milletin Adamı Atatürk Havalimanına inmişti. O anki coşku görülmeye değerdi. Sevgi ve heyecanın dorukta olduğu zamanlar, kelimeler yetersiz kalınca ancak davranışlar anlatabilirdi o hali ‘İşte ordu işte komutan! Dik dur eğilme bu Millet seninle!’

Milletin Adamı milletiyle beraberdi. Zirveye çıkmıştı heyecan ve coşku. ‘’ Ben milletimle beraberim’’ diyordu. Lider kükredikçe alçaklar da Milleti ve Adamını korkutmak için alçak uçuş yapıyordu(!) Münafıklar bilmiyorlardı ki iman etmiş bir kalpte korkuya yer yoktu. Nihayet bir işgal hareketi liderin feraseti milletin cesaretiyle başarısızlığa mahkûm oluyordu.

Şimdi bu kazanılmış savaşa sahip çıkma zamanı. Her türlü farklılığımıza rağmen kucaklaşma zamanı. Adalet ve ahlak temelinde bir siyaset geliştirme zamanı. Kısır tartışmalar yerine büyük projeler geliştirme zamanı. Herkesin yaptığı işi en iyisini yapma zamanı. Her türlü tefrikadan uzak, birleştirici bir dil geliştirme zamanı. 15 Temmuzu geride bırakırken yeniden düşünme zamanı.

YORUMLAR
  • Sema Birişik   15-07-2017 21:46

    Harika bir hatıra yazısı olmuş..Eline sağlık..

  • Taha    15-07-2017 14:46

    Güzel bir hatıra yazısı olmakla birlikte dikkat çeken ifadeler de var.. Mehmet Beyhan kardeşim, gelecek vaat eden bir beyin.. Başarıların devamını bekliyorum

  • Mustafa Öner   15-07-2017 14:12

    15 Temmuz 2016 Beyaz ve Siyah! 15 Temmuz 2017 Gri ve Kara!

  • Ahmet Menek   15-07-2017 13:10

    Kalemine yüreğine sağlık.

  • Hamza Yılmaz   15-07-2017 12:41

    Elinize sağlık kendimi o gecede hissettim.

  • Bekir   15-07-2017 12:21

    Sade ve güzel bir hatıra yazısı olmuş. Açıkçası çoğu kişinin duygularına tercüman olmuşsunuz.. Eline yüreğine sağlık..

  • Güngör   15-07-2017 01:33

    Yüreğine kalemine sağlık abi adeta Türkiye'nin kalemi Türkiye'nin sesi olmuşsunuz ben şahsım adına böyle bir yazıtı bizlerle paylaşıp okuma fırsatı verdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Allah bir daha bizlere böyle bir olayı yaşatmasin inşallah kaleminiz keskin olması dileğiyle Allah, emanet olun saygılarımla...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA