27 Temmuz 2017 Perşembe

Türkiye niçin Rusya ve Avrupa'nın desteğiyle ulusal hava savunma sistemi kuruyor?

16-07-2017 20:44 Güncelleme : 16-07-2017 20:52

Türkiye niçin Rusya ve Avrupa'nın desteğiyle ulusal hava savunma sistemi kuruyor?

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın, EUROSAM Konsorsiyumu ile ortak füze savunma sistemi anlaşması imzaladığını açıklamasının ardından Russia Today, Türkiye'nin yeni ortaklık anlaşmalarının ne anlama geldiğini araştırdı.

ABD Savunma Bakanı James Mattis, dün yaptığı açıklamada Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini almasını, ‘Türkiye'nin bağımsız biçimde vereceği bir karar' olarak niteledi, fakat bu kararın Ankara ile NATO arasındaki askeri işbirliğini olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ise Fransız ve İtalyan ortaklı EUROSAM Konsorsiyumu ile ortak füze savunma sisteminin kurulmasına ilişkin anlaşma imzaladığını açıkladı.

Russia Today (RT), Türkiye'nin yeni ortaklık anlaşmalarının ne anlama geldiğini araştırdı.

‘BAĞIMSIZ KARAR'

Bloomberg, Türkiye'de üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberinde Türkiye'nin S-400 sistemlerine 2,5 milyar dolar ödemeye hazır olduğunu açıkladı. Haberde, Ankara'nın önümüzdeki yıl 2 batarya satın almayı planladığı, 2019'da ise S-400 sistemlerinin Türkiye'de üretimine geçilmesinin öngörüldüğü açıklandı.

Türkiye'nin hem hava savunma, hem de füze savunma sistemlerinin kategorisinde değerlendirilebilecek S-400'leri almak istemesinin nedeni, bu silahlarda NATO'nun sistemlerinde olduğu gibi hedef sınırlandırması olmaması. NATO'nun hava savunma sistemlerinde bulunan ‘dost-düşman tanıma sistemleri', S-400'lerde yok ve dolayısıyla bu silahlar, NATO'nun unsurları dahil her türlü hedefe karşı kullanılabilir.

ABD Savunma Bakanı Mattis, Türkiye'nin Rusya'dan hava savunma sistemleri alması halinde bu sistemlerin NATO'nun kendi sistemleriyle uyumlu olup olmayacağının soru işaretleri yarattığını söyledi.

Bu açıklamaları RT'ye değerlendiren Stratejik Konjonktür Merkezi Direktörü İvan Konovalov, "Bu sistem, NATO'nun sistemine tabii ki entegre edilmeyecek, ancak o, bağımsız olarak geliştirilebiliyor. Yani Türkiye'nin bağımsız savunma sisteminin bir parçası olabilir" dedi. Rus sistemlerinin ilk kez NATO sistemleri ile birlikte kullanılmayacağını belirten Konovalov, S-300 hava savunma sistemlerinin 1997'den bu yana Yunanistan tarafından hala kullanıldığını hatırlattı.

SİYASİ SİNYAL

Türkiye'nin ulusal hava savunma sisteminin kurulması konusunda ortaklarından biri olarak Rusya'yı seçmesinin nedenlerini yorumlayan Konovalov, "Türkiye NATO müttefiklerinden hayal kırıklığına uğramış olduğunu açıkça gösteriyor olabilir" dedi ve Türkiye'nin bu konudaki önceki tüm çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığına dikkat çekti.

Öte yandan siyaset uzmanı Aleksandr Asafov, "Bu NATO'ya bir sinyal. Türkiye NATO üyesi olsa da, yakın gelecekte üyelikten çıkabileceğinin de farkında. Batı ile ilişkilerin soğuduğu ortamda Türkiye lideri, aktif ve modern silahlarla donatılmış orduya sahip olduğunu ve gereklilik halinde başka müttefikler bulabileceğini göstermek istiyor" ifadelerini kullandı.

ÇOK VEKTÖRLÜ FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ

İvan Konovalov, bölgenin en güçlü ülkelerinden birinin konumunda olan Türkiye'nin modern hava ve füze savunma sistemlerine çok ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Konovalov, "Bu güçteki sistemlerinin olması, ülkenin savunma gücüne büyük katkı sağlıyor ve orduda yeni düzenlemelere ve silah modernizasyonuna önem verildiğini gösteriyor. Ayrıca bir statü meselesi de söz konusu ve Ankara nu konuda sadece Moskova ile işbirliği yapmıyor" diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın Fransız-İtalyan ortaklı EUROSAM Konsorsiyumu ile ortak füze savunma sisteminin kurulmasına ilişkin anlaşma imzaladığına yönelik açıklamalarını değerlendiren uzman, Eurosam'ın ürettiği ve aynı S-400'ler gibi hava ve füze savunma sistemleri olan Aster SAMP/T sistemlerinin söz konusu olabileceğini tahmin etti.

Ankara'nın hem Moskova, hem de Avrupa ülkeleriyle yapmak istediği işbirliği konusunu da yorumlayan Konovalov, "Türkiye, askeri-teknik işbirliği alanında çok vektörlü bir siyaset yürütüyor. Bu da vektörlerden biri. Tabii ki tekelci birine bağlı olmamak amacıyla Türkler, mümkün mertebe silah pazarlarını çeşitlendirmek istiyor" diye konuştu.

BAĞIMSIZ ÜRETİM

2013'te Türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemlerinin satışı ile ilgili düzenlediği İhaleyi Çin'in savunma şirketi CPMIEC kazanmış, ancak 2015'in kasımında Türkiye, uzun menzilli hava ve füze savunma sisteminin yerli imkânlarla geliştirilmesi çalışmalarına ağırlık verilmesi ve bu çerçevede mevcut projenin iptal edilmesine karar verildiğini açıklamıştı.

Çinlilerle anlaşmadan vazgeçilmesinin ardından Türkiye'den, hava savunma sistemlerini bağımsız olarak üretmek istediğine yönelik açıklamalar geldi. Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, geçtiğimiz yıl "Uzun menzilli füze projesini raftan kaldırmadık. Çin ile uzun süre görüştük. Geldiğimiz noktada ülke ihtiyaçları tekrar değerlendirildi. Biz bunu milli olarak yapabiliriz dedik " açıklamalarında bulundu.

Rusya'nın S-400'lerin üretim teknolojilerini Türkiye'ye muhtemel devrini yorumlayan Konovalov, "Teorik olarak bu mümkün, ancak aslında bunun hayalini kurmak zor… Türkiye, savunma sanayii sektörüne kendi içinde kapalı üretim hatları kurma görevi verdi" diye konuştu.

Ankara'nın bu politikasını değerlendiren uzay mühendisi ve askeri yorumcu Arda Mevlütoğlu, "Şimdi Türkiye, dışarıdan bir ambargo durumuyla karşı karıya kaldığında sağlam durmak istiyor. Ülkeye, dışarıdan yapılan sevkiyatların eksiğini telafi edebilecek güce sahip bir sanayi gerekiyor" ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Temmuz'da Tuzla'da Kınalıada Korveti'nin denize indirme töreninde yaptığı konuşmada ilk ürk uçak gemisinin yapımına başlanacağını belirtmişti.

Erdoğan, "Türkiye, kendisi ve tüm soydaşları, kardeşleri, dostları için büyük iddiaları olan bir ülkedir. Bu iddiaları hayata geçirebilmemiz için öncelikle savunma sanayi imkânlarımızı en üst düzeye çıkarmamız şarttır… 2023 yılında savunma sanayinde dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ülke olarak adımları daha hızlı atmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulunmuştu.

Bu açıklamaları değerlendiren İvan Konovalov, Cumhurbaşkanı'nın koyduğu hedeflerin Türk askeri sanayi sektör tarafından yerine getirilmesinin zor olduğunu savundu. ABD'nin dahi silah ve parçalarını yurtdışından satın aldığını belirten Rus uzman, "Uçak gemisi, savaş uçağı veya füze savunma sistemleri gibi son derece karmaşık platformların Türkiye'de bağımsız olarak üretilebileceğinden şüpheliyim. Türk askeri sanayii sektörü, 2023'e kadar böyle bir seviyeye ulaşacak seviyede değil" diye konuştu.

kaynak: sputnik

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA