17 Aralik 2017 Pazar

"Böcek" davasında kritik isim hakkında yakalama kararı

11-01-2017 19:57 Güncelleme : 11-01-2017 19:57

Kamuoyunda "Böcek" davası olarak bilinen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı sırasında çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasına ilişkin 12 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Yargılanan 12 sanık arasındaki eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz hakkında, bu dava kapsamında da yakalama kararı çıkarılması kararlaştırıldı

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Hasan  Akın ve Mehmet Yüksel ile avukatları, müdahil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan'ın avukatları Hüseyin Aydın, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan  ile müdahil Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı avukatı İsmail Uluyol katıldı.
 
Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski Başbakanlık Koruma Dairesi  Başkan Yardımcısı Zeki Bulut ile telekonferans sistemiyle bağlantı kurulan  duruşmada, Sincan Cezaevi'ndeki sanıklar Sedat Zavar ve İlker Usta'nın hava  muhalefeti nedeniyle hazır edilemedikleri tutanağa geçirildi.
 
Mahkeme Başkanı Hüsamettin Otçu, hakkında yakalama kararı bulunan  sanıkların yakalanamadıklarını, suçlamaya konu tarihlerde, dinleme cihazlarının  bulunduğu ofislerdeki telefonlarla yapılan görüşmelerin devlet sırrı niteliğinde  olup olmadığı, şahsi görüşmeler yapılıp yapılmadığı ve birden fazla görüşme  gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sorulduğu Başbakanlıktan gelen cevapta  "görüşmelerin devlet sırrı niteliğinde" olduğunun belirtildiğini, diğer  hususların yanıtlanmadığını kaydetti.
 
Beyanları sorulan bazı sanık avukatları şu aşamada diyeceklerinin  olmadığını ifade ederken, sanıklardan Bulut'un avukatı Pınar Toğaç Bulut,  Yargıtay kararının 28 Haziran 2016'da çıkmasına karşın henüz buna uyulup  uyulmayacağına karar verilmemesinin eksiklik olduğunu ifade etti. Müvekkilinin 6  aydır tutuklu olduğunu belirten Bulut, tahliye talebinde bulundu.
 
Bulut'un avukatlarından Kazım Bilir de müvekkilinin, o sırada Başbakan  olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında görev yaptığı bin 500 günlük sürede hiç  izin kullanmadığını ve bunun yaklaşık bin gününü Ankara dışında geçirdiğini  kaydetti. Bilir, "Fiilen atılı suçu işlemesi mümkün bulunmayan müvekkilimin  tahliyesini istiyorum." dedi.
 
"Müşteki" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın da herkesin  davanın bir an önce bitmesini arzuladığını vurguladı. Aydın, "Ancak sanıklardan  Serhat Demir, Enes Çiğci, Ali Özdoğan, Hasan Palaz ve Ahmet Türer kaçak. Kaçak  sanıklar hakkındaki dosyanın ayrılmasını istiyoruz. Gelmeye zorlamak için de Ceza  Muhakemesi Kanunu uyarınca mallarına, hak ve alacaklarına tedbir konulmasını  talep ediyoruz." diye konuştu.
 
Suç tarihindeki görüşmelere ilişkin Başbakanlığın cevabının yeterli  olduğunu, görüşmelerin devlet sırrı niteliğinde bulunduğunu ve cevapta  "görüşmeler" denildiği için de birden fazla anlamı çıktığını anlatan Aydın,  sanıkların tutukluluklarının devamını istedi.
 
Başbakanlığın avukatı İsmail Uluyol ise Başbakanlıktan gelen müzekkere  cevabının yeterli olduğunu dile getirdi.
 
Tutuklu sanık Zeki Bulut, "işlemediği bir suçun içine dahil edilmenin  kendisine ağır geldiğini" söyledi. "Niçin buradayım, anlamış değilim." diyen  Bulut, tahliyesini talep etti.
 
Cumhuriyet Savcısı Abdurrahman Yalçın, hakkında yakalama kararı  bulunan sanıkların yakalanmalarının beklenmesini, tutuklu sanıklar Usta, Bulut ve  Zavar'ın tutukluluğunun devamını ve eksiklerin giderilmesini istedi.
 
Mahkeme heyeti, haklarında karar bulunan sanıklar için yakalama  emirlerinin infazının beklenmesini kararlaştırdı. Heyet, bu dava kapsamında  hakkında yakalama kararı bulunmayan Palaz için de yakalama kararı çıkarılmasına  karar verdi.
 
Hasan Palaz ve Ahmet Türer yönünden Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma  ilamına uyulup uyulmamasının, bu sanıkların beyanlarının alınmasının ardından  değerlendirilmesine, diğer sanıklar yönünden ise bozma ilamına uyulmasına  hükmeden heyet, Başbakanlığa müzekkere yazılarak, suç tarihindeki görüşmelere  ilişkin bazı hususların yeniden sorulmasını kararlaştırdı.
 
Tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar veren heyet,  duruşmayı erteledi.
 
DAVANIN GEÇMİŞİ
 
Başbakanlığı sırasında, Erdoğan'ın Keçiören'deki ikametgahı ile  Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki çalışma ofislerinde iki dinleme cihazı bulunmuştu.
 
Buna ilişkin, 13 kişi hakkında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava  açan savcılık, "eylemin hangi örgüt adına yapıldığının" tespit edilemediğini  belirterek, "örgüt" suçu yönünden soruşturmayı ayırmıştı.
 
Yargılama sonucunda sanıklardan Zavar ve Usta, "devletin güvenliğine  ilişkin bilgileri temin etmek" ve "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçlarından 7  yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılmış, 8 sanığın beraatine karar verilmiş,  yakalanamayan 3 sanık hakkındaki dosya ayrılmıştı.
 
Ancak davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise  bazı hükümleri onarken, bazılarını bozmuş, kararının ardından dosya tekrar  mahkemeye gelmişti.
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bu dava görülürken, dinleme  cihazlarının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından konulduğu gerekçesiyle 11  sanık hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açmıştı.
 
Yargıtayın bozma kararının ardından Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi,  firari 3 sanık yönünden ayırdığı dosya ile Yargıtayın bozduğu dosyaları  birleştirerek, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinegöndermiş ve dosyalar "örgüt"  suçundan burada açılan davayla birleştirilmişti.
  
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, ayrıca dinleme cihazlarına ilişkin  savcılığa sahte rapor vermekle suçlanan eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Palaz ile  Gökhan Vıcıl ve Hamza Turhan hakkında gördüğü davanın da "örgüt" davasıyla  birleştirilmesine karar vermişti.
 
Bazı isimlerin birden fazla davada sanık olmaları nedeniyle birleşen  davalar sonucunda sanık sayısı 12 olmuştu.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA