18 Haziran 2018 Pazartesi

Sahnenin Dışındakiler: Cemal Sabiha ile Her Şeydir Onsuz İse Hiçbir Şey / M. Mazlum ÇELİK

06-03-2018 10:13 Güncelleme : 12-04-2018 20:25

Sahnenin Dışındakiler: Cemal Sabiha ile Her Şeydir Onsuz İse Hiçbir Şey / M. Mazlum ÇELİK

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öykü ve romanlarında yarattığı karakterler yalnızca kendileri değildirler.

Onlar mutlaka kendilerinden başka şeyleri tamamlar veya yansıtır. Örneğin “Mahur Beste” romanına baktığımızda Behçet Bey karakteri romanın bütünündeki diğer tüm karakterlerin zayıf ve yer yer de kötü yönlerinin bir toplamıdır. Romanda sanki herkes Behçet Bey’in kendi cebinden çıkarttığı kişiler olması sebebiyle mutlaka kendi içlerinde Behçet Bey’den bir parça taşırlar. “Sahnenin Dışındakiler” romanında ise Sabiha karakteri temsil ettiği mana ile bizlere yine Behçet Bey gibi kült bir karakteri anımsatmaktadır. Sanki her romanında aynı karakteri biraz daha geliştiren ve ona tekrar tekrar şekil veren Tanpınar, Sabiha karakteri ile daha spesifik olarak Cemal karakteri hakkında bize bir sergüzeşt sunmaktadır. Sabiha roman boyunca birçok şeyi sembolize eder; ama özellikle Cemal karakteri için birçok şeyi ifade eder ve Cemal’i mütemmim bir cüz gibi tamamlar. Başka bir okumayla Cemal’in kişiliğini parçalayan bir kişi olarak da sembolize edilmesi mümkündür, yer yer bunun da üzerinde durulacaktır.

Kurtuluş Savaşı’nın verildiği bir dönemde asıl mücadelenin gerçekleştiği sahanın dışında kalanların başından geçen olayların anlatıldığı romanı Cemal karakterinin gözlerinden izlemekteyiz. Günlerden bir gün Cemal’in yaşadığı mahalleye Süleyman Efendi ve ailesinin taşıması Cemal’in gözünde sessiz sakince karşılanır. Süleyman Efendi alışılagelmiş düşüncelerin dışında fikirlere sahip yenilik taraftarı bir kişilik gibi dursa da aslında onun kavrayışı derin bir bilgi birikimine dayanmamaktadır. Bunu zaman zaman kızı Sabiha’yı çarşafa sokmak için dövmeye kalmasından vb. tutumlardan çıkarabiliyoruz. Hatta denilebilir ki Süleyman Efendi birçok fikrinde köhnelik düzeyinde saplanıp kalmıştır. Hayatın gerçek anlamını zevk-i sefada bulan Süleyman Efendi sürekli eşiyle kavga etmektedir. Bu birbiriyle uyumsuz çiftin henüz on üç, on dört yaşlarındaki küçük kızı Sabiha ise hayatı bambaşka kavramaktadır. Bir çocuk zihninin çok ötesine taşan karakter, romanda birçok açıdan ele alınabilir. Örneğin, Sabiha’nın toplumsal açıdan kadının hürriyetini sorguladığı söylemleri ile geleceğin kadın figürünü temsil ederken fikirlerin eksik kalmışlığı ve hayal gücüyle bir aydın kişiliğini de temsil ettiği söylenebilir.

Oysa Sabiha karakterini anlamlı kılan temsil; Cemal’i tamamlamasıdır. Sabiha karakteri Cemal’in aynadaki yansımasıdır, bölünmüş kişiliğidir, hayatı kavrayışı ve kendisi olamadığı her şeydir.

Sabiha her sözü ve davranışıyla Cemal üzerinde derin bir nüfuza sahiptir. Sürekli olarak çevresinde bulunan insanları izler ve onları analiz eder. Sabiha, Cemal için o kadar çok anlam yüklenmiştir ki Cemal onsuz hiçbir şeydir, eksiktir ve ıssızdır. Romanda her açıdan Cemal’i tamlaması aslında Cemal’in bölünmüş karakterinin de bir ispatıdır; çünkü Cemal onsuz kendisi bir birey olarak var olamamaktadır. Sabiha gelene kadar mahalleyi izleyen Cemal bu izleyişi yalnızca bulunduğu habitatı sevmek ya da daha çok sevmek için nedenler üretmesinden ibaretken Sabiha’nın gözleriyle artık çevresini anlamlandırarak bakmasını sağlar. Sabiha çocuk olmaktan kendi iradesiyle vazgeçmiştir, Cemal’i de bu konuda etkiler. Cemal bu duruma ve Sabiha’nın bir çocuktan çok daha öte yaklaşımına yer yer “Biz daha çocuğuz.” Diye itiraz getirse de aslında o da kendisini Sabiha’ya teslim etmiştir.

Sabiha Sürekli olarak çevresini sorgular hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Cemal’e defalarca ispat eden Sabiha’nın en büyük korkusu anne babasına benzemektir. Bu durum zamanla Cemal’e de sirayet eder ve Cemal de mahallesindeki ve ailesindeki kişilerden farklı bir nitelik ihtiyacı duyumsamaya başlar.

Sabiha aslında sürekli olarak Cemal’i tamamlar. Belki de Cemal ondan bir parçadır burası tartışılmaya açık bir yerdir. Asıl çatışmayı ortaya çıkaran şey şudur: Sabiha, Cemal’in tamamlayıcı ve hatta onu anlamlandıran parçasıdır. O halde kalma ihtimali varken Cemal, Sabiha’yı neden bırakıp ailesiyle gitti?

Sabiha, Cemal’den bir parçadır. Onu tamamlar ve yoğurur; ama kendisini taşıyamayan Cemal aslında kendi benliğinden kaçarak gider. Bu yüzden altı yıl sonra döndüğünde, kendi parçasını ki eksikliğini yoğun olarak yaşadığını kitabın ikinci bölümünden anlıyoruz, onu bulamayı ümit eder. Kendisini, onu tamamlayan kişiliği arayan Cemal yıllar sonra Sabiha için geri dönecektir.

KAYNAKÇA

Tanpınar, Ahmet Hamdi. Mahur Beste. İstanbul: Dergah Yayınları, 2017.

Tanpınar, Ahmet Hamdi. Sahnenin Dışındakiler. İstanbul: Dergah Yayınları, 2017.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA