17 Aralik 2017 Pazar

Doların piyasa ve vatandaşa maliyeti artıyor

03-12-2016 06:28 Güncelleme : 03-12-2016 06:28

Doların piyasa ve vatandaşa maliyeti artıyor

Uluslararası finans kuruluşları doların 2016’da değer kazanacağını söyledi fakat böylesini kimse tahmin edemedi. Bu yıla 2,91 seviyesinden başlayan dolar yıl sonuna doğru Türk Lirası (TL) karşısında değer kazancını hızlandırdı ve dün tekrar rekor kırarak 3,59 seviyesini aştı. Böylece dolar yılbaşından bu yana %23 değer kazanmış oldu. Dolardaki bu değer kazancının raflara zam olarak yansıması ise kaçınılmaz olarak görülüyor.

"Döviz olanlar parasını altına, TL’ye dönüştürsün"

Geçtiğimiz gün açıklanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye ve İstanbul İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketlerinin Kasım 2016 dönemi sonuçları gelecek zamların ilk işaretçisi oldu. Başta plastik sektörü olmak üzere ham maddede dışa bağımlı olan Türkiye’de girdi fiyatları enflasyonu üst üste ikinci ay yükselişini sürdürdü. Konu hakkında görüş bildiren Markit Kıdemli Ekonomisti Trevor Balchin ise, “Türk Lirası’ndaki değer kaybının olumsuz tarafı maliyet baskılarını güçlendirdi” dedi. Sanayinin üzerindeki hammadde baskısına önümüzde günlerde enerji de eklenebilir. Enerjisinin önemli bir bölümünü ithal eden Türkiye’de TL’nin zayıflaması enerji faturasını doğrudan yükseltiyor. TL’deki zayıflamaya, geçtiğimiz günlerdeki toplantıda OPEC ülkelerinin arz konusunda anlaşmaya varması ile yükselen petrol fiyatları da eklendi. Bu haftaya 47 dolardan başlayan brent petrol, anlaşmanın etkisiyle yüzde 12 değer kazanarak 53 dolara fırladı. Enerji maliyetlerindeki bu yükselişin sanayiciye yansıtılması halinde başta ulaştırma, demir-çelik ve cam olmak üzere girdi maliyetlerinde enerjinin büyük paya sahip olduğu pek çok sektör sıkıntılı günler geçirecek.
 
TL’deki değer kaybının Türkiye sanayicisine etkilerini değerlendiren Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating Türkiye Başkanı Orhan Ökmen, kur zararlarının reel sektör üzerinde yarattığı bilanço riskinin sektörler arası likidite riskine dönüşmesi sürecinin başlangıcı aşamasına gelindiğini ve reel sektörde başlayabilecek likidite riskinin 2017’de bankacılık sektörünün aktif kalitesini aşındıracağını belirtti. Dolar ve petroldeki bu yükselişin getirdiği huzursuzluk ortamı iş dünyasının da öncelikli konusu haline geldi. İş dünyasının önde gelen isimleri TL’deki değer kaybının kendilerini de üzdüğünü, endişelendirdiğini ifade ediyor. TL’deki değer kaybının kalıcı olması halinde enflasyondaki yükselişin kaçınılmaz olacağı iş dünyasının da ortak görüşü haline geldi.  Gerek başkanlık seçiminin neden olduğu belirsizlik ortamı, gerekse terör eylemleri nedeniyle yatırım kararlarının alınamadığından şikâyet ediliyor. Bu karamsarlık ortamında iyi yetişmiş elemanların, akademisyenlerin ve girişimcilerin yurt dışına gitmeye başladığı kulislerde dile getiriliyor.   Her şeye rağmen iş dünyası gelecek adına da ümitlerini korumaya devam ediyor. Fakat hükümetten beklentileri var.  Bu beklenti de sağlıklı bir yatırım ortamının oluşması için huzur ve güvenin bir an önce tesis edilmesi. Ülkeye yatırımcı çekmek amacıyla hayata geçirilen, her kesimin takdirini kazanan reformlar çıkarılırken mevcut işletmelerin de düşünülmesi, benzer reformların bu firmalar için de sağlanması talep ediliyor. Enerji maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla adımlar atılması da iş dünyasının beklentileri arasında.
 
EKK’DAN DOLAR ZİRVESİ
Dolardaki yükseliş üzerine Başbakan Yıldırım, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nu topladı. Yaklaşık 6 saat süren toplantının ardından yapılan açıklamada, “Kamu maliyesi, bankacılık ve finans sektörü, reel sektör ve işgücü piyasasına yönelik olarak alınması gereken tedbirler kararlaştırılmış olup, teknik çalışmaların tamamlanmasını müteakip hafta içinde kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi.
 
İŞ DÜNYASININ BEKLENTİLERİ
İş dünyasının ve reel sektörün beklediği reformlar şunlar:  Anayasa; Çağdaş dünyaya uygun bir anayasa yapılmalı.   Hukuk, insan hakları ve demokrasi,alanlarında çağdaş ölçülerde ve normlarda düzenlemeler yapılmalı.   Ezbere dayalı eğitim sistemi yerine; Bilimsel, sorgulayıcı, analitik düşünmeye yönelik bir eğitim sistemine geçilmeli.  Liselerde felsefe, psikoloji, dersleri zorunlu olmalı.    Üniversiteler özerk yolmalı, YÖK kaldırılmalı.  Vergi reformu gerçekleştirilmeli; KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin ağırlığını dolaysız vergilere kaydırılmalı.  Kayıt dışılığa yönelik düzenlemeler çıkarılmalı.   “Orta ve ileri teknoloji kullanan KOBİ’ler 5 yıl süreyle kurumlar vergisinden muaf tutulmalı.   Kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerinde ‘Milli Ürün’lere %25’lik fiyat marjlı alım desteği verilmeli.   KOBİ’lerin ürünlerinin Süper ve hiper marketlerde satışı konusunda yasal düzenleme yapılmalı.
 
ŞİRKETLERİN DÖVİZ AÇIĞI BÜYÜK RİSK
Reel sektör firmalarının net döviz açık pozisyonunun, büyük risk oluşturduğunu ifade eden JCR Eurasia Rating Türkiye Başkanı Orhan Ökmen, “TCMB’nin rezervlerinin telafi gücünün ve Türkiye’nin döviz kazanma kapasitesinin dışına taşmış durumda olması ve hala artış eğilimini sürdürüyor olması Türkiye ekonomisinin kırılganlığını olağanüstü artırmaktadır” diye konuştu. Ökmen, kur zararlarının reel sektör üzerinde yarattığı bilanço riskinin sektörler arası likidite riskine dönüşmesi sürecinin başlangıcı aşamasına gelindiğini ve reel sektörde başlayabilecek likidite riskinin 2017’de bankacılık sektörünün aktif kalitesini aşındıracağını belirtti.
 
BORSA İSTANBUL VE TMSF TL’YE DÖNDÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘TL’ye geçin’ çağrısı üzerine ilk adımı Borsa İstanbul ve TMSF attı. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, tüm nakdi varlıkların Türk lirasına (TL) çevrilmesine ve TL hesaplarında tutulmasına karar verdiklerini açıkladı. Karadağ, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın açıklamalarının bir karşılığı olarak ihtiyacımız olmayan TL dışı para birimi varlıklarımızı Türk lirasına çevirerek finans çevrelerine örnek olmak istedik” dedi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu da (TMSF) alacakların tahsilatında ve bundan sonraki satışlarda yabancı para kullanılmayacağını, işlemlerin Türk lirası ile yürütüleceğini  duyurdu. TMSF’den yapılan açıklamada, “Türkiye ekonomisine duyduğumuz güvenin bir göstergesi olarak, alacaklarımızın tahsilatında ve bundan sonraki satışlarımızda yabancı para kullanılmayacak, işlemler Türkiye’nin egemenliğinin bir parçası olan Türk lirası ile yürütülecektir” denildi. 
 
‘YASTIK ALTINDAKİLERİ TL’YE DÖNÜŞTÜRÜN’
Avrupa’nın en büyük otomotiv ticaret merkezi Otonomi’nin açılışına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yükselen dolara karşı yastık altındaki mevduatın Türk Lirası’na çevrilmesini istedi. Dövizi olanlarıa TL’ye çevirme çağrısında bulunan Erdoğan, “Son günlerde hani bir döviz meselesi çıkardılar, ‘Dolar şöyle oldu, böyle oldu’ ne olursa olsun. Ben milletime şunu hatırlatıyorum. Yastığının altında döviz olanlar gelsin parasını altına dönüştürsün, gelsin parasını TL’ye dönüştürsün. Türk lirası, altın değer kazansın” diye konuştu. Erdoğan, “Ne lüzum var dövize değer kazandıracağız. Bu adımı attığımız sürece birilerin oyunu da bozulacak. Hiç endişe etmeyin. Bundan önce de bunu yaptılar aynı şeyi yine söylüyorum teğet geçecek” ifadesini kullandı. Faizlerin yüksek olduğunu da yineleyen Erdoğan,  “Biz dünyaya bakalım. Amerika’da, Japonya’da, Avrupa’da faiz yüksek mi? Peki ya onlarda bu kadar düşük de biz niye 14, 15, 16’larda dolaşıyoruz. Biz düşük faizle yatırımcının önünü açacağız. Yüksek faiz finans sektörünü ihya eder. Bunu kamu bankaları için de söylüyorum”  dedi. Otomobil sayısı arttıkça buna bağlı sorunların da büyümeye başladığını dile getiren Erdoğan, “Yeni otomobil satışında her yıl rekor kırıyoruz. Aynı şekilde gerçi ‘ikinci el’ diye ifade ediliyor ama ben ‘günübirlik otomobil’ satışlarına da, burada satış alanı hazırlanması hakikaten önemli bir adım olacaktır” şeklinde konuştu.
 
FİRMALARIN SORUNU ARTTI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2016 Eylül dönemine ilişkin finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri verilerini açıkladı. Buna göre, net döviz pozisyonu eksi 212 milyar 814 milyon dolar olarak gerçekleşti ve ağustos dönemine kıyasla 2 milyar 614 milyon dolar daha fazla açık verdi.
 
İLACIMIZ GÜÇLENEN İLİŞKİLER VE YAPISAL REFORMLAR
Dolar ve petroldeki yükselişe değinen Başbakan Yardımcısı Şimşek, Avrupa ile ilişkilerin güçlenmesi ve yapısal reformlar ile bu zorlu süreci atlatabileceğimizi söyledi.
 
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile birlikte Batman’a gelen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türk Lirası’nın dolar karşısında yaşadığı değer kaybına değindi.
 
“Ana gündem olarak Başkanlık istemi Anayasa değişikliği ve Referandum ortadan kalktıktan sonra tekrar hızlı bir şekilde Türkiye’nin temelleri sağlamlaştırmak, dönüşümü sağlamak, Türkiye’de yapısal reformları tamamını uygulamak tabi ki fırsat bulacağız. Hızlı bir şekilde bu gündeme döneceğiz” diyen Şimşek, Amerikan Merkez Bankasının (FED) faiz yükseltme planı ile bütün gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısında değer kaybettiğini söyledi. Türkiye’nin bir miktar daha fazla etkilendiğini söyleyen Şimşek, “Türkiye hain bir darbe girişimine uğradı, bunu bertaraf etti ama onun etkileri oldu. Terör tehdidi Türkiye’yi etkiledi. 30-32 milyar dolar turizm geliri, bu yıl 18-19 milyar dolara düştü. Bu terör tehdidi ve eylemleri nedeniyle oldu. Bu nedenle bizim cari açığımız olması gereken çok üstünde tutuyor” dedi.
 
Petrol fiyatlarının üretim kısma kararı üzerine hızla yükseldiğini ifade eden Şimşek, bu durumun Türkiye cari açığının yükselmesi anlamına geldiğini vurguladı. Türkiye’nin temelleri daha da sağlamlaştıracak yapısal reformlarla bu sorunları aşacağını sözlerine ekleyen Şimşek, şöyle devam etti: “Dünya ve Avrupa ile ilişkilerimizi daha da güçlendirilerek çıkarız. Dolayısıyla bir taraftan yapısal reformlarımızı yapacağız. Bir taraftan sağlıklı rasyonel makroekonomik politikaları çerçevesini güçlendireceğiz. Bir taraftan etrafımızdaki sorunları çözümüne katkıda bulunacağız. Nitekim Suriye sınırına duvar örmemiz terör tehdidi ortadan kaldırmadı ama azaltıyor. DAEŞ ile mücadele için Suriye’ye girmiş olması terör tehdidini azaltmıştır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde reformlar, sağlıklı makroekonomik politikalar ve terörle mücadelede sağladığımız etkili mesafe inanıyorum risk algısı zamanla azaltır, şu an negatif ayrışan Türkiye bu defa pozitif ayrışmaya başlar.”
 
200 YABANCIYA TÜRKİYE’Yİ ANLATTI
Türkiye ekonomisi üzerinde oynanan algı oyununu bertaraf etmek için iş dünyası ve ekonomi yönetiminin çalışmaları son sürat devam ediyor. Türkiye’ye yapılan uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 75’inden fazlasını temsil eden şirketleri çatısı altında toplayan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile uluslararası şirketlerin Türkiye’deki ve yurt dışındaki üst düzey yöneticileri arasında dün telekonferans organize etti. Şimşek, yaklaşık 200 uluslararası şirketin üst düzey yöneticisinin katıldığı görüşmede, Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik hükümet tarafından son dönemde uygulamaya konulan teşvikler ve yeni yasal düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, ekonomi ve politik mevcut gündeme ve beklentilere ilişkin soruları da yanıtladı.
 
MOODY’S PAS GEÇTİ
Moody’s, geçen yıl sonunda belirlediği ve Türkiye için bugünü öngören değerlendirmesini takviminden çıkardı. Moody’s, gelecek günlerde bir değerlendirme yaparsa bu, takvim dışı bir değerlendirme olacak. Moody’s not düşüşünde yüksek dış finansman gereksiniminden kaynaklanan risklerin artması ve ekonomik büyüme ile politika yapıcı ve uygulayıcı kurumların zayıflamasını gerekçe göstermişti.
 
 
 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA