27 Mayis 2018 Pazar

Ve yol bitti...

11-02-2018 10:24 Güncelleme : 12-02-2018 12:02

Ve yol bitti...

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasını protesto amacıyla İstanbul'dan yürüyüş başlatan Nurettin Koç, 1150 kilometrelik yürüyüşünü Suriye sınırında sona erdirdi.Filistin bayrağıyla 17 Aralık'ta İstanbul'dan yola çıkan Koç'a, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde vatandaşlar eşlik etti.Yürüyüşü kapsamında 1150 kilometre yol kateden Koç, yolculuğunu Cilvegözü Sınır Kapısı'nda dualar eşliğinde bitirdi.

Bu yol size ne öğretti?

Bu yol öncelikle sabretmeyi ciddi bir şekilde öğretti. Allah’ın yardımını somut olarak görebiliyorsun. Gündelik hayatta bunu çok fark edemiyorsunuz belki ama yol bunu size gösteriyor. Düşünce Mektebi’nde Mutlu ile bir defasında konuşmuştuk, o zaman Kuran kıssaları üzerine çalışıyordu. Bu Kuran kıssalarını ne zaman paylaşacağız diye sormuştum. Bana şöyle cevap vermişti;

“Bir mücadelenin içinde değilsen peygamber kıssaları sana bir şey veremez.”

Gerçekten de bir mücadelenin içine girmediğimiz sürece Kuran’ın birçok ayetinin bizim için ne anlam ifade ettiğini fark edemiyoruz. Mücadele tabi ki sadece yürümek değil, birçok kişi kendi istidadı ve alanınca mücadele verebiliyor. Bu mücadeleyi verirken Allah’ın yardımını somut olarak görüyorsun bir şekilde birilerini vesile kılarak bu yardımı ulaştırıyor.

Bu yolda İslam kardeşliğini görüyorsunuz. Değişik vakıflar ve cemaatler ile beraber oluyorsunuz ihtilafları bir kenara bırakarak.

Bundan sonra da Kudüs için değişik eylemlerde bulunmayı düşünüyor musunuz?

Şu an bir planım yok. Benden kaynaklanmayan sorunlardan dolayı yolculuğumu sonlandırmak zorunda kaldım. Yetkililer değişik sebeplerden dolayı bize müsaade etmedi. Biz pratik olarak bu yola ve yolculuğa bir nokta koyacağız; ama Kudüs kalbimizde hep bir virgül olarak kalacak. Bu virgülü bir gün ortadan kaldırıp Kudüs’e yürümeyi ben mi başarırım bir başkası yapar bunu bilemiyorum. Bu eylem benim için yarım kalmış bir eylem olarak kalacak.

Kudüs’e farklı yollarla ve araçlarla da olsa gitmeyi düşünüyor musunuz?

Şuan mümkün gözükmüyor malesef. Ben yola çıkarken Filistin'li kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir de böyle hissettirelim istedim.

Bu yolculuk Kudüs’e yönelik mücadelede size ümit verdi mi?

Bir şeyin meyvesini almak zamana yayılabiliyor. Üç örnek var aklımda: Ereğli’de Müslüman kardeşlerimiz ile oturmuştuk.  Orada ben İslam kardeşliğinden bahsettikten sonra orada bulunan bir imam arkadaş dedi ki “Değişik vakıflarla biz de yürüyebiliriz.” Orada bulunan bir başkası ise “Yürüsek yine ihtilaflara gireceğiz, yürüyüşü tamamlayamadan geri döneceğiz.” Ben de naçizane tavsiye olarak onlara dedim ki: “ Bir namazda sözleşip buluşun, önce birlikte bir namaz kılın ve sonra kucaklaşın. Ondan sonra Ereğli’nin birçok sorununu konuşabilirsiniz. En azından namazda birleşebilin.”

Sonra Ceyhan’da beni misafir eden değişik cemaat üyeleri beni misafir etti ve beraber yürüyebilir miyiz dediler, olur dedim. O gün yürüdüğümüz kişilerle ihtilaflı konulara girmeden yürüdük ki bazı fikirlerimizin uyuşmadığını biliyorduk; ama birlikte yürüyebildik. İttifak ettiğimiz konuları konuştuk bir gün idi; ama başarabildik ortaya bir pratik çıkarabildik.

Kadirli’de Müslümanlar ile konuşurken orada görevli bir vaiz arkadaşımız vardı. Konuşmamızdan sonra dedi ki ben artık diğer cemaatlere ön yargı ile bakmıyorum. Onları da kardeşim olarak görmeye başladım dedi.

Tabi bunlar bu yolda gördüğüm birkaç küçük olaydı. O yüzden ben ümidimi kaybetmiyorum. Zaten umudumuzu kaybedersek mücadele de edemeyiz. Vücut fiziksel olarak yorulabilir; ama zihni olarak ümit gitti mi hiçbir şey yapamazsınız.

Sadece Kudüs sorunu değil Gazze’de ciddi bir abluka altında. Öte yandan İsrail ile ciddi bir işbirliği içinde olan Müslümanlar da var bunun için ne düşünüyorsunuz?

Tarih boyunca maalesef Müslümanlar olarak birbirimizden çok çekmişiz. Yeri gelmiş savaşmışız. Şu anda değişik varyantları yaşıyoruz. Bu Gazze ile de sınırlı değil. Değişik İslam coğrafyasında Müslümanlar birbirleri ile savaşıyor. Bu ayıp olarak bize yetiyor ve tamamen düşmanın ekmeğine yağ sürüyor. Birbirimiz artık anlamak zorundayız.

Aileni ve çocuklarınız ne diyor, artık dön çağrısı yapılıyor muydu?

52 günden fazla oldu. İlk zamanlar çocuklar kanıksamadı. İlk iki hafta küçük oğlum Yahya benimle hiç konuşmadı. Ondan sonra iki hafta da abisi konuşmadı. Sonra ikisi ile de barıştık. Kızım ise hiç küsmedi, ama biraz benden soğumuş özlediğinden herhalde, onun ismini de Kudüs koymuştuk. En son bana söyledikleri “Baba çabuk yürü çabuk gel.”

Filistinlilerin yanında yer almaya devam edeceğini anlatan Koç, yürüyüşü süresince kendisine destek verenlere teşekkür etti.
 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA