Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - Hızla Çölleşiyoruz
11 Aralik 2017 Pazartesi

Hızla Çölleşiyoruz

Bünyamin Doğruer

15-06-2017 18:15

Hızla Çölleşiyoruz

Cehalet ve barbarlığın, zulüm ve haksızlığın, sömürü ve emperyalizmin, kaba güç, kuvvet ve otoritenin, demir ve ateşin, çıkar, şehvet ve ihtirasların, beşeri ve hayvani arzu, istek ve dürtülerin egemen olduğu, erdemin, faziletin, insanlığın hidayetin ve emanetin kökünün kazınmaya çalışıldığı bir zaman diliminde hızla çölleşiyoruz…

Dünya fitnesi ümmetin kalbine gireli, içten içe kardeşlik, fedakarlık, feragat ve infak gibi duyguları kemirdi. Allah’ın bizleri yeryüzüne gönderiş gayesini unuttuk, dünyaya daldık, vahşi kapitalizme yenik düştük, lükse daldık, iman ve Salih amel hayatını tehlikeye attık. Dünya nimetlerine aldandık, dünya-nın geçiciliğini unuttuk, tam onu elde ettiğimizi zannettiğimizde o elimizden uçup gitti, boş şeylerde teselli arıyoruz, hızla çölleşiyoruz…

Kültürel emperyalizmin pençesinde keyfiyet ve kemmiyet planında, taklidin kıskacında değersizleştirme, özünü kaybetme bahtsızlığını topyekün yaşıyoruz,  çölleşiyoruz…

İzzet ve şeref müminlerin, zillet ve haysiyetsizlik Kafirlerinken, şimdi zilleti yaşayan bizleriz. Umudumuzda imanımızda yaralı, hızla çölleşiyoruz…

^^Biz istiyoruz ki mustazaflara lütfedelim, onları yeryüzünde varisler kılalım^^(Kasas-5). Bizler kınanan mustazaflar kategorisinde hızla çölleşiyoruz…

Hayat, zulümler, baskılar, direnişler, yıkılışlar, kaçışlar, pazarlıklar, aldanışlar, güller ve dikenler arasında sürekli bize bakmaktadır. Bizler istikbal penceresini kapattığımız için hayatın gerçekleriyle yüzleşmiyoruz, Ahireti pas geçiyoruz, kaçıyoruz ama Allah’a değil! Uçuruma doğru kaçış! Topyekün helaka doğru…

Değerlerin, ilkelerin hatta inançların zorluklar karşısında bir takım kılıf ve mazeretlere bürünerek çabucak başkalaştığı, buharlaştığı bir zaman diliminde çölleşiyoruz…

Yılgınlığın, çözülmüşlüğün bütün toplumsal katmanlara sirayet ederek içselleştirildiği, normalleştirildiği temel bir davranış kalıbı haline getirildiği çağda tükeniyoruz…

Çirkinleşen bir dünyada, barbarlaşan bir dünyada inancın, ekmeğinin küflendiği, ruhların paslandığı bir dünyada hızla çölleşiyoruz…

İnsanların takva elbisesi yerine, cehalet, zillet, zulmet, hizip, grup, fırka, mezhep elbiselerini tercih ederek giydiği çağda, ^^Allah’a çağıran, Salih amelde bulunan ve gerçekten ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir^^(Fussilet-33) ayetinin unutulduğu, bir çağda çölleşiyor-ruz…

Nefse karşı, nefsin arzu ve ihtiraslarına karşı, nefsin sapmalarına karşı, nefsin zaaflarına karşı,  nefsin yalpalanmalarına karşı, nefsin önceliklerine karşı, umutsuzlarına, yöntemlerine, önlemlerine, komplolarına, eziyetlerine, baskılarına, zulümlerine karşı direnişin kaybolduğu, nefis hattında savaşın kaybedildiği şu zamanda çölleşiyoruz…

Müslümanların içinin buruk, yüreğinin kırık, boynunun bükük olduğu netameli dönemde, Allah’a mekan olacak kadar büyük yaratılan gönlün, uçsuz bucaksız sahillerini, hobilerine heva ve heveslerine tahsis etme cimriliğini gösterenler birbirlerini sevmekle emrolunan müminleri kapı dışarı bırakmanın hesabını yapanlar gün geçtikçe çoğalıyor, atomize olup yok oluşa doğru ilerliyoruz…

Günümüz İslam dünyasına baktığımızda, İslami dil, ilkeler, ölçüler, kavramlar büyük ölçüde istikrarsızlaştırılmış, her tür iradeye, itaate ikna edilen bir dil ve gündemle İslami anlamda Müslümanlar ken-dini gerçekleştirememenin aczini yaşıyor, bütün Müslümanlar olarak kavramsal, ilkesel, ahlaki yoksunluk içinde çölleşiyoruz…

Konformizmi, statükoyu tüm kurulu düzenleri meşrulaştırmış bir anlayışla ilkesizlik girdabında boğuluyoruz…

İslam’ın  yerel, milliyetçi, mezhepçi, cemaatçi özel yorumlara kapatıldığı bir zaman diliminde çölleşiyoruz…

İnsanları, Müslümanları’da paranın, gücün, şöhretin kölesi haline getiren, nüfuz ve şöhret sahibi olabilmek için her türlü kişiliksizliği göze alan, cemaat çıkarı için her tür yolsuzluğu, dolandırıcılığı hile ve hurdayı mubah sayan bir anlayışın sıradanlaştığı bir dönemde çöl büyüyor kardeşlerim, çöl büyü-yor…

Dünya cennetlerimizi, Rabbimizin cennetine bedel olarak sunamıyorsak zillete düçar olmuşuz demektir.

Her şeye Allah’ın dilediği biçimde bakmıyoruz.

Her şeyİ Allah’ın dilediği biçimde görmüyoruz.

Her şeyi Allah’ın dilediği biçimde yapmıyoruz.

Her şeye Allah’ın dilediği biçimde yönelmiyoruz.

Paramparça olmuş Tevhid anlayışıyla çölleşiyoruz…

İslam’ın öngördüğü, ilim, ahlak, irfan, vecd, takva, cehd gibi dinamiklerden yoksun olan Müslümanlar’ın dünya çapında bir politika kuramcısı olması, Allah katında hiçbir şey ifade etmez. Günümüzün modern radikalizmin, taşeron ucubelerin, kuklaların, vekalet örgütlerin cemadatların hiçbir şey ifade etmediği gibi, yok oluşa doğru ilerliyoruz, durum vahim…

Hayatın kutsaldan arındırılmış alanları hızla anlamlarını yitirdiler, kutsaldan boşalan yerler modern hurafeler çağdaş putlarla dolduruldu… Eline geçirdiği tüm ahlaki değerleri satışa sunan modern hayat-ta nefes alamıyoruz, boğuluyoruz, yok oluyoruz… Çöl büyüyor, çöl büyüyor...

Uhud yenilgisi için ^^ Bu başımıza nereden geldi diyenlere^^ Kur’an:^^ Sizin, kendi yüzünüzden^^ cevabını verir.

Bu buharlaşma, bu zillet, bu perişanlık, bu küfrün elinde oyuncak olma, bu İslam’ı İslam’la yok et-me, kardeşi kardeşe kırdırma, bu kan gölü, bu Kudüs’ün göz yaşları, Mekke’nin mahzunluğu, bu satılmış krallar, ahmak mollaların, mezhepçi holiganların kana susamışlığı bu mağlubiyetler kendi yüzümüzden, kendi ellerimizden …

Amerika’ya, Rusya’ya, İsrail’e, İngiliz’e fatura esmeyelim…

YORUMLAR
  • Furkan Eryaman   17-06-2017 23:41

    Tevhidi kimliğimiz zedelendi üstadım.Her şeyin içi boşaltıldı haklısın çölleştik.kalemine kuvvet diline sağlık sevgilerimle

  • İbrahim Yiğit   16-06-2017 10:54

    Çöl büyüyor üstadım halimiz pür melal yüreğine sağlık

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA