20 Agustos 2018 Pazartesi

Her Çocuk Tek ve Biriciktir!

02-08-2018 09:13 Güncelleme : 02-08-2018 09:21

Her Çocuk Tek ve Biriciktir!

Öznur Çapkın - Düşünce Mektebi

İnsan yavrusu diğer pek çok canlının aksine çok daha uzun sürede kendi kendine yetebilir hale geliyor. Ancak insanın sahip olduğu potansiyel öylesine ilgi çekici ki bir insanı büyütüp yetiştirme konusunda sürekli olarak düşünüyoruz.

Bu potansiyeli açığa çıkarma, maksimum düzeyde kullanmasını sağlama hayli önem taşıyor. O yüzden hep en iyi teknikleri bulma arayışındayız. Belki de tüm insanlar için evrensel kaygılardan biri çocuğunu “iyi yetiştirmek”. Buradaki iyi yetiştirmek kavramının göreceli olduğunu gözden kaçırmamak gerek. Her topluluğun, her kültürün kendi belirlediği ideal değerleri var. Ve her kültür, topluma yeni katılan insan yavrusunu bu ideal değerler doğrultusunda en iyi şekilde yetiştirme gayretini gösteriyor.

Dünya’daki çocuk yetiştirme tarzlarının çeşitliliği bir yana yalnızca bizim ülkemizde bile sayısız farklı görüş mevcut. Türkiye’nin doğusundaki anneyle batısındaki annenin nasıl iyi çocuk yetiştirilir konusunda bambaşka görüşleri, ritüelleri, adetleri var. Çocuğun sağlıklı olması ve hastalıklardan korunması için yerine getirilen gelenekler, nazardan korunması için uygulanan ritüeller, terinin kokmaması için yapılan birtakım uygulamalar… Herkesin bu uğurda inandığı, çocuğunu daha iyi daha sağlıklı kılmak için uyguladığı teknikler var. Peki uygulanan bu farklı teknikler insan yavrusunun gelişiminde ne gibi değişikliklere sebep oluyor?  

Çocukların ince motor-kaba motor becerileri ve dil gelişimleri açısından bakıldığında farklı kültürlerde yetişen çocuklar karşılaştırıldığında görülmüş ki tüm çocuklar aşağı yukarı aynı dönemlerde aynı gelişim görevlerini yerine getirebiliyorlar. Şehir hayatında kendisine pek çok sayıda uyaran sunulan, sevgi ve ilgiyle bakılan çocukla; Asya’nın ücra bir yerinde bir kabilede yaşayan çocuk arasında temel sesleri çıkarmaya başlama yaşı arasında belirgin bir fark yok. Yine neredeyse aynı dönemlerde yürümeye başlıyorlar. Asya’da veya Afrika’da kabile hayatında büyüyen çocuk hastalıklarla boğuşmuyor. Sağlıklı bir şekilde gelişim basamaklarını atlıyorlar.

Peki bundan ne anlamalıyız?

Bize söylenen iyi çocuk yetiştirme teknikleri, verilen tüyolar, şunları asla yapmayın telkinleri, hepsi palavra mı? Buradan bu sonucu çıkarmak pek doğru değil elbette. Sonuçta Avrupa’da bir kentte doğan bir çocuk ile Afrika’nın ilkel kabilelerinden birinde doğan çocuğu farklı şartlar, farklı tehditler, farklı uyaranlar bekliyor. Dolayısıyla her bir uyarı veya yöntem; yerine, zamanına hatta kişisine göre bile farklılık gösterebilir. Çok uzaklara gitmeye gerek yok, yakınınızdaki birinin söylediği bir çocuk sakinleştirme yöntemi sizin çocuğunuzda işe yaramayabilir bile.

Buradan çıkarılabilecek en iyi sonuç çocuk yetiştirme konusunda biraz daha sakinleşmekte fayda olduğu. En iyi tek bir çocuk yetiştirme modeli yok, mükemmel anne-baba olmak yok, bir kere mükemmellik diye bir şey yok! Merak etmeyin, çocuğunuz o gelişim basamaklarını birer birer tırmanacak.

Çocuğunuzu yetiştirirken dışarıdan size söylenenlere elbette kulak tıkamayın, merak ettiklerinizi araştırın, sorun, soruşturun; ama bu süreçte en önemlisi çocuğunuzun ihtiyaçlarına kulak verin. Onu gözlemleyin. Unutmayın her insan biricik ve kendine özgüdür. Çocuğunuz için en iyisini ancak böyle keşfedebilirsiniz.

Sevgiyle.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA