Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - Görüyorsun(uz) Direniyoruz!
21 Temmuz 2018 Cumartesi

Görüyorsun(uz) Direniyoruz!

Bünyamin Doğruer

16-10-2016 20:01

Görüyorsun(uz) Direniyoruz!

Yaşamanın o müthiş anlamı, zulüm coğrafyasında kızgın lavlar gibi fokurdayan yanımızı serinletiyor. Med cezir bir hayatta sancılı ve sarsıntılı çağın tüm belalarına karşı, bağrı yanık vurgun yemiş gençliğimizin , tevhidi zindeliğin ve karşı durmanın hazzını yaşıyoruz…

Bilirmisin kardeşim, o Mekke’nin kızgın kumlarına yatırılıp, üzerine onca ağırlıkta kayanın konduğu Bilali bağrımızdan milyonlarca güllerin tomurcuklandığını ve sırt sırta omuz omuza Lailahe illallah’ın nasılda dalga dalga yayıldığını , kol kola girmiş mü’min yüreklerin üzerine ,Allah ile ahdi yepyeni olan içli yağmurların indiğini…

Görüyor musun şimdi bizim ihlas ve samimiyetimiz ölçüsünde rahmet bulutlarının usulca toplandığını sessiz ama öfkeli çığlıklarımızın dağlanmış ciğerlerimizden nasılda fışkırdığını…dudaklarımızın kıyısında duvağı açılmamış özlemlerimizin var olduğunu ve haykırmak istediğimizi görüyor musun…

Bilir misin kardeşim , ıssız yerlerde açan  zambaklar gibiydi umutlarımız ,kalbimiz , yüreğimiz o kızgın çöllerde açan peygamber çiçeklerine vurgundu ve yüreğimiz gittikçe ağırlaşıyordu , bize mescit kılınan yeryüzünün  damarlarına girdikçe …

Biz çağın zulümleri altında kalan , yorgun beden ve hayallerimize direniş tadı kattıkça, firavunları ve şeytanın dostlarını telaşlandırıyoruz. Gözbebeklerimizdeki acıların  bir gün ayağa kalkışından korkanlar müthiş bir telaş içindeler…

Görüyor musun işgal sofralarında eşkıya nöbetlerinde ümmetin bağrını nasıl yaktıklarını…Unutma dünyayı sarsmak için şahitler olduğumuzu, yüreğimizi avuçlarımıza alıp kıvılcımlar savurarak zulmün karanlığına ışık olup ağmak var…Söylediğimiz türküler marşlar ezgiler toplatılsın, susturulsun , hiç umurumuzda değil  yeter ki, isyan söylensin dillerde zulme başkaldırı okunsun , düşmana inat tüm gönüllerde… Sonra bir yıldız kaysın sessiz ve yüksekten yeniden başlasın intifada mevsimi çölleşen yüreklerde. Keşmir de , Suriye de, Doğu Türkistan da, Filistin de, Filipinler de ve tüm yeryüzünde sönmüş kalplerde…

Ellerimiz fecir vakitlerinde dualara dursun kardeşim, kirletilen şehirlerde temiz kalmanın sevdasına direnişin devamına , sürekliliğine , dünya durdukça varlık sancısı çekeceğimize…

Görüyor musun güneşin ellerinden tutup , karanlığın, cehaletin, vahşetin üzerine üzerine giden peygamber erlerini mağrur ve dimdik ama hüzünlü , ama kederli, ama istiğfar makamındalar…Fetih coşkusu dahi bizde tövbe sadedindedir. Kardeşim unutma… önemli olan kulluk bilincinde Furkan zihniyetiyle yeryüzü serüvenini tamamlamaktır.

‘’Ey iman edenler Allah’a kullukta samimi olursanız Allah da size hak ile batılı ayırt edici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.’’(Enfal 29)

İşte bizler yeryüzünde böylesine Furkan zihniyetiyle yaşamaya direnmeye çalışıyoruz. Bir gün böylesine onurlu bir direnişin sonucunu göreceğiz…

O çakal seslerine karşı yüreğimize asılmış hüzünlere karşı duruyoruz. Tek tesellimiz , işaret parmağımızla gösterdiğimiz ‘’şehadetin’’ yeminine sadık kalmamız ve yemin ettiğimiz inandığımız güvendiğimiz tek olan mutlak kadir olan varlığın bizi koruması… O ne güzel vekil (Hasmünallahi ve niğmel vekil)


Görüyorsunuz direniyoruz kardeşim, gözlerimizde asılı duran cennet’e  kavuşmak için direniyoruz.Adem’e, Nuh’a, Yusuf’a, Musa’ya,İsa’ya, Zekeriya’ya, Yahya’ya ve nübüvvetin son halkası Muhammed’e  taraf olmak için omuzlarımız acılardan çökse de çığlık çığlık hayatın tam ortasındayız. Kalbimizin kelimelerinden alnımızın çatına vurup haykırarak direniyoruz. Habil hattın da Lailahe illallah…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA