Yazar : 233 - Hac Günleri
24 Mayis 2018 Perşembe

Hac Günleri

02-09-2016 08:08

Hac Günleri

İslami duyarlılığı olan her kulun gönlünde, gözünde, özünde, sözünde Kâbe'yi görme arzusunun tüttüğünü söylersek, sanıyorum abartı yapmış sayılmayız. Öyle ki, bir giden bir daha gitmek istiyor. Gidemeyenlerin, gidenlere; “Bizden de selam götürün” deyip gözyaşlarını salıvermeleri bizlere çok şey ifade ediyor…

 

Her yıl Türkiye'den asgari yarım milyon umreci ve milyonu aşkın bir kitlenin kurada hac sırasını bekliyor olması bizleri önemli bir sorumlulukla yüz yüze bırakıyor…

 

Bu ilgi neye işaret ediyor, bunu nasıl okumalıyız?

 

Seküler dalgaların yorduğu insanımız sığınabileceği

emin ve sakin limanlar arayışında. Buhran ve bunalım kuşatmasını kırmak için ilk başvuru adresinin Kâbe olması oldukça anlamlı…

 

Bu bağlamda; nesillerin ıslah ve inşası için gerçekten önemli bir fırsattır Hac ve Umre…

 

Toplumdaki bu duygu selini bir duyarlılığa ve sahih bir duruşa nasıl dönüştürebiliriz?

 

O derin hissiyat atmosferinde ilahi hisselerden daha fazla nasıl kapabiliriz?

 

Biliyoruz ki, hacca ve umreye giden, insan “ol”maya hazırdır; alıcıları açıktır, önyargılardan

uzaktır. Ama görüyoruz ki, kendini oraya hazırlamadan, evinden gittiği gibi dönüp gelenler

de var…

 

Haccın şekil şartlarına sarılıp, ruhundan nasipsiz kalanlar var…

 

Hac okulunda sınıfta kalanlar var…

 

Evet, hac bir okuldur…

 

Hac okulunun müfredatını, mahiyetini, muhteviyatını, menasikini bilmeden gidenlerin

nasibinde sadece mahrumiyet vardır…

 

Hac bir eğitim kampı, terbiye sistemidir…

 

Yüce bir ahlakın, güzel bir sabrın, eşsiz bir örnekliğin, engin bir ufkun, deruni bir atılımın,

uhrevi bir açılımın, rabbani bir terbiyenin adresidir hac…

 

Kişilik eğitimi, kimlik inşası, ümmet bilinci burada tamamlanır…

 

Çölleşen yürekler, çoraklaşan ruhlar, çamurlaşan nefisler en çok hacda arınır ve durulur…

Bu dönüştürücü ve diriltici gücü yüksek muhteşem ibadet; bugün eğitimsizlik, içeriksizlik,

şekilcilik, yanlış ve eksik bilgilenme, çevre baskısından dolayı ruhunu büyük oranda

kaybetmiş sıradan bir seyahate dönüşmüştür…

 

Bu konuda Diyanet teşkilatı, ilahiyatçılar, hac firmaları, tüm İslami cemaat ve cemiyetler adına kim varsa, ilgili olan herkes, her kurum ve oluşum sorumluluk altındadır…

Hulasa haccı daha çok konuşmamız gerekiyor...

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA