20 Temmuz 2018 Cuma

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu: Tok tutan 10 sahur önerisi

15-05-2018 12:09 Güncelleme : 15-05-2018 12:09

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu: Tok tutan 10 sahur önerisi

Ramazan ayı başlıyor. Oruç tutanların yeme ritmi bundan böyle 1 ay süreyle “sahur-iftar” şeklinde olacak. Yani daha sağlıklı bir beslenme ritmine geçmiş olacaklar. Daha önce de yazdım, insan bedeni yapısal olarak “günde iki öğün beslenmeye” ayarlanmış. Bütün mesele sağlıklı bir sahur ve iftar yapabilmekte.

1- Sahursuz oruç tutmayın
 
2- Sahuru çok güçlü bir kahvaltı gibi planlayın
 
3- Mümkünse yumurta, yoğurt, peynir hep olsun
 
4- Sahurda tuzlu ve şekerli yiyecekler tüketmeyin
 
5- Sahurda fazla meyve yemeyin
 
6- Protein sebze karışımlarını tercih edin, menemen ve omletin harika sahur seçenekleri olduğunu bir kenara not edin
 
7- Sahurda bol bol su için
 
8- Unlu gıdalara sahur menülerinizde fazla yer vermeyin
 
9- Reçellerden, hoşaflardan, baldan, pekmezden, salamuralardan, tuzlanmış gıdalardan mümkün oldukça uzak durun
 
10- Sahurunuzu mümkünse en son zaman dilimine bırakın
 
Tok tutan 10 sahur seçeneği 
 
1- Yumurta:  Vazgeçilmez bir sahur seçeneği. Onu omlet olarak ya da menemen gibi sebzelerle zenginleştirerek tüketmek en doğrusu.
 
2- Peynir: Başlı başına bir sahur seçeneği olabilir. Onun yerine yoğurdu da tercih edebilirsiniz. 
 
3- Etli dolmalar: Dolma hazırlarken pirinç yerine kepekli bulguru tercih etmenizi öneririz.
 
4- Posa zengini çorbalar: Özellikle kuru baklagil eklenmiş yoğurt çorbaları, yulaf kepeği ve mercimek eklenmiş sebze çorbaları ile nohutlu çorbalar akılcı sahur seçenekleri arasında.
 
5- Proteinli salatalar: Ton balığı, tavuk ve et parçalarıyla zenginleştirilmiş salatalara da sahurda yer verebilirsiniz.
 
6- Meyveli yoğurt: Şeftali ya da kayısı eklenmiş bir kâse yoğurt, mükemmel bir sahur seçeneği...
 
7- Yağlar: Zeytinyağı ve keten tohumu yağı, tokluk süresini uzatır. Bu nedenle sahur seçeneklerinize bu yağlardan ekleyebilirsiniz. Yağdan zengin olması nedeniyle avokado da iyi bir sahur seçeneği.
 
8- Baklagiller: Bol mercimekli salatalar, kıymalı mercimek, nohut, fasulye karışımları sahur için iyi seçimlerdir.
 
9- Ayran, kefir: Ayran mükemmel bir sahur içeceğidir. Ancak sahurda sadece ayrana değil, kefire de yer vermeyi düşünün. Bol salatalık eklenmiş güzel bir cacık da içecek yerine geçebilir.
 
10- Badem, fındık, fıstık: Her sahura iki adet ceviz, üç adet fındık, dört adet bademle başlamanızı tavsiye ederim.
 
Hipertansiyonda durum ne zaman acil?
 
Hipertansiyon yani kan basıncının kalıcı yüksekliği mühim bir sağlık sorunu. Özellikle kalp, beyin, böbrek ve gözlerde ciddi tahribatlar yapabiliyor. Sizden gelen soruların önemli bir kısmını belki de bu nedenle “hipertansiyon konusu” oluşturuyor. O yüzden sayfamızda bugün hipertansiyonla ilgili konulara geniş yer verdik. İsterseniz kan basıncındaki ani yükselmelerle başlayalım. Buyurun...
 
Kan basıncımızdaki ani yükselmeler doğal olarak hepimizi telaşlandırır. Ama bilelim ki bu telaş hali çoğu zaman fazla abartılır.
 
Özellikle 50 yaş altında tansiyondaki ufak tefek yüksel-melerin ciddi bir sorun yaratmayacağı unutulmamalıdır.
 
Diğer taraftan tansiyonu aniden yükselenlerin sarımsak dövüp yuttuğunu, limon veya domates suyu içtiğini de biliyoruz. Bunlar tabii ki zararlı şeyler değil ama büyük bir fayda da beklememek lazımdır.
 
Çoğu zaman biraz daha sakinleşip uzanıp dinlenmek bile tansiyonunuzun düşmesi için yeterlidir.
 
Peki durum ne zaman önemli? Tansiyon yükselmelerini hangi koşullarda ciddiye almak lazım?
 
Eğer tansiyon yüksekliğine yandaki “kısa bilgi” kutusunda yer alan 5 işaret de eşlik ediyorsa durum ciddi demektir, bu durumlarda acil tıbbi yardım istenmelidir.
 
Hipertansiyon hastaları için 5 acil işaret
 
- Birdenbire ortaya çıkan nefes darl��ğı
 
- Aniden göğsünüzde beliren bir ağrı
 
- El ve ayaklarda kuvvet kaybı, karıncalanma ve uyuşma
 
- Bayılma, baygınlık, çok şiddetli bir baş ağrısı
 
- Burun kanaması
 
İlaçların yan etkileri neler?
 
Tansiyon ilaçlarının yan etkileri aslında uzunca bir yazının konusu olmalı. Bu yan etkilerin çoğunun da çok şükür nadiren ortaya çıkan durumlar olduğu unutulmamalı.
 
En sık görülen 10 yan etki şunlar:
 
- Halsizlik, yorgunluk
 
- Potasyum kaybına bağlı uyuşma, yanma ve karıncalanma hissi
 
- Ayağa kalktığınızda başınızın dönmesi
 
- Sık sık idrara gitme
 
- İnatçı öksürük atakları
 
- Kan şekerinin yükselmesi
 
- Ürik asit değerinin yükselmesi
 
- Nabız yavaşlaması
 
- El ve ayaklarda soğukluk hissi
 
- Uyku problemleri
 
Tansiyonu yükselenler için 7 mühim not 
 
Tansiyonla ilgili aklınızda tutmanız gereken bilgileri en öz, en kısa, derli toplu haliyle tekrar yazıyorum. Aşağıdaki bilgiler lütfen her zaman aklınızın bir köşesinde bulunsun.
 
- Sınırları öğrenin. Büyük tansiyon için üst sınır 13.5, küçük tansiyon için ise 8.5’tur. Değerler bu rakamların üstüne çıktığında damarlardaki kan basıncı da artar, bu da atardamarların duvarlarına zarar verir. Bu zarar ise size koroner kalp hastalığı, kalp krizi, felç, böbrek hastalıkları ve göz problemleri olarak geri dönebilir.
 
- Belirtilere güvenmeyin. Tansiyon yüksekliği çoğu zaman belirti vermez. Çarpıntı, göğüste sıkıntı hissi, baş dönmesi, kulak çınlaması gibi işaretler ya çok nadiren görülür ya da hiç görülmez. Zaten bu nedenle yüksek tansiyon problemine doktorlar “sinsi katil” derler.
 
- Sigara ve alkol riski artırır. Yaşam tarzınızı iyileştirmek ilk hedefiniz olsun. Sigara içiyorsanız bırakmalı, kilo sorununuz varsa zayıflamalı, alkol kullanıyorsanız ya bırakmalı ya da azaltmalısınız. Tuz tüketiminizi ve stres düzeyinizi de kontrol altına aldığınızda ilaca gerek kalmadan da yüksek tansiyon probleminizi çözebilirsiniz.
 
- Egzersiz iyi gelir. Düzenli egzersiz hipertansiyonu önler, bu önemli sağlık problemi zaten oluştuysa da kontrol altına almaya yardımcı olur. Çok değil, mesela her gün 30-40 dakika kadar yürümek kan basıncını yeniden normal değerlere indirmek için genelde yeterli olur.
 
- Gerekiyorsa ilaç da kullanın. Eğer yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklikler hipertansiyon problemini çözemiyorsa, o zaman ilaca başlamanız gerektiğini unutmayın.
 
- İlaç aldığınız için dilediğinizi yapabileceğinizi düşünmeyin! Hiçbir zaman “İlacımı alıyorum, istediğim kadar tuz tüketebilir, alkol içebilirim” demeyin! 
 
-İlacınızı düzenli kullanmak zorundasınız. İlacı bazı günler alıp bazı günler almamak olmaz. İlaç kullanması gereken bir hipertansiyon hastasının keyfi bir şekilde ilaç kullanması tehlikeli bir hatadır!
 
En doğru ölçüm nasıl yapılır? 
 
- Tansiyonunuzu ölçmeden önce en az 10 dakikadır oturuyor olmasınız.
 
- Tansiyonunuz yüksek çıktıysa ikinci bir ölçüm yapmadan önce iki dakika bekleyin ve manşonun havasının indiğinden emin olun.
 
- Eğer tuvalete gitme ihtiyacı içindeyken tansiyonunuzu ölçerseniz yüksek çıkar. 
 
- Tansiyonunuzu ölçerken bulunduğunuz mekân ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı.
 
- Mümkünse ilki sağ koldan olmak üzere iki koldan da ölçüm yapın ve yüksek çıkan değeri esas alın.
 
- Tansiyonunuzu günün farklı saatlerinde ölçmeye çalışın. 
 
- Tansiyon durağan bir şey değildir. Bu yüzden “Benim tansiyonum 12’ye 8” gibi bir cümle son derece mantıksızdır. Tansiyon koşunca da yükselir, hatta koşmayı düşündüğünüz anda bile kalbiniz kan pompalamaya başlar.
 
- Ölçüm yapmadan yarım saat önce çay ve kahve içmeyi bırakın. Kafein tansiyonun yükselmesine neden olur, bu da sizi yanıltabilir.
 
KAYNAK: NTV

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

Günün Makaleleri

ANKET - ARAŞTIRMA