Sosyal Medya

Özel Haber

Nunes Notları ve Trump’ın Tehlikeli Paranoyası

Al Jazzera'den gazeteci Daniel R DePetris,Trump'ın elini güçlendiren Nunes bildirisinin detayları hakkını açıkladı.



Washington, başkent, bildirilerin şehri… Tüm şehir bildiriler ve notlar yığını, Dış İşleri Bakanlığından Beyaz Saray’a personel tartışmasından iç reforma kadar uzayıp gider bu notlar. Kâğıt yığını bir şehir; kim bilir, Pennsylvania caddesindeki kâğıt satıcıları olmasa bu kentte her şey durabilirdi.

Lakin bildiriler yığını kentte geçtiğimiz hafta paylaşılan bir not şehrin üzerinde kara bulutların doluşmasına sebep oldu: Nunes Bildirisi. Bu dört sayfalık bildiri İstihbarat Şefi Devin Nunes’in çalışanları tarafından kaleme alınmıştı. İddialar vahimdi, bildiride FBI ve Adalet Bakanlığı’nın Carter Page isimli şahsı gözetim altına almak için yasaları istismar ettiğini söylüyordu. Bu kişi yani Page seçim çalışmaları boyunca Donald Trump’ın dış politika danışmanlarından biriydi.

Demokratlar bildiriye sert tepki gösterdi. Bu notun tek bir amacı vardı onlara göre: Trump hakkında yürütülen Rusya soruşturmasını sulandırmak. Bu belgeye göre ABD hükümetinin istihbarattan sorumlu kolluk kuvvetleri sözde bir ajanlığı ortaya çıkarmak için yetkililerin her türlü yanlı bilgi ve önyargı ile soruşturma yaptığını iddia ediyordu.

Belgenin sahihliği tartışıla dursun Bay Başkan onu çoktan bir hakikat olarak kabul etmiş durumda. Trump’a göre “Derin Devletin” onu aynı kefeye koyma teşebbüsünü bu belge ispat ediyordu. Bay Başkana göre bu belge onu tüm soruşturmadan aklıyordu. Kendini aklanmış sayan Başkan geçen hafta attığı tweet ile şöyle diyordu:

Gelgelelim Rusçu cadı avı devam ediyor.”

Bu tweet ile kendisi hakkında yapılan soruşturmanın yalnızca bir cadı avından ibaret olduğunu düşünüyor.

Trump’ın elini güçlendiren bu belgenin hiçbir şeyi kanıtlamadığı iddia edilse de Trump’ın ruh-i haleti hakkında bize çok şey anlatıyor. Trump’ın artan paranoyası sebebiyle aslında istihbarat örgütleri ve adli makamlar arasındaki savaş bu belge ile bir kez daha gün yüzüne çıkmış oldu.

Sözü dolandırarak söylemenin anlamı yok, Trump Oval Ofiste Nixon’dan bu yana bulunan en skandal isim. O görünür olabilmek adına yaptığı gaflarla kendini sürekli olarak savunmak zorunda kalıyor ve kendisini sürekli olarak küçük düşürüyor.

Tüm Başkanlar, ister Demokratlar’dan isterse de Cumhuriyetçiler’den olsun, birlikte çalıştığı kurmaylardan sadakat bekleme hakkına sahiptir. Oysa Trump farklı. Trump birlikte çalıştığı kişilerden bağlılık değil, ahlaki normları çiğneme pahasına da olsa itaat bekliyor. Hiçbir departman ya da kişi Trump’ın hıncı ve öfkesinden müstakil değil. Başsavcı Jeff Session soruşturmada yaşanan bazı gelişmeler sonucu ABD Başkanı tarafından aleni hakarete uğramış, bel atı küfürler ve aşağılanmaya maruz kalmıştı.

Trump’ın kendi kurmaylarına yönelik vukuatları bununla sınırlı değil. Kendi Dış İşleri Bakanı Tillerson Kuzey Kore ile diplomatik yolların henüz kapanmadığını ima etmesi üzerine Tillerson’a patronun kim olduğunu hatırlatmak için kullandığı sokak jargonu hala akıllarda. Daha vahimi geçtiğimiz günlerde BM toplantısı esnasında ayağa kalkmayı reddeden Demokratlar için ise Trump “Vatan hainliği yapmayı bırakın!” çıkışı soğuk duş etkisi yarattı.

Bugün Amerikan kurumları özgür bir şekilde hareket edemiyor. Basın Trump’ın başarılarını veya başarısızlıklarını incelerken onun medya için saptaması “Halk düşmanları” ifadesinden ibaret. Sadece basın kurumu değil, Trump, her gün bir yenisi ortaya çıkan iç işleyişteki skandallarla ilgili Twitter’dan kendisine bağlı olan bir kurumu FBI’yı sızma yapmakla suçluyor. Trump yönetiminin işleyişindeki arızalar bir hata değil sistemin kendisi.

Trump, Mueller (Rusya Soruşturması) meselesine hala Başkanlığı kazandıktan sonra muhaliflerinin meşruiyetini elinden almak için kullandığı bir kumpas olarak bakıyor. Hızını alamayan Başkan kendi ülkesinin istihbaratını Nazi Almanyası ile eşitlemekten çekinmedi. Üstelik bu adam kendi istihbaratını 2016 yılında Trump Tower’daki görüşmelerini önceki Başkandan aldığı süper yetkilerle dinlettirdiğini iddia ediyor.

Eğer bugün Nixon Başkan olsaydı düşmanlarının daha büyük olmasına izin verirdi, kendi kurumlarının değil. Trump çok karşılaştırılmasına rağmen Nixon’un çok steroid almış hali olabilir ancak. Sadece demokrat politikacılar ve sola yaslanan medya değil; Bakanlıklar, bölge mahkemeleri, istihbarat kurumları ve diğer birçok kurum Bay Başkan’ın mercekleri altında. Limit yok. Herkes hedef altında!

Nunes Bildirisi muhtemelen bir iki hafta içinde ya unutulacak ya da hasıraltı edilecektir. Rusya Soruşturması büyük ihtimalle gölgelenecek. Bay başkanı fazlası ile ikna eden notlar muhtemelen ‘doğrulanacak’ neticede devletin en önemli kurumları işi gücü bırakıp onu devirmek için komplo kurmakla uğraşmaktaydı.

Hiçbir şey düzelmeyecek, her şey daha kötüye gidecek.

Daniel R DePetris, Al Jazzera

Çeviren: Mehmed Mazlum Çelik

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.