Yazar : 475 Sultan Alak - Bu Ben Kim?
23 Nisan 2017 Pazar

Bu Ben Kim?

Sultan Alak

11-04-2017 14:16

Bu Ben Kim?

"İçimde kendi hayatımı yaşamadığım kanaati var. Daha samimi olayım ister misiniz? Bu yaşadığım hayat o kadar benim değil ki her hangi bir saatimde birisi gelip de bana ; "Haydi kalk! sıran geldi, kendi kendin ol dese sanki böyle bir şey  mümkünmüş gibi inanıp koşacağım..."

Ahmed Hamdi Tanpınar 


İnsan her şeye alışmak üzere kurulu bir saattir. Önce alışır,  sonra bağlanır. Öyle bağlanır ki bir eşyaya, bir kadına, paraya, bir sevdaya öylesine tutunur ki birisi gelip dese ki : "Elinde sımsıkı tuttuğun kor parçası seni kör etmiş, yanıyorsun, görmüyor musun ?" Bu cümleye rağmen, oturup bunu sorgulamaya korkacak kadar elindeki kora bağlıdır. Ayakları çıplak ateşe koşuyor olmasına karşın, o ateş ona bir gonca bahçesi gibi görünür. Bir yönüyle kangrenleşen kol,  artık kol olmak  vazifesini yapmayı bırakır. Tüm vücuda verdiği zararı idrâk edip o kolu kesmek, en hayırlı olandır.

Tutku ile yanlışa bağlanıp o yanlışta doğrular aramak, o yanlışı meşrulaştırma çabası, insan denilen varlığın en büyük zaafiyetidir. Çamurlu bir yoldan güzel bir mesire alanı çıkmayacağı gibi o çamurlu yoldan ümidi kesmeyip her tarafı kir  pas içinde , can havli ile orda, o çamurda bocalayan da yine insandır. Aslında durup akl etse, tüm yanlışı  farkedecek. Fakat bunu fark etmeye korkan ruhu, o ıstırap  içinde kabz olur. Düşünmeye başladığı an, mantık ve kalp arasında sıkışıp kalır. Labirentte peynir kokusunu duyan fare gibi bir sağa, bir sola koşturup durur. Bilinçsiz bir hâl  alır. Tâ ki gerçek,  bir ayna ile  yüzüne aks edene değin. Hakikat  üzerine tül geçirilmiş bir nazende gibi kendini açığa   çıkarır. Çıplak iken bir göze hitap etmeyen, o kafada dönüp dolaşan sözler hakikat elbisesine bürününce görmezden gelinmeyecek hâl alır. İnsan  kendi yüzüyle yüzleşmekten öyle kaçıyor ki, sanki biraz daha aynaya baksa yüzü başka bir suret olup tüm sireti aks ettirecek. Tüm hakikat ortaya çıkmış olur. Hesaplar açılır, defterler kapanır.

Tüm cümleler zihinde bir bir tekrarlanır. Söylemek isteyip de söylenemeyen  sözler  hatırlanır. Kırgınlık... Biraz daha kırılır insan. İncelir,  daha da incelir. Bir yolu nasıl yürüdüğünü, uzun caddeyi nasıl bitirdiğini bile anlamaz hâlde, birkaç cümleye sığınır. Bir ayet dolaşır dilinde, kalbine inmesi için Allah'a yalvarır. Leyla'nın yüzü tüm canlılığı ile bu vicdan muhasebesinde  baş köşede yerini alır.  Leyla kalpten çıkmamak için büyük bir çabaya girse de Mevla çölün ortasında binlerce Leyla'dan geçme sebebi olur.  Çöl hep aynı çöl olsa da bir Leyla hayali çölde belirmeyene değin, Mevla hakikatine ulaşmak mümkün değildir. Bu ben kim? Bu ben bazen bir yağmura tutulan bazen bir sevdada tutulan, yenik düşen bir ademoğludur.

YORUMLAR
  • EYUP DEMIREL   13-04-2017 11:20

    Sultan hanım gene çok guzel yazmissiniz yazilarinizin devamini bekliyorum

  • Ethem Sayan   12-04-2017 11:55

    Allah tüm leylalarını cemaliyle buluştursun. Kaleminize sağlık hanımefendi.

  • Cansu   11-04-2017 20:50

    Yüreğinize, fikrin ve ilmin kaleminize en güzel şekilde teşekkül edip karşıya aktardığınız duygulara sağlık...

  • Esma karaca   11-04-2017 19:52

    Düşünelerime tercüman oldunuz hocam 😇

  • Azimet karluk   11-04-2017 19:45

    Çok güzel olmuş elinize sağlık hocam :))

  • Altun Özmeşe    11-04-2017 18:32

    Sultan Hanım yüreğinize sağlık.Başarılarınızın duasıyla...

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA

Başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Destekliyorum
Desteklemiyorum
Kararsızım