26 Mayis 2017 Cuma

Türkiye OECD'nin eğitim ortalamasını düşürüyor

09-12-2016 06:33 Güncelleme : 09-12-2016 06:33

Türkiye OECD'nin eğitim ortalamasını düşürüyor

Türkiye’nin, OECD kapsamındaki Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavında yaşadığı düşüş, eğitim sistemini yeniden tartışmaya açtı. 2015 yılını kapsayan sınavda, 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okumada önemli sıra kayıpları yaşaması eğitim uzmanları tarafından da kaygıyla karşılandı.

OECD Yatırım Bölümü eski başyöneticisi olan ve merkezi Londra’da bulunan Global Resources Partnership şirketinin başkanı Mehmet Öğütçü de, Karar’a konuşarak raporun büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi.
 
34 OECD üyesi arasında Meksika’nın önünde sondan ikinci sırada olduğumuza dikkat çeken Öğütçü, “Sayemizde OECD ortalaması hemen her alanda düşüyor. Bu yüzden zaman zaman OECD 33+Türkiye gibi kategoriler yaratılıyor. Bugün olduğu gibi geleceğin de en değerli sermayesi insana yatırımdır. Onun eğitimi, sağlığı, sosyal güvencesi, doğru yerde istihdamı ülkeyi dünya rekabet liginde üst sıralara taşımanın ön koşulu. Hem sorunlarımızın hem de çözümsüzlüklerimizin hepsinin temelinde, aklın doğru kullanılamayışı var” dedi. Yaşanan puan kaybını önlemek için önerliler getiren Öğütçü şunları söyledi: “Bu itibarla, bugününden haberdar ve geleceğe umutla bakan, uluslararası çapta, özgüveni yüksek insan yetiştiren, bilim ve teknolojiyi rehber edinen, zengin kültürel, dini ve tarihi çeşnimizden esinlenen, dış dünya ile de uyumlu bir eğitim sistemi yaratılması en öncelikli hedefler arasında olmalı. Özgür, sorgulayıcı düşünceye, tüketimden çok üretmeye, paylaşmaya, kültürel aydınlanma dönemine zemin hazırlayacak ve ortak değerlere saygıya ağırlık verecek bir eğitim zorunlu.”
 
Ülkemizde eğitimin, genellikle tablonun tamamına bakılmadan ve bölük pörçük söylem ve politikalarla gündeme geldiğini kaydeden Öğütçü, şöyle devam etti: “Sözgelimi, İmam Hatip Okulları ve YÖK ile ilgili son tartışmalar kapsamlı eğitim stratejisi çerçevesinde yapılmalıydı. O zaman bu iki konunun önemi daha iyi kavranabilirdi. Perakende yaklaşımlarla, ortak bir vizyon ve güçlü bir konsensüs oluşturmadan eğitime dokunmak yarardan ziyade ciddi toplumsal gerilimler yaratacaktır.”
 
ASIL SORUN ORTAÖĞRETİMDE
Yrd.Doç.Dr.Bekir Gür: “Geçtiğimiz hafta Uluslararası Fen ve Matematik Eğilimleri Araştırması da  (TIMSS) açıklandı ve Türkiye 4 yıl öncesine göre 4 ve 8’inci sınıf düzeyinde puanını arttırdı. TIMSS’de artış yaşanırken PISA’daki düşüşün nedeni incelenmeli. PISA’da 15 yaş grubu yani lise 1 ve ağırlıklı olarak lise 2’inci sınıfların başarısı ölçüldü. Lise sisteminde bir takım sıkıntılar var.  2010’dan bu yana genel liseler kapatılıp Anadolu liseleri ve meslek liselerine dönüştürülüyor. Diğer önemli değişiklik ise TEOG sistemi. Çünkü eskiden farklı başarı gruplarından öğrenciler ortak liselere yerleştirilebiliyordu. TEOG’da ise Türkiye’deki tüm liseler artık başarısına göre öğrenci almaya başladı. Bu değişikliklere odaklanmak gerekiyor.”
 
ÇOCUKLAR EZBERCİLİKTEN KURTARILMALI
Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü Celil Vardar: “PISA sınavı, öğrencinin okuldan ne öğrendiğini değil, okulda öğrendiklerini hayatta ne kadar uygulayabildiğini ölçen bir sınav. Uzun yıllardan bu yana tartıştığımız bir şey var. Bu da okul başarısı ile hayat başarısı arasında bir uyum yok. Dolayısıyla çocuk okulda başarılı olsa bile hayatta başarılı olamıyor. Mesele de bu çocukları bu ezbercilikten kurtarmak. Örneğin İngilizce’yi ilk, orta ve lisede okuyan çocuklar liseyi bitirince bir turist ile konuşamıyor. Matematik de farklı değil. Bu açıdan kuşakları da etkileyecek bir şekilde bu durumu ciddi bir şekilde değerlendirip gözden geçirmeliyiz.”

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA