Yazar : 233 - Kelime kıyımı
24 Mayis 2018 Perşembe

Kelime kıyımı

14-05-2016 09:27

Kelime kıyımı

“Kimi Yahudiler, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırdılar.” (Nisa, 46)

“Görmedin mi ki Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir kelime, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.” (İbrahim, 24)

Kelimeler insanın dünyasıdır… Her şey ama her şey onlarla mümkündür. Kelimeler her ne kadar birer araç olsalar da insanlar kelimelere hâkim olduğu kadar düşünür, anlatır ve anlaşılır.

Ruhumuzun ve yüreğimizin derinliklerinde, dehlizlerinde gizlenmiş olan fikirler, korkular, kuşkular, arzular, öfkeler, hüzünler, sevinçler kelimeyle ortaya çıkar.

Kelime vardır, içinde bir ağacı saklı tutan çekirdek gibidir.

İç dünyamız kelimelerimizin savaş alanıdır… Tayyib ile habis, kızb ile sıdk… Half ile reca, tevhid ile şirk, şek ile yakin süresiz bir savaşın taraflarıdır… Savaşı kelimeler üzerinden sürdürürüz.

Bize düşen görev, kelimelere vahiy aşısı vurup anlam ağaçları yeşertmektir. Çünkü kelimeler bize emanet, kelimelerle sınanıyoruz…

Tayyib/güzel hayatlar için kelime-i tayyibeye ihtiyacımız var…

Elimizde bu dünyanın içine düştüğü gayyadan kurtaracak kelimeler var.

Evet, gökyüzünden gelen kelimeler var, yeryüzünü inşa etmemiz için. Aynı zamanda yeryüzünde dillendirilen sonra da gökyüzüne emanet edilen kelimeler vardır… Cennetin duvarları o kelimelerle örülür. Çoğu zaman gözyaşları o kelimelere refakat ederler. Bu kelimeler dudaktan dökülür dökülmez meleklerin kanatlarında gökyüzüne yükseltilir.

Öyle kelimeler vardır ki, dünyadan öte, yürekten içeri…

Kelimeler iç dünyamızda kimi zaman meltemler, kimi zaman da fırtınalar estiriyorsa, ruh dünyamız coşuyor ve her bir kelime gönül âlemimize, mana dünyamıza anlam yüklüyorsa orada kelime amacına ulaşmış demektir.

Yani kelimeler icat etmek zorunda değiliz, önemli olan var olan kelimelerle hakikati dillendirmektir.

Hakikatle bağını kesmiş, bağlamından kopmuş kelimeler boğucu ve bozucudurlar…

Kelimeler hak aramanın, Hakkı savunmanın bir aracı ise anlamlıdır. Kelimelerin hakkını vermek, herkesin boynuna bir borçtur. Salihlerin elinde hakikatin sesi, adaletin simgesidir kelimeler… Kâfir ve münafıkların elinde kelimeler kahrolur…

Evet, kişinin kemalatı kelimat iledir. Şayet kelimeler Rabbin muradına denk düşüyorsa kem kelimat ve kelam ile kemalet olmaz… Seçilmiş kelimeler ile arınmış cümlelerle cenneti hedefleriz…

Bizim önceliğimiz inzal olan kelimelerdir, ihdas olunanlar değil…

Kelimelerin üzerindeki tasarrufta mutlaka Rabbani bir kriter vardır. Kelimelerini ne hoyratça israf edebilir ne de cahilce istif edebiliriz. Onları yerli yerince sarf etmek zorundayız… Her kelimeyi hassasiyetle seçerek ve tartarak konuşmak zorundayız. Çünkü her kelimenin mizana yansıması var.

Kelime bir iddia içermek ve bir duruş önermelidir.

Başkalarının söylediklerini taklit ve tekrar etmek ne hikmettir ne marifet… Vahiy dışı terimler ile kendilerini ifade edenler ise aslında hiçbir şey söylemeyenlerdir…

Kelimeler ruhunu bulunca işte o zaman devrimci, dirilişçi kıvılcımlar çakabilir ve yürekleri harekete geçirebilirler… Kelimelerin varlığıdır, anlam-eylem diyalektiğini kuran…

Kullandığımız kavramlar nerede durduğumuzu, ne olduğumuzu ele verir. Kalite göstergesidir kelimeler… Kimi zaman silah kimi zaman da en büyük sermayedir…

Peki, bugün böyle olduğunu söyleyebiliyor muyuz?

Modern zihnin, popüler kültürün blokajına maruz kalan özgün kelimeler boğuluyor, tedavülden çıkarılıyor.

Kimi kelimeler dağarcığımızda çürümeye terk edildi. Kimileri de darağacında ipe çekildi… Artık birçok temel kavram sabıkalı, sanık sandalyesinde…

Düşünce dünyamızdan tard edilen, sürgün kavramların sayısı artıyor. Şeriat, cihad, cemaat, biat, halife, tağut, şirk, kâfir, imamet, hizbullah, hizbuşşeytan, müstekbir, muztazaf vs. tedavülden kalkan yanlışlara kurban giden kavramlar… Kelimeler manipülasyonu, sözün provokasyonu ile karşı karşıyayız.

İthal kavramlar, ödünç kelimeler düşünce dünyamızı istila etti.

Biz kelimelerin kıyamını beklerken, şimdi kıyımına tanık oluyoruz. Kifayetsiz kelimeler, keyfiyetsiz kalemler anlamı katlediyor… Ciddi bir kelime zayiatı ile yüz yüzeyiz.

Kelimelerle oynandı… Kelime oyunları hızlandı… Kelimeler ağızda azap çekiyor… Özgürlüğünü arıyor tutsak kelimeler...

Kelimeleri boğmak, bozmak isteyen bağilere, bağnazlara gün doğdu.

Güzel kelimelerle çirkinlikler, zulümler örtbas ediliyor. Sömürü düzenlerini sürdürenler kelimeleri istismar ediyorlar.

Acaba hangi günahlar kelimelerin gücünü kırdı, güzelliğini bozdu… Artık kelimelerden günah üretiliyor, kelimeler şehvet ve nefret kusuyor.

Kelimeler ihlâs ve hikmetten mahrumsa vezinli, kafiyeli olması neyi çözer ki?

Gönülde demlenmeyen, ruhta damıtılmayan kelimeler sadra şifa sunmuyor. Hayatın pusulası olan kelimeler ruhsuz…

Neden sonsuz ve dolu kelimelerle çıkamıyoruz sabaha, inemiyoruz sahaya? Acımasızca tükettiğimiz kelimeler artık yitik… Artık kelimelerin yaptırım gücü, caydırıcı gücü, ikna gücü yetersiz… Yücelik yolunda kelimeler tekliyor.

Laf ebeleri, söz cambazları çoğaldı. Fakat sözün gücü kalmadı…

Ki kelimeler sığ anlayışlarla yaşam çığırından çıkıyor.

İnsanlar kelimelerle kavgalı. Kelimeler de kendi aralarında kavgalı… Popüler kültür bir kelimeler çöplüğü…

Tüm olumsuzluklara rağmen, asli ve aziz kelimelerimize dönmekten başka çözüm yolu yok… Kelimelerle evliyiz, kelime ehliyiz.

Hayatın hülasası, kelime-i tevhiddir yani i'layı kelimetullah davasıdır.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA