22 Mayis 2018 Salı

Ahed Tamimi Filistin’in Rosa Parks’ıdır!

25-01-2018 11:42 Güncelleme : 04-02-2018 21:07

Ahed Tamimi Filistin’in Rosa Parks’ıdır!

Al Jazzera yazarı David A Love, Filistin'in ulusal kahramanı Ahed Tamimi'yi yazdı. Mehmed Mazlum Çelik türkçeye çevirdi. 'Bir kişinin zulme başkaldırması dünyayı değiştirebilir.' diyen David A Love, Tamimi'nin mücadelesinde bilmediğimiz bütün detayları açıkladı.

Adı Ahed Tamimi, 16 yaşında, budur ol hikâyesi. 19 Aralık’ta, basit ama derinden bir etki ile başkaldırdı işgalcilere, evinin avlusuna giren iki düşman askerine iki tokat attı. Oysa birkaç saat önceydi kuzeni Muhammed’in yüzünde patlayan kauçuk mermileri. Doktorlar yüzünde patlayan mermileri çıkarmak için ameliyatta tutuyorlardı onu, çıkıp çıkamayacağı belli değildi.

Bundan yaklaşık altmış sene önce Rosa Parks, Montogamary’de kendisine ‘yasalar’ın biçtiği kanunu çiğneyip beyaz adamın arkasında oturmayı reddettiği için bugün tüm dünyada sivil hakların simgesi durumunda. Bugün Tamimi de zulme şiddetsiz bir başkaldırının haklı kahramanı.

Ahed Tamimi, arazisine, hatta içtiği suyun kaynağına İsrailli işgalcilerin el koyduğu ve doğduğu toprakların üzerine yerleşim yerleri inşa edilen Batı Şeria’nın Nabi Salih köyünden geliyor. Bu köyde yaşayan 600 köylü düzenli olarak topraklarına işgalciler tarafından yapılan tacizleri protesto ediyor, aynı şekilde bu insanlar düzenli olarak işgalciler tarafından şiddet görmekte, vurulmakta hatta öldürülmekte. Ahed’in aile fertleri de şiddet gördü ve öldürüldü.

Ahed tutuklandı. Bir askeri mahkemede yargılanıyor ve terörist ilan edildi. Ahed mahkeme sonucu belli olana kadar tutuklu kalacak ve eğer suçlu bulunursa tam 10 yıl işgalcilere hapishanede hizmet etmek cezasına çarptırılabilecek. Ahed’in annesi Neriman da başta kızını kışkırtmak olmak üzere tam beş farklı suçtan yargılanıyor.

İsrail askeri mahkemesinde yargılanan ve suçlu bulunan herhangi bir kimseye hiçbir indirim yapılmamakta ve ‘suçun’ tamamı çektiriliyor.

16 yaşında bu kızın gerçek suçu düşmanca, zalimce bir askeri işgale karşı direnmek. Bu küçük kız yaptığıyla gurur duyuyor ve bir kız olarak zehirli erkeklik kompleksi olan İsrail ordusuna karşı durmaktan korkmuyor. Şimdilerde bazıları onunla alay etme uğraşında, İsrailli askerler ona bir lakap bile bulmuş: Öfkeli Çocuk. Ahed’in yaptıklarını Pallywood olarak değerlendiren bazı kesimler onu hakir görmekteler. İsrail medyasında Ahed, Amerikan kıyafetleri giyen ve onları Batılı dostlarına kötülemek için uğraşan bir propagandist olarak tanımlıanıyor.

Geçtiğimiz günlerde İsrailli kelli felli bir yazar (Ben Caspit)  Ahed Tamim için şu çağrıyı yaptı: Ona tecavüz edin sonra öldürün!

Caspit şöyle devam ediyor “ Küçük kızlar başımızı ağrıttığında işimizi tanıkların ve kameraların olmadığı bir tenhalıkta bitirip onlara gösteri şansı tanımamalıyız!”

İsrail’in eski ABD Büyükelçisi olan şu anda Knesset (İsrail Meclisi) üyesi olan Micheal Oren ise Ahed’i ailesinin piyon olarak kullandığını söyleyerek Neriman’ın gerçek annesi olup olmadığının araştırılmasını istedi.

Doğum gününü henüz kutladığımız Martin Luther King Birmingham Eyalet hapishanesinde yazdığı “Haksız Hukuk” makalesinde şöyle diyor:

“Sayısız veya çoğunluğu elinde tutan kalabalık diğer topluluğu kendisine itaat etmeye zorluyor; ancak başaramayacaklar.”

Martin Luther King Jr. Nasıl ki ahlaklı insanların adil yasalara uyması bir ödev ise aynı insanların adil olmayan kanunlara karşı çıkmasını ahlaki bir sorumluluk olarak ifade ediyor.

1955 yılının Aralık ayında Rosa Parks oturduğu koltuğu bir beyaz adama vermeyi reddetti. Irkçı yasalar ise otobüse bir beyazın binmesi durumunda ise siyahi bir kişinin oturduğu yerden kalkarak arkaya geçmesini emrediyordu. Rosa tutuklandı. Ardından Martin Luther King’in öncülüğünü yaptığı protesto dalgasıyla tam bir yıl boyunca Amerikalı siyahiler halk otobüsüne binmedi. Protestoların sonucunda Amerika Yüksek Mahkemesi halk otobüslerinde uygulanan bu ayrımcılığı yasalara aykırı bularak kaldırdı. Rosa Parks’ın tutuklanması bu hareketin simgesi olmuştu.

King yasaları şöyle tanımlıyordu: “Eğer bir yasa insan onurunu zedeliyorsa kanunsuzdur. Eğer bir yasa insan onuruna hizmet ediyorsa adildir. Ayrımcılığın her türlüsü adaletsizdir, çünkü insan ruhuna ters düşmekte ve incitmektedir. Ayrımcılık uygulayana yanlış bir üstünlük hissi verirken buna maruz kalana aşağılanmış hissi verir.”

Tıpkı kendisinden önce Rosa Parks’ın yaptığı gibi bugün Ahed Tamim de adil olmayan bir düzene ve yasalara karşı mücadele vermektedir. Bugün Ahed 50 yıldır topraklarını işgal eden bir ordunun mahkemesinde yargılanıyor. İsrail’in demokrasi anlayışı yalnız Yahudi İsrailliler lehine işlerken ırkçı ve ayrımcı politikaları Filistinli ve İsrailli Arapların aleyhinde her geçen gün daha da genişletilmekte.

Düşünün, bugün çocukları sistematik olarak tutuklayıp ardından askeri mahkemede yargılan yeryüzündeki tek ülke İsrail. Bugün İsrail askeri mahkemelerinde taş atma suçundan tutuklanıp yargılanan yaşları 12 ile 17 arasında değişen yüzlerce çocuk bulunmakta. Defense for Children International-Palestine’nin açıkladığı rapora göre bu çocuklar İsrailli askerler tarafından kötü muameleye tabi tutulmakta bunların %75’ine fiziksel işkence uygulanırken %97’isi aileleriyle görüştürülmüyor.

UNICEF’de yayınladığı belgelerde Filistinli çocukları askeri gözetim altında sistematik, yaygın ve kurumsallaşmış işkenceye maruz kaldığını açıkladı. ABD Dış İşleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada Filistinli çocukların fiziksel şiddete maruz kaldığını, tehdit edildiğini ve haksız tutuklamaların gerçekleştiğini açıkladı.

Öte yandan UNOCHA da yayınladığı raporda sadece geçtiğimiz Aralık ayı içinde en az 345 Filistinli çocuğun İsrail askerlerince yaralandığını açıkladı, ayrıca bu rakamın üçte biri asker mühimmat kullanılarak yaralandı. 2016 yılı içinde ise tam 32 Filistinli çocuk kendisini “Dünyanın En Ahlaklı Ordusu” olarak tanımlayan İsrail ordusu tarafından öldürüldü.

İsrail’in ayrımcı yasalarına göre Batı Şeria’da suç işleyen bir çocuk sivil mahkemelerde yargılanırken Filistinli bir çocuk askeri mahkemece yargılanmaktadır. Batı Şeria’da yaşayan insan hakları savunucu ve Yahudi Yifat Alkobi ve Eliraz Feiz taş atan çocukları engelleyen askerlerin görevlerini yapmalarını engellediği gerekçesiyle sivil mahkemece yargılanıp sosyal hizmet cezası alarak evlerine gönderilmiştir.

İsrail yargısı Ahed Tamimi yıllarca sürecek hapis cezasıyla tehdit ediyor; çünkü onun temsil ettiği güçten korkuyor. Ahed Tamim’in duruşunun direniş güçlerine ilham olması ve işgal güçlerine sorun çıkarmasından endişe ediliyor.

İsrail hükümeti bugünlerde oluşturduğu kara listelerle Yahudileri Nazi Almanyası esaretinden de kurtaran BDS hareketinin Amerikan Dostları Hizmet Komisyonu’nun çalışmalarını engelledi.

Bu arada aşırı sağcı ve ırkçı grup olan Netenyahu Hükümeti ve Donald Trump yönetimi bölgedeki sorunların barışçıl yollarla çözümlenmesine hiç de niyetli değil. Sadece 2017 yılında İsrail hükümeti Batı Şeria bölgesinde 1012 hektar dönüm daha toprağı işgal ederek yerleşim yerine çevirdi. Buna rağmen yakında Filistinli nüfusun işgal altındaki bölgeler ve Batı Şeria’da Yahudi nüfusunu geçmesi bekleniyor. Şu anda iki devletli çözümün imkânsızlaştırılmasından dolayı önümüzde sadece iki alternatif bulunuyor: Ya Yahudi ve Filistinlilerin eşit haklara sahip olduğu tam demokratik bir ülke ya da ırkçı ve ayrımcı bir ülke.

Şu anki mevcut durumun bu şekilde devam etmesi mümkün değil. Her ne pahasına olursa olsun artık Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesi gerekiyor ve İsrail’in bu baskıcı yönetim tarzına bir son vermesi gerekiyor.  Bu gerçekleşmez ise Ahed Tamim gibi bir genç er ya da geç bu baskıcı rejimi tuzla buz edecektir. Ahed Tamimi Filistin’in Rosa Parks’ıdır!

David A Love – Al Jazzera

Çeviren: Mehmed Mazlum Çelik 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA