18 Temmuz 2018 Çarşamba

Abdülhamit Güler: Kısa film uzun bir mesele. Bazı tavsiyeler

27-04-2018 09:17 Güncelleme : 27-04-2018 08:28

Abdülhamit Güler: Kısa film uzun bir mesele. Bazı tavsiyeler

Kısa film çekmenin materyal açısından kolaylaşıyor olması bu türü ucuzlatmaz. Ve kısa film yapmanın kolaylaşıyor olması kısa filmi basit bir uğraş haline getirmez.

Bir filmin kısa olması onu önemsizleştirmiyor. Maalesef ülkemizde kısa filme burun kıvıran sinemacı çok. Hatta kısa filmi bir mertebe kaybı olarak görenler de var. Yanlış. Üzücü.

Kısa filmin ne olup olmadığını uzun uzadıya tartışmaya gerek yok. Formel açıdan gayet net bir durum var ki, -genel olarak- süresi 40 dakikanın altındaki filmler kısa film kategorisinde değerlendiriliyor.

Peki, uzun metrajdan daha mı kolay?

En başta böyle bir kıyas yanlış. Zorluğu kolaylığı meselesi fazlasıyla göreceli. Her ki yöntemin de kendine has yapım aşamaları ve dokunuşları var. Daha fikir aşamasından itibaren başlayan farklılık, içerikten işleyişe kadar kendini gösterir.

Kısa filmde meramınızı en çarpıcı ve etkili şekilde vermelisiniz. 1 dakika içerisinde çok şey anlatmanız gerekebilir.

Kısa filmi şiire benzetebiliriz. Bir edebi metin olarak şiiri, kendisinden daha uzun olan romandan önemsi görebilir miyiz?

O halde kısa metraj filmi nasıl oluyor da uzun metrajdan daha önemsiz kabul edebiliriz?

Göremeyiz.

Görülmemeli.

Görmeyelim, lütfen…

Bu bağlamda kısa filmin sinemacı adayları için yegane giriş noktası olduğunu da unutmayalım. Bir sinemacı ilk olarak uzun metraj film çekemeyebilir. Bunu yapabilenler parmakla gösterilecek kadar azdır. Fekat artık teknolojinin de yardımıyla kısa film çekmek hayli kolaylaştı. Cep telefonu olan kimsenin bahanesi yok. Ya da asgari seviyede teknik beklentiyi karşılayacak kamera ve ekipman edinmek giderek kolaylaşıyor.

Şimdi, bir saniye…

Kısa film çekmenin materyal açısından kolaylaşıyor olması bu türü ucuzlatmaz.

Ve kısa film yapmanın kolaylaşıyor olması kısa filmi basit bir uğraş haline getirmez.

Nasıl ki teknoloji hayatımızı kolaylaştırdıkça uzmanlık alanları çoğalıyor ve insanları/işleri mesleki olarak ayıran şey nitelik oluyorsa, kısa filmde de artık önemli olan nitelik halini aldı.

Eskiden teknik olarak dört başı mamur bir kısa film yapmak takdir edilmek için yeterdi. Lakin artık bu bir ayrıcalık değil. Haliyle, en iyi tekniği kullansan bile ‘nasıl’ yaptığın meselesi öne plana çıkıyor.

Bu bağlamda kısa filmcilere bazı temel tavsiyelerde bulunmak isterim.

  • Teknik ekip ve ekipmanı bahane etmeyin. Cep telefonunuz varsa, bahaneniz yok. Önce telefon ile çekin, teknik olarak kötü ama nitelik olarak güzel iş çıksın. Sonrasında üst düzey ekipman edinirsiniz.
  • Teknik ekip ve ekipmana kolay ulaşabiliyor olmak kimseyi usta yapmaz. Ustalık, ‘nasıl’ sorusuna verilen cevaptadır. Eldeki malzemeleri nasıl kullandığınız sizi diğerlerinden ayıracaktır.
  • ‘Nasıl’ sorusu, yönteminiz ve işleyişinizle alakalıdır. Film dilinizi, bu soruya verdiğiniz cevaplar belirler.
  • ‘Nasıl’ sorusuna cevap verilecek başlıca alanlar;
  • Sinematografiyi nasıl kullandın? (En başta kemarayı…)
  • Senaryoyu nasıl kurguladın?
  • Oyunculuğu nasıl kullandın?
  • Kurgu dilin nasıl?
  • Işık düzeni ve tercihlerini nasıl kullandın?
  • Ne yaptığınız elbette hayati derecede mühim. Ancak sizi diğer binlerce kısa filmden ayıracak olan ‘nasıl’ sorusunun cevabı olacaktır.
  • Allah aşkına bazı teknik ekipmanın fetişisti olmayın.
  • Olur olmaz drone kullanmayın.
  • Nuri Bilge Ceylan’a benzeyeceğim diye alakasız uzun planlar kasmayın.
  • Tarantino olacağım diye manasız, film dilinizi ve niteliğini zedeleyecek artistliklere gitmeyin. Osmo ya da ronin kullanmanın dayanılmaz hafifliği ile sinematografinizi alt üst etmeyin. Kan, silah ya da küfrü bolca kullanmak size bir şey kazandırmaz (kırmızı çizginiz olsun).
  • Bolca ışık sahibi olabilmeniz, filminizde anlamsız bir aydınlık yaratmanızı gerektirmez. Her şey kıvamında olmalı. Doğal ışığa yakın çalışın. Televizyona iş yapmıyorsunuz, ışıl ışıl olmak zorunda değil. Mühim olan duygu.
  • Film, fikir ile başlar. Kısa filmi farklı kılan fikirdir. Fikrinize sadık kalın.
  • Ön hazırlık, fikrinizin sağlıklı şekilde hayata geçmesi açısından çok mühim. Lütfen ön hazırlık sürecine vakit ayırın.

DİRİLİŞ POSTASI

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA