Yazar : 462 Mustafa Öner - Büyük Şeytan ABD İle Aynı Sofrada Olmak Ve Akıntıya Karşı Kürek Çekmek!
23 Nisan 2017 Pazar

Büyük Şeytan ABD İle Aynı Sofrada Olmak Ve Akıntıya Karşı Kürek Çekmek!

Mustafa Öner

11-04-2017 14:37

Büyük Şeytan ABD İle Aynı Sofrada Olmak Ve Akıntıya Karşı Kürek Çekmek!

İnsanlık tarihi, akıntıya karşı kürek çekenler ile iktidar-güç peşinde olanların kavgasından ibarettir desek yanlış olmaz sanırım. İbn-i Haldun Hz. Peygamber aleyhisselamı, Hz. Ömer (r.a), Hz. Ali (r.a) gibi sahabileri akıntıya kürek çekenler olarak anlatmaktadır! Diyebiliriz ki; insanlık tarihi aynı zamanda, hak ve adalet peşinde olanlar ile güç ve asabiyet peşinde olanların kavgasına sahne olmuştur! İbn-i Haldun güç ve iktidar peşinde olanlara karşı mücadeleyi akıntıya karşı kürek çekmek olarak nitelendirmesi, gücü elde etmek, kıtalara, imkanlara, iktidara sahip olmak isteyenlerin ölçü ve sınırlarının olmamasından ilhamla, ifade etmiş olması muhtemeldir.  Bu bağlamda diyebiliriz ki;

Akıntıya karşı kürek çekmek yürek ister,  Habil gibi, Talut gibi!

Akıntıya karşı kürek çekmek cesur yüreklerin işidir, Hamza gibi, Cafer gibi!

Akıntıya karşı kürek çekmek arkasına bakmamak ister Ali gibi, Hüseyin gibi!

Akıntıya karşı kürek çekmek yiğitlik ister, Selahaddin gibi, Alparslan gibi!

Akıntıya karşı kürek çekmek Bosna’da Aliya İzzetbegoviç gibi!

Ve varsa yüreğimiz sahiden, ABD ve çeteleri ile sevinmeden, medet ummadan Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da Libya’da yalnızca Allah’tan yardım dileme cesaretine sahip olmak düşer Anadolu evlatlarına. Reisinden, çobanına kadar! Yanlarında olunmaması gerektiği gibi onlarla birlikte olmamakta emri ilahi gereğidir! Bu çerçevede bir parantez ile yakın geçmişe uğrayıp, geçmişe kısa bir göz atalım:

Hafızalarımızı yokladığımızda, ilk Ak Parti hükümeti kerhen de olsa 1 Mart tezkeresi şokunu tattırırken ABD’ye, sonraki yıllarda da Suriye’ye karşı planlanan operasyona karşı durmuştu! Nedense yıllar sonra ABD dışişleri bakanı Hillary Clinton’un cazibesine yenik düşüldü! Önce Suriyeli muhalifleri sofrasına çekti bayan Clinton. Ve büyük uğraşlar sonunda birlikte bakanlar kurulu toplantısı dahi yapan dostlar bir hafta sonra Şam’da Cuma namazı kılmak üzere ipleri attı günün birinde! Bu durumu adeta kutlayarak ilan etti büyük şeytan ABD dışişleri bakanı hanımefendi; “-Türkiye’nin Suriye politikalarını takdirle izliyoruz!” gibi bir zehir bıraktı Anadolu’nun kucağına!

Böyle oldu ve sonrası malum, hukuki haklarını(!) kullanarak Suriye İran ve Rusya tarafından işgal edildi! Şeytanlar çetesinin kucağına oturmuş ideolojisinin ne olduğu belli olmayan taşeron örgüt eli ile de büyük şeytan ve çetesi ülkenin kuzeyini işgal etti, ikinci bir İsrail modeli devlet kurulsun diye! Ülkenin bir bölümü yine aynı mekanizmanın yedeğindeki katiller bırakıldı, daha sonra çıkartılmak üzere! Ve sekizyüzbine yakın cana, milyonlarca sakata, on milyonun üzerinde insanın yerinden yurdundan olmasına sebep oldu kahrolası savaş! (Benzer cümleleri şeytanlar çetesi koalisyonuna dahil olan güruhta kullanıyor olabilir, ama bizim o taraklarda bezimizin olmadığını not düşmek isterim.)

Tam da burada akıntıya karşı kürek çekmek; İran’ın bencilce hesaplarına, Rusya’nın bölgedeki nüfuz hesaplarına yengin düşmeden büyük şeytan ABD ile aynı sofraya oturmamanın yollarını bulmaktır.

Uluslara arası ilişkiler, diplomasi vs gibi zorunlulukların, mecburiyetlerin dayatmaları anlaşılabilirdir Hudeybiye gibi! Ve fakat Rumların Persler karşısında kaybettiklerinde üzülenlerimize Allah tarafından teselli verildiği varsayılıyor ise, deriz ki; politika tercihlerinde ciddi yanlışlar olsa da bugün ki İran o gün ki Pers İmparatorluğu değil, bu gün ki ABD/Batı ittifakı o gün ki Bizans değil! Ümmetin ve Anadolu’nun ana dinamiklerini harekete geçirmek var iken şeytanlar çetesine karşı, Afrika’da, Balkanlar’da, Asya’da ve tüm mazlum halklar coğrafyalarında, “üzerimize düşeni yapmaya hazırız!” diyemeyiz Suriye’de! Ümmet olarak yapabileceklerimiz var ise, ki vardır;  üzerimize düşen yapmak farzdır hepimize!

Anadolu’nun yeni bir sayfa açma arefesinde daha büyük düşünmek “Türkiyeden Daha Büyük Türkiye” reklamının ötesine taşınabilmelidir! Karanlık ellerin 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası Anadolu’nun dört bir yanına dağılan tezgahlarına karşı, ümmetin gözünü boyayacak tuzaklara dikkat kesilmek lazım gelir! Baş belası Fetullah Gülen çetesini tasfiye ederken, en az onlar kadar karanlık ruhlara sahip çetelerin kuşatmasına teslim olmamak düşer cumhura baş olanlara!

Tüm zor ve sorunlarına rağmen, bir dünya dedikodulara rağmen itimat ettikleri reisicumhurlarına olan güvenleri zayi edilmemesi gerektiği gibi, tahkim edilmesi düşer hükümet edenlere!

Ve bugün akıntıya karşı kürek çekmek peygamber gibi, Ömer gibi, Ali gibi, Selahaddin gibi; büyük şeytan ABD ve uluslar arası koalisyon ile aynı sofrada olmamanın yollarını bulmaktır!

Ve daha yüksek sesle, her ne kadar sınırlar suni olsa da özellikle Irak’ta, Suriye’de toprak bütünlüğünü, bölgesel dinamikleri harekete geçirerek dillendirmek gerektir Alparslan gibi akıntıya karşı kürek çekmek!

Bir uçak krizinde endişe içinde kalanlar, Kaybını hesaplayıp gözünü devlete dikenler,

Borsa grafiklerine iman edenler, Kredi mumu ile duvardaki dev gölgesini kendi sayanlar,

Metropollerde yeni yetme burjuva halleri ile etik ve estetik devşirenler,

Devleti nargile cafelerde dizayn edenler,

Akıntıya kürek çekenleri reel politik olarak engelleyeceklerdir.

Allah her şeye kadirdir…

YORUMLAR
  • suad demir   13-04-2017 11:23

    Tanımlamak, tanımak anlamına gelmiyordu.Tanıklığımız yalancı şahitliğimize denk geldi.Artık şahitliğimiz kabul edilir mi bilinmez.Gökyüzüyle problemimiz yoksa da yıldızlar dökülmüştü ümmetin hazanında.şekvalar artık hevaya denk düşüyor.Yazar ile yazı arasında bağ koptu,okuyucu ile yazı arasındaki bağ kopmadan önce.Havaya savrulan yazılar var .Ne yere düşüyor ne de hayata dokunuyor.Bir numara var bu işte.işte böyle.wesselam

  • Mustafa Öner   12-04-2017 14:06

    "Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir." onlardan olmak duasıyla eyvallah müslüman...

  • Veysel Tepeli   11-04-2017 20:48

    İdeali olan kayayı yokuş yukarı iterken ilkesi ve ahlakı olmayan kişi o kayayı yokuş aşağı iter. Taşı yokuş yukarı itmek zordur, derttir. Ama biz derdimizi seviyoruz değil mi Müslüman..?

  • veysel ocak   11-04-2017 18:48

    Akıntıya karşı kürek çekilmez oldu. Sonraki nesil akıntıya kürek çekmeden dava sahibi olunamıyacağını bilmedikleri için, akıntıya kapılan ağabeylerinin hızlarına bakıp,gıpta ederken, akıntıya kapıldılar; kaybolup gittiler ve bir süre sonra Hepsi de kaybedip gittiler

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA

Başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Destekliyorum
Desteklemiyorum
Kararsızım