19 Eylul 2018 Çarşamba

IQ Kadar Önemli Olan EQ Nedir ve Neden Gereklidir?

19-08-2018 08:31 Güncelleme : 19-08-2018 20:41

IQ Kadar Önemli Olan EQ Nedir ve Neden Gereklidir?

Öznur Çapkın - Düşünce Mektebi

EQ en kısa deyimiyle duygusal zekamızdır. Duygusal zeka ise duygusal ve sosyal becerilerimiz ve bunları ne ölçüde yönetebildiğimizle ilgilidir. Her zaman akademik başarıyı dolayısıyla IQ(bilişsel zeka) puanımızı daha çok önemsediğimizden, duygusal zekamıza hak ettiği değeri pek göstermeyiz. Oysa duygusal zeka hayatta mutlu ve başarılı olmamızı sağlayan;

  • Uyum sağlayabilme, 
  • Empati kurabilme, 
  • Duyguları anlama ve ifade etme, 
  • Bağımsız olabilme, 
  • Kişilerarası ilişkilerde sorunları çözme,
  • Nezaket ve sevecenlik,
  • Saygı,
  • Sebat etme (Bir işi sonuna kadar sürdürebilme, kararının arkasında durabilme) gibi özellikleri içerir.

Duygularımız

Duygular bugüne kadar pek çok insan tarafından insana ayak bağı olan, zekasını kullanmasını engelleyen soyut şeyler olarak görülmüştür. Bu konuda insanın duygularından tamamen sıyrılarak zekasını maksimum düzeyde kullandığı ütopyalar ortaya koyan bilim kurgu filmleri dahi yapılmıştır. 

(Bunun için Fringe dizisinin 5.sezonuna bakabilirsiniz.)

Ancak duygular yalnızca psikologların adlandırmamıza yardımcı olduğu soyut fikirler değildir. Duygular beynimizin ürettiği, daha sonra vücudun tepki gösterdiği belirli biyokimyasallarla ilişkilidir. Örneğin diğerlerine göre nispeten daha çok tanıdığımızserotonin, duygusal mesajları beynimizden vücudumuzun çeşitli bölümlerine ileterek duygusal tepkiler yaratan kimyasallardan yalnızca biridir. Serotonin, halk arasındaki tabiriyle mutluluk hormonu, stresle başa çıkmamızda, mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmemizde oldukça önemli bir role sahip. Bu kimyasalın salınımını doğal yollarla artırmak ise sanıldığından daha kolay.

Araştırmacılar yalnızca bir gülümsemeyle bile serotonin üretilebileceğini savunuyor. Gülümsediğimizde yüz kaslarımız yakın damarlara kan akışını düşürerek kasılıyor. Bu da kanı soğutuyor, soğuyan kan da beyin sapının ısısını düşürerek serotonin üretimini başlatıyor. Gördünüz mü, duygularımız tamamıyla gerçek. Bununla birlikte bir gülümsemenin yarattığı farkı da küçümsememek gerek :)

Peki duygulardan bu kadar bahsetmemin sebebi ne? Çünkü en temelde duygularımızı kabul etmek, tanımak onları yönetmemizi kolaylaştırıyor. Ve güçlü bir duygusal zekanın temelinde duyguları anlama ve ifade etme yer alıyor. 

Güçlü bir duygusal zekaya sahip olmak neden önemlidir?

Araştırmalar duygusal zeka becerilerine sahip çocukların daha mutlu, daha kendinden emin ve okulda daha başarılı olduklarını gösteriyor. Güçlü bir duygusal zeka çocuklarımızın sorumluluk sahibi, kendine ve çevresine duyarlı, iyi ilişkiler kurabilen, yaratıcı ve üretken yetişkinler olmalarını sağlayan temeli oluşturuyor. 

Bu kavramın neden günümüzde son derece önemli olduğunu Seattle'lı bir psikiyatrist olan Michael Norden şöyle açıklıyor:

“Artık çoğumuz, Taş Devrindekiler gibi birkaç yüz nüfuslu ya da daha küçük köylerde değil, yaklaşık altı milyarlık global bir köy oluşturan büyük şehirlerde yaşıyoruz. Çağdaş hayatın gerilimlerinin bu birikimi, depresyon, kaygı ve uykusuzluk sorunlarını çığ gibi büyütmüştür.”

Şu anda her anlamda çok daha karmaşık bir dünyada yaşıyoruz. Ve çocuklarımızın bu dünyada sağlıklı ve başarılı bir hayat sürebilmeleri için eski insanlardan çok daha üst düzey becerilere sahip olması gerekiyor. Bu yüzden yukarıda bahsettiğim duygusal zeka becerileri önem kazanıyor.

Evet çocuğunuzun iyi bir üniversiteye girmesi IQ ile ilgilidir. Ancak iyi ilişkiler kurarak sevilen biri olması EQ ile ilgilidir. İyi bir işe sahip olması da IQ ile ilgiliyken, bu işte başarılı olması ve terfi edebilmesi duygusal zeka becerileriyle yani EQ ile ilişkilidir. Bazı psikologlar IQ’nun başarıya etkisinin %10, EQ’nun ise %90 olduğunu ileri sürüyorlar. Oranlar böyle olmasa bile duygusal zeka becerilerinin hem iş hayatında hem de kişilerarası ilişkilerde kişiyi başarıya götürdüğü herkes tarafından kabul edilen bir gerçek.

Ve iyi haber şu ki IQ'nun aksine EQ adı verilen duygusal zeka doğuştan gelen potansiyele, kalıtımla getirdiğimiz özelliklere o kadar da bağımlı değil, daha çok çevresel faktörlerle ilişkili.Yani değiştiremeyeceğimiz şeylere odaklanmak yerine çocuğumuza empati kurma, duygularını tanıma ve ifade etme, sağlıklı ve bağımsız bir kimlik geliştirme gibi duygusal zeka becerileri kazandırmaya çalışarak ona hayatını derinden etkileyecek bir iyilik etmiş oluruz.

Sevgiyle.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA