Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - Merhaba Hüznün Çocukları
20 Temmuz 2018 Cuma

Merhaba Hüznün Çocukları

Bünyamin Doğruer

01-05-2017 14:27

Merhaba Hüznün Çocukları

Merhaba hüzün, kuşlar, çiçekler, dağların dorukları, yağan yağmurlar, karlar, fırtınalar, örselenmiş umutlar, yarıda kalmış sevinçler, sevdalar, Filistinli açlık grevinde olan yiğit direnişçiler, mazlumlar, yürekteki sınırlar, ak sevdalar, İdlib’te vahşice öldürülen bebekler, tel örgüler, zenciler, varoşlarda bu acımasız hayatı parçalamak için dişlerini ve yumruklarını sıkıp bekleyenler, yoksulluk yumağını burjuvaların kafasında patlatmak isteyenler merhaba… Kırık hayatlara, kırık sevdalara, kırık kalplere, kızdırılmış, küstürülmüş, unutulmuş halklara, gürbüz doğumlara ebelik yapanlara, her insanın eninde sonunda tanışacağı varacağı yer olan mezarı kazanlara, mezar kazıcılarına merhaba…

Somut ve soyut tüm putları, İbrahim’i bir teslimiyetle tevhid baltasıyla yerle bir eden, özgürlük aşığı olanlara, güzel yaşayıp güzel ölenlere, adaletin ve özgürlüğün tarihine iz bırakanlara, haksızlıklara, baskılara, hukuksuzluklara, itiraz sesini yükseltenlere, isyanın çocuklarına merhaba…

Çaresizliğin büyük girdabında, kanlı topraklarda bir çukura yan yana dizilmiş çocuk ölülerinin yüzündeki sükuneti gören, La ilahe illallah için dövüşen, cihad eden, onurlu müminlere merhaba…

Dünya mazlumlarının boğazına takılan alçak prangaları parçalamak için dövüşenlere merhaba…

Kardeşinin etini yemekten kirlenmiş boğazları, hainleri, satılmışları, konjonktüre göre şekil alanları mevsimlik iman edenleri çok iyi tanıyıp onlara karşı mümince tavır alıp onurlu duruş sergileyenlere merhaba…

Unutuşun girdabına gömülen hakikati hatırlayıp, maddenin ve şeklin ötesine geçmeyi başaran, manevi dinamiklere yeniden harekete geçiren, ruh köklerine tutunmanın mücadelesini veren yiğitlere merhaba…

Beyni iğdiş edilmiş nesiller, büyük bir susuzlukla, lağım sularının içindeki kubur fareleri gibi mülevves kolcunun içinde tepinmekteler. Batılılaşmak, çağdaşlaşmak adına, kokain, esrar, içki ve dans çılgınlıklarının zirve yaptığı şu zaman diliminde, şuurları felce uğratan, zehirle uyuşturulup haydut zihniyetleri para-mide-cinsellik üçgenine hapseden şeytanlaşmış insanlara karşı, karanlık adamlara karşı, gençleri bu zilletten bu bataklıktan kurtarmak için çırpınanlara merhaba…

Sahte dünyaları, sahte cennetleri bir bir tutuşturanlara merhaba. Tüm yeryüzünde acılar çeken, hüzünlere gark olan, dışlanan, ezilen, renginden, inancından dolayı horlanan çocuklara merhaba… Değil mi ki bizler acılar çeke çeke piştik arkadaş… Acı ve hüzün varsa yüreğine batan cam parçaları vardır demektir. Bu acının havliyle bilek damarlarımızı kesip haykırırız, ey hayat süren leşler, biz insanız, bizler insanız, ben insanım, gün batıp akşam oldu mu o kırık cam parçaları sokulur kalbimize, işte o zaman kıvrılır döneriz içimize üzeri teneke parçalarıyla örtülmüş gecekondumuzun, altı karton üstüne ince bir kilim serdiğimiz odamızın bir köşesinde düşler görmeye başlarız geleceğe dair. Daha bir iri bakarız dünyaya. Dünyanın doğusunda batısında güneyinde kuzeyinde metropollerin arka sokaklarında ki köprü altı kaybolmuş çocukları, her gece baskın yiyen uykuları çalınan çocukları görürüm içimde… Onlara merhaba... Merhaba kara çocuklar…

Taş sesleriyle uyanırım, üzerime yıkılan haydutların ördüğü duvarların altında kalan kırılmış kemiklerimden kollarıma inen Siyonist darbelerden yaralanmış vücudumdan tanırsınız beni… İbrahimleri, Muhammedleri…

Tek yol direniş diyen muvahhid müminlere merhaba…

Direniş, insana yiğitliğini, erdemini, acıma duygusunu zulme başkaldırı yanını ortaya çıkarır. Umut ve direniş mümini inkılapçı bir duyarlılık kazandırır. Adım attığı yüce ve ulvi yolculuklarından umut en büyük azıktır, yolunu aydınlatacak ışıktır. Acılar ve hüzünden beslenen nur dolu yolda olanlara merhaba…

Direniş yolunda yenilmekte var dostum. Yenilsem de her yenilgi sonrası, daha da büyüyen ağrılarıma tutunarak yüzümde mücadele izleri bırakacak, Rabbimle aramdaki iman bağını güçlendirecek yağmurlu gözlerimle, bir insanı kazanmanın bir mazlumun yanında olmanın sevincini tadarak o uzun soluklu yoluma devam etmeliyim.

Zaman su gibi akıyor. Biliyorum sayısız yaralar açıyor hayat denen yaşamak. Ama benim yaralarım hep bedel ödemek üzere söz verdiğim iman yolunda olsun istedim. Darda kalayım ve bedel ödeyeyim.

Bittim Yarabbi dedimse yettim kulum diyecek

Rabbime güveniyorum.

Rabbimi seviyorum.

İslam davası uğruna bedel ödeyenlere merhaba

Bizlerden hüznü giderecek olan Allah’a hamdolsun.

YORUMLAR
  • Abdullah Yalçın   04-05-2017 11:44

    Muzdariplere varoşların kara çocuklarına selam.Sevgilerimle üstadım

  • Yunus Cineviz   02-05-2017 13:02

    Hüzünlerimizin bütün ışıkları yanıyor üstadım.Diline yüreğine sağlık

  • Mehmet Yıldırım   01-05-2017 23:56

    Hüzünler bizi adam edecek sevgili hocam.Yüreğine sağlık

Diğer Yazıları

Günün Makaleleri

ANKET - ARAŞTIRMA