23 Eylul 2018 Pazar

Eski 2. Ordu Komutanı: Emirlerin kanunsuz olduğunu söyledim

17-04-2018 10:43 Güncelleme : 17-04-2018 10:43

Eski 2. Ordu Komutanı: Emirlerin kanunsuz olduğunu söyledim

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Malatya'da yaşananlara ilişkin görülen davada dönemin 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, tutuklu bulunduğu Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile savunmasını yaptı. Huduti, "Darbeciler bana darbeyi bildirip başa geçmeme istediler, reddedince Ankara'ya kaçırmaya çalıştılar" dedi

Malatya'daki Kalkışma Davası'nın 10. duruşmasının altıncı oturumunda esas hakkında savunma yapan davanın bir numaralı sanığı Adem Huduti, oğlunun arayıp köprünün kapatıldığını, Ankara'da uçakların alçak uçuş yaptığını söylediğini belirterek "İlk olarak Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler'in evini aradım. Telefona çıkan eşi kendisine ulaşamadığını söyledi. Bunun üzerine ordu harekat merkezini aradım. Yaşananlara ilişkin bilgi olup olmadığını ve 2. Ordu'da benzer olaylar olup olmadığını sordum. Benim bildiklerim dışında başka bir bilginin bulunmadığı söylendi. Benim harekat merkezini aradığım saat itibariyle sıkıyönetim mesaj emirleri geldiği halde tarafıma hiç bir bilgi verilmemiştir" dedi. 

"EMİRLERİN KANUNSUZ OLDUĞUNU VE UYGULANAMAYACAĞINI SÖYLEDİM"

2. Ordu Karargahı'na gitmek için hazırlandığı sırada Mustafa Serdar Sevgili, Zeki Karataş ile Albay Bahadır Erdemli'nin konutuna gldiğini belirten Huduti "Bana mesajı Bahadır Erdemli uzattı, iki dosya halindeydi. Sözde sıkıyönetim listesi ve atama emirleri vardı. İmzalara baktım ve imzaların bir tuğgeneral ve albaya ait olduğunu gördüm. Emirlere kabaca göz attım" dedi. Daha sonra makam aracına binerek karargaha gitmek üzere yola çıktığını, amacının karargaha gidip birliklerin durumunu öğrenip kontrolü ele almak olduğunu ifade eden Huduti, "Yanımda bulunanlara ‘imzaların bu kişilerce atılamayacağını, emrin kanunsuz olduğunu ve uygulanamayacağını' söyledim. Aracıma bindim ve emir subayı Sedat Kaya'ya sıralı amirlerim, ana as birlik komutanları ve valiye ulaşmasını emrettim. Sedat Kaya, sıralı amirlere ulaşamadığını söyledi. Ana as birlikleri komutanlarıyla beni görüştürmesini istedim. Amacım neler olduğunu öğrenmek ve onlara hiyerarşi ve anayasal düzene bağlı kalmalarını söylemekti" savunmasını yaptı.

"İLK O ANDA ANLADIM"

Karargaha geldikten sonra kamera kayıtlarına göre makam odasına girerken saat 23.29'da dönemin 2. Ordu Kurmay Başkanı eski tümgeneral Avni Angun ile telefonda görüştüğünü dile getiren Huduti, savunmasını şöyle sürdürdü: "Angun bana, kendisine silah çeken bir binbaşı olduğunu ve konutundan çıkamadığını söyledi. Malatya'da kalkışmaya dahil olanlar olduğunu ilk o anda anladım. Sevgili'ye duruma müdahale etmesi ve Angun'un karargaha gelmesini emrettim. Kamera kayıtlarına göre saat 23.32'de Serdar Sevgili makam odamdan çıkıp Bahadır Erdemli ve Zeki Karataş ile kısa bir toplantı gerçekleştirmiş. Ben de televizyondan gelişmeleri izlerken detaylı olarak emirleri inceledim. Daha sonra Serdar Sevgili ile Zeki Karataş odama geldiler. Kimlerin Avni Angun'u evinde tuttuğunu sordum. Emrin kanunsuz olduğunu ve 2. Ordu birliklerinin buna uymayacağını emrettim."
"KONVOYUN GERİ DÖNMEMESİ HALİNDE VURULMASINI EMRETTİM"

Dönemin Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı olan 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'i aradığını ve darbe karşıtı emirler verdiğini ileri süren Huduti, Temel'in kendisini geri aradığını ve Çakırsöğüt Komando Tugayı'na ulaşamadığını bildirmesi üzerine bu durumun takip edilmesi talimatını verdiğini söyledi. Huduti "Sınır komutanını aradım ve bilgi almaya çalıştım. O da tugay komutanına ulaşamadığını ve birliğin çıkmış olabileceğini söyledi. Ben de derhal birliklerin kışlaya dönmesini ve çıkanlar hakkında yasal süreç başlatılacağını söyledim" dedi. Huduti, Temel'i daha sonra bir kez daha aradığını belirterek, "Kendisine öncellikle konvoyun tugaya geri gönderilmesi, dışarıda askeri personel kalmamasını emrettim. Konvoyun dönmeyi reddetmesi durumunda ise tank taburu tarafından uygun bir yerde vurulmasını emrettim" diye konuştu.

"ERDEMLİ'NİN DARBECİLERLE HAREKET ETTİĞİNİ ‘BAŞIMIZA GEÇ' DEDİĞİNDE ANLADIM"

Tutuklu sanık Bahadır Erdemli'nin odasına girerek kendisine "Komutanın biz bu işe başladık, başımıza geçerseniz mutlu oluruz" dediğini ileri süren Huduti, "Reddettim, ‘ordu komutanı olarak zaten başınızdayım' dedim. Kimlerden emir aldıklarını sordum ama vazgeçmeyeceklerini ve bu kalkışmaya devam edeceklerini söyledi. Ben de bunun doğru olmadığını ve emir komuta içine girmeleri gerektiğini söyledim. Kararlıydı ben de onun direncini kırmaya çalıştım. Bahadır Erdemli'nin darbeciler ile hareket ettiğini ‘başımıza geç' dediğinde anladım" ifadelerini kullandı. 

"GEREKİRSE BURADA ÖLÜRÜZ"

 

Huduti, emir subayı Sedat Kaya'nın 'Komutanım sizi kaçırmayı planlıyorlar' diyerek, kendisini daha güvenli bir yere götürmeyi teklif ettiğini anlattığı savunmasında, "Ben de ‘Hiçbir yere gitmeyeceğim, karargahı terk etmeyeceğim. Hiç bir komutan karargahı terk etmez, gerekirse burada ölürüz" dedim. Darbe girişimini öğrendikten sonra geçen 1 saat 50 dakikalık süreçte birçok görüşme yaptığını anlatan Huduti, "Malatya'da darbe girişimine katılan unsurların olduğunu anlamam karargaha girdiğimde Avni Angun'un aradığı andır. Bu süreçte kışlanın kontrolü fiilen darbecilerin elindeydi. Darbeciler bana darbeyi bildirip başa geçmeme istediler, reddedince Ankara'ya kaçırmaya çalıştılar" dedi.

"VALİYİ KINIYORUM"

Savunmasında, dönemin valisi Mustafa Toprak ile yaptıkları görüşmeleri anlatarak, "Valiyi kınıyorum. Malatya'da bir olay olmamasına rağmen çok büyük bir olay olduğu algısını oluşturmuş ve Türkiye genelinde yaymıştır. Kişi karşısındakini kendisi gibi bilirmiş, başka da bir şey söylemiyorum. Görevim olmamasına rağmen onu bilgilendirmek için devlet terbiyem nedeniyle aradım. Vali ile HTS kayıtlarından 38 kez karşılıklı birbirimizi aramışız. Ben kendisini aradığımda vali 17 kez cevap verememiştir. 19 görüşmenin 12'si benim, 7'si valinin aramasından olmuştur. Valinin sadece 2 aramasına cevap vermediğim ortadadır. Gece yazdığım darbe karşıtı olduğum mesajını alıp Anadolu Ajansı'na göndermiştir. Bana kışla kapısına geldiğini bile söylememiştir. Bu durum daha sonra ortaya çıkmış, valinin samimi davranmadığını göstermiştir. Bu gelişin arkasında gizli bir plan olup olmadığı ise meçhuldür" dedi.

"İLK MERMİYİ BİZ ATMAYACAĞIZ' DEDİM"

 

Huduti, darbe girişimi sırasında verdiği ilk emrinin "çatışma olmayacak, ilk mermiyi biz atmayacağız, darbecilerin ikna edilerek adalete teslim edileceği" yönünde olduğunu öne sürerek, savunmasını şöyle sürdürdü: "Kararım baştan itibaren silahlı çatışmayı önlemek adınadır. Kışla içerisinde çatışma çıkmasını engelledim. Suçlu olarak gördüğüm kişileri adalete teslim ettim. Bu suç olabilir mi? Müdahale etseydiler en az 40-50 ölü olacaktı. Bir kısmı Mehmetçik, bir kısmı güvenlik güçleri, bir kısmı ise masum sivil vatandaşlar olacaktı. Malatya'da bir darbeci öldürüldü. Az sayıda Mehmetçiğimiz yaralandı ve olay sonuçlandı. Mehmetçikler suçsuzdur. Onlara emir verenler bellidir. Mehmetçikler verilen emri yapar, komutanlarını sorgulamaz, sorgulayamaz. Benim en büyük mutluluğum sorumlu olduğum 17 ilde hiçbir şehit verilmemesidir. Bu da kararlarımın ve uygulamaların doğru olduğunu ortaya koymaktadır."

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA