Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - Rahmani Bir Destan İlahi Bir Kaftan ‘ŞEHADET’
19 Temmuz 2018 Perşembe

Rahmani Bir Destan İlahi Bir Kaftan ‘ŞEHADET’

Bünyamin Doğruer

16-02-2017 17:16

Rahmani Bir Destan İlahi Bir Kaftan ‘ŞEHADET’

Şehit Metin Yüksel’in ve tüm şehitlerimizin ruhlarına ithafımdır.

 

Hayatını Allah yolunda vakfetmiş, ömrünü İslam’a adamış Rabbinden başkasına secde etmemiş, muttaki salih ve selim olan maziye ve hal’e asrımızın damgasını vurmuş,  çevresini, mahallini, uzak toprakların insanlarını etkilemiş, fikir ve düşüncede çığır açmış, mefkurede emsalsizler safına geçmiş, nesiller yetiştirmiş, zor olana tabi olmuş, insanlara zulmün karşısında nasıl durulacağını göstermiş, zalimin zulmünü suratını haykırmış, bilinçli şekilde yaşayan, şehadeti seçmiş gerçek sevgiliye kavuşmanın hazzını duyan ve:

Gayemiz Allah

Liderimiz peygamber (a.s)

Yasamız Kuran

Yolumuz cihat

Amacımız şehadet

Sözlerini bayraklaştıran, tüm yeryüzü şehitlerini rahmet ve gıptayla yad etmenin, anmanın sevincini sımsıcak kalbimizde taşıyoruz.

Dava arkadaşım, can yoldaşım Kemal Özdemir’ide şehadetini de yad  ediyorum. Yıl 1978 Kayseri  Akıncı Gençleri olarak tevhidi bir çizgide mücadele azim ve kararlılığıyla davamızın heyecanını yaşarken düvenönü meydanında bir yatsı namazı vaktinde dev-sol militanlarınca üzerimize ateş açılmıştı. Mermiler içimizden Kemal’e isabet etmişti. Göğsünden ve sırtından vurulmuştu ve son sözü, bizim üzüldüğümüzü anlayınca: 'Siz üzülüyorsunuz ben seviniyorum, çünkü muradıma şehadete eriyorum. Eğer bana ağlarsanız hakkımı helal etmem.' demişti.

Ruhun şad olsun Kemal’im. Rabbim bizlere de şehadet nasip etsin.

Binlerce selam sana ey şehit!

Şehitliğine şehadet ederiz ey şehit!

Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın hayır onlar diridirler. Rableri katında rızıklandırılmaktadır.’ (Al-i İmran-169)

Dünya küfrünün tehditlerine karşı nesilleri direnmeye teşvik edici olan şehadettir, dökülen şehit kanlarıdır.

Şehit, terk edilmez sanılan değerleri, canını, malını, ailesini, çocuğunu sevdiklerini sıcak yuvasını terk ederek, fedakarlığın yücesini ortaya koyarak kısaca can kuşundan özveride bulunarak, dünyaya ellerinin tersiyle dokunan, Allah’a bağlılığını, akdini yerine getiren, Rabbiyle en güzel ticareti yapan ve karlı çıkan onurlu, izzetli aziz insandır. En bahtiyar insandır.

Şehadet, kan-et ağırlığının, düşkünlüğünün kahredici bataklığından ruhun alem içre seyahatine eşliktir.

Kuş tüyü yataklara, sıcak yuvalara ram olanlar tağutların ezici ve kahredici baskısına boyun eğenler dertsiz keyif çatanlar dünya ile nikah kıyanlar bu fani lezzetleri terk edemezler. Ama şehit böyle mi: Asla o tüm bunlara rest çekendir.

Şehit çelikleşmiş yapısıyla, asrın insanını, modern diye vasıflandırılan fikir putlarından arındırıp hak ve hakikatin nur projektörü ışığında yürümeleri içim tüm engelleri kaldırma mücadelesini canı pahasına ödeyendir.

Şehit İslam’ı bizatihi nefsine hakim kılıp ve buna alemlere şu mülleştirme savaşı veren yiğittir.

Şehit, İslam’ın izzet ve şerefine, zalimlere lekelettirmemek için eylemi seçendir, zorbalardan hesap sorandır.

Şeytanın düzenlerine karşı verdiği savaşta, şehide hiçbir şey, Allah’tan, Resulünden, ve onun yolunda cihattan daha sevgili değildir. Çünkü 'De ki eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım ve akrabalarınız, kazandığınız mallar, zarara uğramaktan korktuğunuz ticaretiniz, hoşlandığınız evler, size Allah’tan, Resulünden ve onun yolunda cihattan daha sevimli ise o halde Allah’ın emrini yerine getirinceye kadar bekleyin. Allah yoldan çıkmış bir topluluğu doğru yola iletmez' (Tevbe-24) Ayetini yüreğine kazıyan ve pratikleştirendir.

Şehit, kendini ateşe atar, yakar kendini ki mazlumlar kurtulsun..

Dirilişin kapısı açılsın.

Şehit, damarlarımızda uyuşmuş, plastikleşmiş kanı harekete geçiren, mazlumların umudu, mahrum bırakılmış milletin güvencesidir.

Şehit ve şehadet kervanına katılanlar, yarasa ruhlu azgınların, zalimlerin, sömürücülerin, egoistliğin, emperyalistlerin korkulu rüyasıdır.

Şehit mantığı izzetli müminlerin mantığıdır. Bu düşünce ile karmaşık meseleler kendiliğinden çözülür, lif lif hazır hale gelir.

İnsanlığın üzerine abanan fikir putları, kabusları ve sömürücüler şehit mantığı ile darmadağın edilir. Yeryüzünü kasıp kavuran fitneler yok olur. İşte mümin şehit mantığı ile ölümü öldürmüştür. Oyun ve eğlenceden ibaret olan yalan dünyanın nimetlerinden değil, hakiki hayatın nimetlerinden rızıklananlar bu mantığın zirvesinde olanlardır.

Zulüm çarkları şehit mantığı ile parçalanır, tağutlar dize gelir. Bu mantıkla yeryüzü robotlardan arındırılır. İnsanlık huzur bulur, mazlumun ahı diner. Zalimin zulmü bu mantıkla kafasında parçalanır ve engeller kendiliğinden yok olur.

Şehit mantığı Rabbine kavuştuktan sonra gördüğü ilahi ikramdan dolayı tekrar tekrar dünyaya dönüp bu mantığın zirvesine çıkıp, tekrar tekrar on kere Rabbine kavuşmayı temenni eder, çünkü şehit eğlenmeye ve oyuna talip değil, hakikatin kendisine taliptir.

Uğrunda bir değil binlerce kez ölünecek ölümlere seve seve gidendir şehit.

Şehit mantığı cennetin, kılıçların gölgesi altındadır hadisi şerifinin mükafatına nail olmak için savaşmak ve kan akıtarak ölmek olduğunu, bilinçli şekilde bilen ve yerine getirendir.

Şehit, zafer marşlarını kan damlalarıyla yazdırır ve o kanla yazılanlar yeryüzünde akis verir, yeryüzü şüheda burcu olur.

Şehidin kanı bir tohumdur, mutlaka meyve verecektir, şehit cihat sarayında ve kıtal meydanında ilahi ve rahmani kaftanı giyendir.

Şehit, nasıl yaşanacağını, nasıl ölüneceğini geride kalanlara, pısırıklara, korkaklara gösterendir.

Şehit, karanlıkları dağıtan, istibdat köşklerini, ümmetin kanı ve de malı üzerine kurmuş kralların, şahların firavunların saraylarını yerle bir edendir.

Şehit, söylediği söz uğrunda can feda edendir. Uğrunda can feda edilmeyen inançlar cansızdırlar, ölüdürler.

Bundan dolayı nasıl karanlık aydınlığa muhtaçsa insanlıkta şehadete-şehitlere muhtaçtır.

Şehit müşriklerden beraat ve teberridir.  

Şehit, geride yüreği dörde bölünmüş anne de bıraksa o annenin kalbi, şehidin bıraktığı motiflerle süslenecek ve razı olacaktır evladından.

Şehit zulmün hakimiyetine kan kırmızı ile itiraz edendir. Onlara LA diyendir… Öfkedir, öçtür, kızgın bir çığlıktır…

Şehit, Kuran’ın ahlak ve faziletine evet, cihadına hayır diyen alafranga Müslümanlara, Kuran’ın bütünlüğünü ve ona karşı sorumluluğunu gösterendir.

Şehit, tüm arzularım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Allah’ın sonsuz varlığına arman olsun diye ant içen bu andını yerine getirmek için dualarını, ibadetlerini, hayatını ve en sonunda canını, imanına şahit gösterendir.

Merhum şeriatının dediği gibi, şehit tarihin kalbidir.

Selam olsun canlarını dişlerine takarak bu davayı bütün özü, ruhu, diriliği ve canlılığı ile bize kadar getiren insanlığın onur kaynağı iftihar vesilesi şehitler kuşağına

Şehadet ilahi bir taç tağuti güçlerin tasallutundan kurtulmak isteyen Müslümanlar daima bu ulvi ruha muhtaç

Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara sözünü bayraklaştıran şehidimiz Metin Yüksel’i  ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor ve onların mücadelesini nesillere aktaracağımıza, ve unutturmayacağımıza söz veriyoruz.

YORUMLAR
  • Mehmet Beyhan   01-03-2017 11:17

    Elinize yüreğinize sağlık hocam. Tüm yazılarınız şiir gibi, insana şuurlu olmasına katkı sağlayan bir özelliğe sahip..Rabbım tesirli kılsın..

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA