20 Agustos 2018 Pazartesi

Kemalizm” adı icat olunmadan çok önce, İslâmcılık’la çekişme halindeydi

12-06-2018 11:51 Güncelleme : 12-06-2018 11:51

Kemalizm” adı icat olunmadan çok önce, İslâmcılık’la çekişme halindeydi

Kemalist hareket, daha “Kemalizm” adı icat olunmadan çok önce, daha işin başındayken, İslâmiyet’le değilse de İslâmcılık’la çekişme halindeydi. Çünkü zaten bütün o “amorf” Batıcılık/Milliyetçilik hareketi böyleydi.

Kemalist hareket, daha “Kemalizm” adı icat olunmadan çok önce, daha işin başındayken, İslâmiyet’le değilse de İslâmcılık’la çekişme halindeydi. Çünkü zaten bütün o “amorf” Batıcılık/Milliyetçilik hareketi böyleydi. Ancak o “amorf Batıcılık” henüz “Cumhuriyet” gibi daha somut siyasi hedefler düşünmez ve Osmanlı devletini ve Hanedan-ı Âl-i Osman’ı bağrına basmaya devam ederken, aradaki gerilim, “çekişme” gibi kelimelerin anlattığının çok ötesine geçmiyordu. “İslâmcı” Said Halim Paşa, İttihat ve Terakki’nin Sadrazam’ı olabiliyordu. 

Kurtuluş Savaşı boyunca mesafe büyüdü; Cumhuriyet iyice köprüleri attı. Bir yanda Mustafa Kemal, Diyanet İşleri gibi projeleri (ve devlet gücüyle), bir yanda İslâmcılar bütün geleneksel araçları ve imkânlarıyla, Müslüman toplumu kendi İslâmlarının izleyicisi olmaya çağırdılar. 

Şu özet bütün şematizmine rağmen genel olarak doğruysa, Kemalizm ile İslâmcılık arasında niçin bir kan davası olduğu sorusu da cevabını bulmuş olur.

Kendini “Sosyalist”, “Marksist” olarak tanımlayanlar bu kavgada  neden Kemalizm safında yer alır.

Bunun birinci nedeni bu “sol”un aslında Kemalizm’in içinden çıkmasıdır. Kemalizm’e karşı ve Kemalizm’in dışında kendini tanımlamayı başaramamış olmasıdır. “Başarmak” bir yana, böyle bir şey yapmaya gerçek anlamda teşebbüs de etmemiştir. “Ben Sosyalist’im” diyen ortalama TC yurttaşına göre Kemalizm aslında Sosyalizm yolunda atılmış, ama arkası getirilememiş bir adımdır. Peki, Sosyalizm ne? O da Kemalizm’in yarı yolda bıraktığı işleri sonuna getirmektir. Örnek? Kemalizm “devletçilik” yaptı, ama yarım yamalak yaptı. Biz mülkiyeti de yasak edip tam devletçilik yapacağız. Kemalizm bağımsızlık siyaseti izledi. Ama onu da tam izleyemedi. Biz “tam bağımsız” olacağız v.b. 

Dolayısıyla 12 Mart öncesinin “Ankara’ya gitme/Bolu’ya gitme” metaforu konuyu çok iyi özetliyordu. “Biz Marksistler Ankara’ya gidiyoruz. Yanımızda Kemalist yol arkadaşlarımız var; onlar Bolu’ya gitmek istiyor. İyi ya, Bolu’ya kadar birlikte gideriz, sonra biz yolumuza devam ederiz.” 

Sol Kemalistler’le ittifak”, “Sol cuntaya yolu açmak” gibi siyasi formülasyonları açıklayan bir genel mantık.

Ama bir de “reel-politik” bilinçaltı hesap var. Biz öyle Bolu, yarı yolla yetinen adamlar değiliz; onun için manevi üstünlük bizde. Ama iş maddî hayata gelince, onlar, o “yarı yolcular” olmasa, bizim Pendik’i de bulacağımız yok. Onun için de bu hesaba sıkı tutunmamız gerekiyor.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA