Yazar : 328 Adnan Ebu Amır - Gazze'nin yeniden imarı ve siyasetin insaniyete baskın gelmesi
21 Kasim 2017 Salı

Gazze'nin yeniden imarı ve siyasetin insaniyete baskın gelmesi

Adnan Ebu Amır

27-10-2014 00:43

Gazze'nin yeniden imarı ve siyasetin insaniyete baskın gelmesi

Gazze'nin Yeniden İmarı Konferansı 12 Ekim'de Mısır'da gerçekleştirildi. Konferanstan önce, toplantıdan çıkacak olası imar projelerinden büyük pay almak için hazırlıklar yapılmış ve yetkili uluslararası çevrelerle (özellikle de BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı UNRWA ve BM Kalkınma Programı UNDP ile) temasa geçilmiş ve tüm imar projelerinin denetimini yapacak uzlaşı hükümetiyle koordinasyon kurulmuştu.

Yıkımın istatistikleri

Gazze Bayındırlık Bakanlığı'nın istatistiklerine göre Gazze'deki yıkımın boyutu şöyle: 20 bin yerleşim birimi tamamen yıkıldı veya büyük zarar gördü. 40 bin yerleşim birimi ise kısmen yıkılmış durumda.

2014'ün ilk yarısında Gazze'ye mal boşaltmasına izin verilen tır sayısı aylık 1100'le sınırlıydı. Hareket ve dolaşım üzerindeki bu ve bunun gibi sınırlamalar aynen devam ettiği sürece Filistinliler, Gazze'de 89 bin yeni ev, 226 yeni okul, klinik, cami, su kuyusu, fabrika, su ve sanitasyon tesisi inşa etmek için 50 yıla ihtiyaç duyacaklar.

Ayrıca UNRWA'nın açıkladığı istatistiklere göre de İsrail'in Gazze savaşı nedeniyle 400 bin Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı; bu kişilerin 250 bini ajansa bağlı okullara sığınmış durumda. 150 bini ise parklar, hastane, kilise ya da sokaklarda konaklıyor. 

Bu satırların yazarı Gazze'nin Yeniden İmarı Konferansı öncesi ve sonrasında gizlice yürütülen hızlı gelişmelerin bilgisine sahip. Bu gelişmeler, bazı kuruluşları Arap ve Batılı bağışçı ülkelere kendilerini pazarlama ve uluslararası kriterlere göre projeleri gerçekleştirme güçlerini göstererek imar için tahsis edilen fonlardan aslan payını alma eğilimleriyle ilgili.

Gazze Bayındırlık Bakanlığı'nın son istatistiklerine göre Gazze'nin yeniden imarı için gerekli inşaat malzemesi 1.5 milyon ton çimento, 227 bin ton demir ve 5 milyon ton kum civarında.

Gazze içindeki ve dışındaki birçok karar organına göre şu an özel şirketler arasında bir rekabet yaşanmıyor. Zira bu özel şirketler proje ve planlarını Filistin yürütme organlarındaki nüfuzlarını arkalarına alarak hazırlamaktalar. Bu nüfuz da bahsi geçen şirketlere imar projelerini tekellerine alma imkânı tanıyor.

Böylesi bir 'rekabet', diğer özel şirketleri bu büyük projeye katkı sunmaktan mahrum bırakıyor. Oysa bu şirketler, kendi katkılarını, daha çok kâr elde etmek için bir yatırım fırsatı olarak görüyorlar.

Keza bazı şirketler kolaylıklar sağlanması, özel sektörün desteklenmesi ve yeniden imar gerekçeleri altında kendi belgelerini ve anlaşmalarını gizli şekilde yeniden düzenlemeye başladılar. Bu düzenlemeler Gazze'nin yeniden imarı için büyük ekonomi kurumları arasında yaşanan kutuplaşmaya yönelik endişeleri körükledi.

"Şişman kediler"

Bu durum yerel örgütleri ve Gazze'deki özel sektör kuruluşlarını 'Gazze'nin Yeniden İmarı için Ulusal Komisyon' kurulması etrafında anlaşmaya sevk etti. Komisyon şeffaflık çerçevesinde planlama ve denetleme yapacak, imar planını birleştirecek, referansları açıklayacak, tüm inşaat fabrikalarını yeniden inşa ederek anlaşmanın uygulanması önündeki engelleri kaldıracak. Ayrıca miktar ve nitelik açısından gerekli tüm araç-gereç ve malzemeyi temin edecek ve hiçbir şart olmaksızın piyasanın ihtiyaçlarının karşılanması için kapıların tamamen açılmasını sağlayacak.

Gazze'nin imarı etrafındaki rekabet, Mısır ile İsrail arasında da yaşanıyor. Bu rekabet, Refah Sınır Kapısı'nın siyasi sebeplerden ötürü kapatılması gölgesinde Gazze'yi imar edecek inşaat malzemeleriyle ilgili. Ancak bu rekabet, malları Gazze pazarına ulaşan Mısır şirketlerine (özellikle de Mısır ordusunun sahibi olduğu şirket başta olmak üzere) pahalıya mal oldu. Gazze'ye inşaat malzemeleri sağlanması için Filistin İmar Komisyonu ve Bayındırlık Bakanlığı ile özel kontratlar yapmış Sina'daki 12 şirketin çalışmalarını durdurdu. Üstelik bu şirketler Sina toplumunun tüm renklerini barındırdıkları için seçilmişler ve güvenlik kurumlarının onayını almışlardı. 

Buna karşın İsrail şirketleri de Gazze'nin imarı işini almaya çalışıyor. Mısır şirketleri Katar'ın 500 milyon dolara varan bağışı ile önceki imar projelerinde Filistin yönetiminin ve Mısır'ın çalışma organlarının onayını almış, inşaat malzemelerinin girişi durdurulmadan önce bir kısım malzemeyi sınır kapısından Gazze'ye ulaştırmışlardı. Yalnız İsrail, inşaat malzemelerinin Refah kapısından sokulmasına karşı çıkıyor ve başka bir kapıdan ulaştırılması için çeşitli çevrelere baskıda bulunuyor. Buradaki amaç ise Filistin yönetiminin bazı şirketleriyle koordineli çalışarak İsrailli şirketlerinin malzemeleri temin etmesini sağlamak. 

Gazze'nin imarı bütçesinden aslan payını almak için dönen savaşta yer almayan en önemli taraf ise bu gelişmelere ilişkin bir tutum ortaya koymayan Hamas hareketi. Zira hareket, görüldüğü üzere Gazze'nin yeniden imarını hızlandıracak ekonomi trafiğinin yapısına müdahalede bulunmak istemiyor. Gerçi Hamas, yasama meclisinin Filistin siyasi gerçeği içinde yer almaması sebebiyle denetim ve şeffaflık mekanizmasının olmayışına çekinceli yaklaşıyor.

Ayrıca Gazze'nin yeniden imarı projesi, proje paralarının Filistin yönetimindeki karar organlarına yakın bazı etkili isimlerin cebine gitmemesini zorunlu kılıyor. Hatta proje herkese özgür şekilde rakabet etme imkânı veriyor, ayrıca finans ve harcama kanallarını Gazze'nin yeniden imarı hızıyla uyumlu şekilde birleştirmesini sağlıyor. 

Hamas, savaşın son haftalarında bazı çalışmalar yürüttü. Gazze'de zarar görenlere ilk yardımlarda bulundu ve savaşın sona ermesini izleyen günlerde zarar görenlere 32 milyon dolarlık yardımı şu şekilde dağıttı:

1) 19 milyon 630 bin dolar, evleri tamamen yıkılmış ev sahiplerine. Her yerleşim birimi sahibine 2 bin dolar.

2) 11 milyon 460 bin dolar evleri kısmen yıkılmış ev sahiplerine. Her yerleşim birimi sahibine bin 500 dolar.

3) 800 bin dolar şehit ailelerine. Bu rakam zarar görenlerin hak ettiği tazminatın bir parçası değil ve acil yardım kapsamında her şehit ailesine bin dolar.

Eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler Ortadoğu Temsilcisi Robert Serry geçen Eylül ayı ortasında Gazze'ye inşaat malzemelerinin sokulması ve imar uygulamasını teminat altına almak için 250-500 uluslararası müfettişin girişi ve inşaat malzemelerinin Hamas'a ulaşmaması için denetim getirilmesi planını açıkladı. Bu durum Gazze'nin yeniden imarı projesinin insani boyuttan saptığına ve siyasileştiğine işaret ediyor.

İsrail'in şartları

Mısır'daki konferansa çağrılmamasına rağmen gündemde en fazla yer alan ülke İsrail'di. İsrail, Gazze'de imarın başlaması için (savaş sırasında ve sonrasında) Filistinli grupların ve özellikle de Hamas'ın silahsızlandırılmasını şart koşmuştu; bundan geri adım attı, imar konusunu ateşkesin ve sükûnetin korunması şartına bağlamakla yetindi. Tel Aviv, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması şartını gelecekte atılacak adımlarda gündeme getirme niyetinde.

İsrail, Hamas'ın Gazze'nin imarı paralarını, tünellerin onarılması ve Gazze'de özelikle sınır kapılarındaki işleyişi (eylemler düzenlemesine imkân tanıyacak şekilde) değiştirmek için kullanabileceğine dair endişesini ortaya koydu. Bu yüzden İsrail güvenlik birimleri, Hamas ile Filistin yönetimi arasında Refah, Karam Ebu Salim ve Erez sınır kapılarına polis güçlerinin yerleştirilmesiyle ilgili devam eden görüşmeleri yakından takip ediyor.

Dahası İsrail, Gazze'nin imarı için gerekli tüm inşaat malzemelerinin sadece kendi sınır kapılarından geçeceğini açıkladı. İsrail bu malzemelerin teslim noktalarına varana kadar takip edilmesinin yanı sıra Gazze'ye giren malların denetimine yoğunlaşıyor. Bu da İsrail'in katılımı veya işbirliği olmaksızın Gazze'nin yeniden inşasının zor olacağı anlamına geliyor. Zira Tel Aviv'in Gazze'nin yeniden imarı için koştuğu en önemli şart, Gazze'nin idaresinin Hamas'ın elinden alınıp tamamen Filistin yönetimine teslim edilmesi ve bu teslimin sembolik olmaması.

İsrail'in tepkileri Mısır'daki konferansta alınan kararların önemini genel olarak düşürdü. Zira sahadaki şartlar Kahire'de değil, Tel Aviv'de belirlenecek ve yeniden imarın denetim organı burada inşa edilecektir. Filistin yönetimi ise sürecin ilerleyişinden sorumlu olacak. Kahire'deki konferansın finansman ve uluslararası destek sağladığı doğru; ancak konferans Tel Aviv'de varılan pratik anlaşmaların alternatifi değil. Hatta Amos Gilad (İsrail Savunma Bakanlığı'nın Siyaset ve Güvenlik Dairesi Başkanı) Mısır'daki konferansı 'maskeli balo' olarak niteledi.

Bu yüzden İsrail, uluslararası yardımların ve inşaat malzemelerinin küçük bir kısmını dahi Hamas'ın askeri gücünü kazanmak ve tünelleri onarmak için kullandığının tespit edilmesi halinde Gazze'nin yeniden imarını engellemeye çalışacağı tehdidinde bulunmakta tereddüt etmedi. Oysa İsrail'de cılız çıkan sesler Gazze'nin imarının birinci derecede insani olduğunu ve bu imarın (Gazze Şeridi'nin etrafındaki kasabalara ve Tel Aviv'e tekrar füze atılmaması veya Gazze'den Sufa ve Nahil Oz'a kadar tünel kazılmaması şartıyla) İsrail'e hizmet edeceğini düşünüyor.

Son olarak Gazze'deki Filistinliler için kış kapıda ve bu mevsimin yağmurlu geçmesinden endişeliler. Evlerinden olmuş Gazzeliler, yeniden imar konusunun kolay olmayacağı yönünde artan bir kanaatin gölgesinde kendilerini soğuktan ve yağmurdan koruyamayan barınaklarda yaşamaktalar hâlâ. Gazze'nin yaşadığı her savaşın ardından tekrarlanan bu trajedide siyasi boyut insani boyuta baskın geliyor.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA