Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - Öç Kutbumuz
20 Eylul 2018 Perşembe

Öç Kutbumuz

Bünyamin Doğruer

15-05-2017 16:09

Öç Kutbumuz

Bugün Müslüman’ın ruhunda, kendisine muhteşem ve tezatsız bir mukaddesat zemini kuracak ve onu öç, kin, nefret ve aşk kutupları, doğru ve iyi ölçüleri, güzel ve çirkin hükümleriyle tam ve planlı şekilde bir ideale bağlayacak bir şey yok olmuş veya yok ettirilmiştir. Hümanist bir insan tipini örnek ala ala ve herkese kucağımızı aça aça kafiri, müşriği, münafığı, mümini aynı dozda, seviyede sever olmuşuz. Bir kutbumuz olan küfre karşı öç ve nefret duyguları köreltilmiş, dolayısıyla bizi canlı, diri tutacak olan mukavemet gücümüz kısırlaştırılmıştır.

Çağ, bunalım, zulüm, sömürü ve inançsızlık çarkları arasında dönen küfür çağıdır. Asr-ı saadetten önce yaşanan cahiliye çağı, daha koyu bir şekilde tam anlamıyla yaşanmaktadır.

Bu olumsuzluklardan insanlığın yaşadığı trajediden kurtuluşun reçetesi ise, peygamberin sesinin bu zulmet çağına uzanmasına bağlıdır. İşte Kuran’ın aydınlığında düşünen Müslümanlar olarak kavgamız, fedakarlıklarımız, çabalarımız o kutlu sesin dünyaya getireceği mutluluk olmalıdır. Bu niyetimizi samimi bir şekilde pratikte göstermemiz gerekir. Bunu gerçekleştirecek Müslüman’ın küfre ve tağuti şeytanlara karşı öç duygusuyla donanması gerek. Ancak öçtür ki bizi ayakta tutabilsin, bizi kıyam erleri yapsın, bizi alınmamış intikamların varisleri kılsın ve aynı hedefe Müslümanlar olarak dönebilelim. Bu öç duygusu ki, parçalanmayı önlesin, güç kaybımız olmasın. Bozulabildiği kadar bozulmuş, yıkılabildiği kadar yıkılmış, çarpıtılabildiği kadar çarpıtılmış (çarpık inanan insan: Müslüman tipi.) şekillendirilmiş ve yerli, yabancı canilerin sultaları altında acayip bir insan tipi olmuştur ve bu zavallıları kurtarmak, huzur ve güven ortamına götürmek için, samimi olan, Allah davasının erlerinin bu evrensel küfür otoritesinin tüm oyunlarını bozacak nitelikte bir öç duygusuna sahip olmaları gerekir. Allah için bir öç Allah rızası için nefret…

'Allah kafirleri sevmez' (3/32)

'İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz halbuki onlar sizi sevmez. De ki öfkenizden geberin.' (3/119)

'Müminler inananları bırakıp ta kafirleri dost edinmesinler.' (3/28)

'Ey inananlar benim düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyiniz siz onlara sevgi mi gizliyorsunuz ? Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.' (60/1) …. ayetlerini, dilleriyle inandık deyip, bizde Müslümanız deyipte, şeytanlardan dostlar edinen, onlarla uzlaşan kol kola olan insanların kafalarına bir kez daha beyinlerini çatlatıncaya kadar, anlatıp haykırıp düşüncede ihtiyarlık, dahası bunamışlık örneklerini gösteren, sergileyen insanların ya hakkın yanında yer almasını ya da batılın köhne dünyalık saraylarında kapı kulluğu vazifesine devam etmelerini görerek safların netleşmesini sağlamak ve hedefi sadece şeytanlara yöneltmek, tek bir çizgi üzerinde öç kalma duygusu ile ayakta kalmak ve hedefe adım adım gitmek işte bütün mesele bu.

Bu öçle donanalım ki,

Büyüklü küçüklü şeytanların ve ABD’nin, evrensel istikbarın kulluğundan kurtulup yalnız tek olan Allah’ın bitmez tükenmez kudretine bağlanalım.

Tarihin canilerinin, katillerinin ellerini, zayıf düşürülmüş sömürülmüş, ezilmiş haklarımızın, mazlumların gırtlaklarından çekilip alalım… Bu öç sayesinde alçak İsrail’in elini sıkamayız, vahşice vurulup düşen Filistinli kızın kanını yerde bırakmayız Siyonistlerle barış masasına oturmayız.

Bu öçe sahip olalım ki,

Bu öç bu nefret sayesinde kıyam edip kendi mukadderatımıza sahip olalım. Bu insanlığın Washington-Moskova olan kubbelerini, Mescid-i Haram’a çevirelim. Allah’a yöneltelim. Amerika yamyamlarının ve işgalci Siyonistlerin, Rus ayılarının katliamlarına bir son verelim. Ezilenlerin sesine kulak verelim. Bu zalimlerin merhametine değil, Allah’ın merhametine sığınıp ondan yardım dileyelim.

Her geçen gün Müslümanlar arasında çıkartılmak istenen ihtilaflara, yenilerini katan, mezhepçiliği körükleyen, katı taassup içinde korunan ve tevhidi yapılanmayı baltalayan, Allah’tan habersiz olan, ağzı laf yapan sahtekarların çığırtkanlığına rağbet etmeyelim. Bu öç kutbumuz sayesinde ki…

İslam’ın hakim kılınması ve Allah’ın kitabı Kuran’dan ve Resulullah’ın sünnetinden başka bir şey düşünmeden samimi inançlı ihlaslı Müslümanlara iftiralar yağdıran, mahşer gününün dehşetinden ve hesabından korkmayan kendini müstağni görüp tuğyan eden zavallıların, ahmakların seslerine kulak vermeyip, onlara net bir şekilde Allah eri olduğumuzu haykıralım ve pratikte gösterelim.

Bu öç sayesinde,

Zalim çağın zalim diktatörlerin kırbaçlarını yemeye son verip yediği kırbaçlardan dolayı memnuniyetini efendilerine adeta bir dilekçe ile sunan ve sonra bu kırbaçları öpen acizleştirilmiş, sesi soluğu kesilmiş köleleri, ölüm sınırlarına çok yaklaşmış belki de ölmüş bu insanları diriltelim…

Uyanalım.. Tağutların zulümata boğduğu, apaydınlık çizgileri fark edelim. Yolumuzun işaretlerini açığa çıkaralım ve hak yoldan sapmayalım. Kendi halimizi sezelim artık. Ruhlarda kördüğüm olan düşüncelerimizi görelim, diller tutukluktan kurtulsun bu öç sayesinde…

Dünyayı insan iskeleti çöplüğüne çeviren, adeta katliamdan geçirilmiş insan kafatasları ile kadehlerin bir tutulup şarapları yudumlayan, vitrinlerinde insan ciğerleri görünen, her gün doğumunda yeni bir azabın korkusuyla, insanlara korku salan firavun düzenlerinin zalim yönetimlerinden hesap sormak için, kafalarda gönüllerde Allah’ın arzında inkılabı gerçekleştirecek ve şu dünyada onlardan hesap soracak erler olalım, erler yetiştirelim. Samimi olalım.

Bu öç kutbumuz, bize ilkeli bir duruş sağlayacaktır. Zalim istikbarın ABD’nin, Rusya’nın, global monarşinin baskısından korkmayalım. Birlik ve beraberlik aynı sevdaya yangın olan yüreklerimizde bir tutku olsun. İslam’ı ve kendi kaderimizi savunalım. İnanıyoruz ve biliyoruz ki Hak batıla karşı mutlaka üstün gelecek, amansız bir mücadele azmiyle bürünüp Tevhid’in bayrağı şirkin kalelerinde dalgalanacaktır…

Bu öç sayesinde ki;

Artık tarihin hammaddesi olmayalım ki, dikta rejimler bizi yoğurmasın istediği gibi… Artık kapalı kapılar arkasında yuvarlak masa toplantılarında bize fiyat biçilmesin. Haykıralım onların suratlarına Müslüman fiyatının olmadığını, satılmayacağını, bizim kaderimiz üzerine düğümler atanların plan ve tezgahlarına gelmeyelim. Onların tokatlarını yemeyelim.

Allah rızası için, küfür tek millettir hakikatine samimiyetle inanalım. Onlara karşı öç duygusuyla ayağa kalkalım. Artık içteki oluşumu tamamlayıp dışa dönük eylem ve harekete geçmenin zamanıdır. Daralan vakitlerdeyiz. Yaptıklarımızdan yapmakla zorunlu olup yapmadıklarımızdan Rabbimiz bizi sorguya çekecektir. Üzerimizden ölü toprağı atmanın zamanı.

Artık diriltici tohumlar filize durmalıdır.

Zulme karşı yeter ki öç sahibi olalım.

Selam Allah’ın dostlarını dost, düşmanlarını düşman gören ve bekleyenlere…

Allah’ın düşmanlarına karşı nefret ve öç duygusu ile donananların üzerine olsun.

YORUMLAR
  • Enes Çelik   18-05-2017 10:48

    Eyvallah hocam Rabbim bizleri dengeli bir öç sahibi kılsın yüreğine sağlık

  • Abdullah Yalçın   15-05-2017 22:32

    Müslümanın bir duruşu bir tavrı olmalı bunu kaybettik galiba sevgili hocam.Yüreğinize sağlık sevgilerimle

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA