22 Ocak 2017 Pazar

Dr. Basil Mustafa: Medine Bedir Okulu modellenmelidir

24-11-2016 14:08 Güncelleme : 24-11-2016 14:08

Dr. Basil Mustafa: Medine Bedir Okulu modellenmelidir

Oxford Centre for Islamic Studies yöneticisi Dr. Basil Mustafa ile Peygamber Efendimizin değerleriyle eğitim ve Bedir Okulu Projesi üzerine konuştuk

Oxford Centre for Islamic Studies yöneticisi Dr. Basil Mustafa ve eşi Najwa Mustafa, geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. Mustafa ailesini misafir ettik. Konuklarımızla Oxford Üniversitesi'ndeki İslami çalışmalar, modernite ve gençlik; Peygamber Efendimizin (sav) değerleriyle eğitim; Özbekistan’daki İmam Buhari Türbesi restorasyonu ve muhayyel hasbihal ettik. Okumakta olduğunuz, Peygamber Efendimizin (sav) değerleriyle yöneticilik ve muhayyel Medine Bedir Okulu mülakatı böylelikle ortaya çıktı. Tercümanlık hizmetleri için Esma Aslan ve Yavuz Selim Elmas’a teşekkür ediyorum.

İbrahim Ethem Gören:Basil Bey, Medine Bedir Okulu projeniz var. Daha doğrusu ideal bir okul kurgusu. Projesi nasıl gündeminize geldi?

Dr. Basil Mustafa: ‘Medine’deki Bedir Okulu’, benim Medine Yöneticilik ve Girişimcilik Enstitüsü’nde bir grup idareciye ‘Değerler Temelli Liderlik’ konusunda yaptığım bir sunumun başlığıydı. Onlara bu ismin cismen var olmayan ancak hakiki bir okul için kullanılan bir metafor olduğunu açıkladım.1400 yıldan fazla bir süredir ilim ve bilgelik derslerine ilham veren bir okul.

Efendimiz (sav) kaynağını vahiyden alan önemli bir liderlik örneği vererek Ümmet-i Muhammed’e Asr-ı Saadet’i yaşattı. Bugünün insanları, Sevgili Peygamberimizin önderliğinden hangi dersleri almalı?

Son kırk yılda, organizasyonel liderlik konusunda giderek büyüyen bir bilgi kitlesi ortaya çıkmıştır. Son liderlik modellerinde, liderliğin başarısındaki odak noktasının tek bir liderin niteliklerinden ziyade diğer takım elemanlarıyla olan ilişkilere kaydığı ileri sürülmüştür. Bu modeller, liderlerin takım performansına olan önemli katkısını vurgulamaktadır. Peygamberimizin hayatını incelemek de bizlere bu çeşit bir liderliğin mükemmel bir örneğini verecektir.

EFENDİMİZ (SAV) DÖNÜŞTÜRÜCÜ LİDERLİK MODELİ ORTAYA KOLDU

Kuran-ı Kerim de inananlara Hz. Muhammed (sav)’in davranışları ve dönüştürücü liderliğini örnek almayı öğütlemiştir. Ahzab Suresi 21. Ayette şöyle buyurulmaktadır:

”Andolsun ki; sizin için Rasulullah'ta güzel bir örnek vardır. Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için.’’

Efendimiz Mekke-i Mükerreme’den Hicret ettiği 2 bin arkadaşıyla birlikte ortaya koyduğu yöneticilik modeliyle kısa sürede nüfusu 20 bin olan Yesrib’i Medine’ye, Medine-i Münevvere’ye çevirdi. Çarşı, pazar, insan ilişkileri, muamelat değişti. Bu hususta neler söylemek istersiniz?

Bu dönüştürücü liderlik modeli, bize liderin temel amacının niyeti ve değerleri başkalarına açıklayarak, vizyonu geliştirerek, aynı zamanda değerlerin tutarlı bir şekilde uygulandığı kurumsal ve sosyal bir kültür ortamı oluşturarak hem takım üyelerini hem de toplumu dönüştürmek olduğunu öğretir. Bunun yanı sıra, liderler değişimi özgüven ve cesaretle karşılamalı ve takipçilerini de yeniliklere açık olmaya motive ederek başarıyı paylaşmalıdır. 

Efendimiz’in (sav) bahsettiğiniz dönüştürücü liderliğinin niteliklerine dair neler söylemek istersiniz?

Kanaatimce Sevgili Peygamberimizin (sav) dönüştürücü liderliği üç temel niteliğe/unsura dayanır. Müsaade ederseniz anlatmak isterim.

Hay hay, buyurunuz efendim.

Birincisi “Düşünsel Teşvik”tir. Bu, Peygamber Efendimiz (sav) ile Muaz Bin Cebel’in (ra), onun Yemen’e Müslüman bir vali olarak gitmesi istendiğinde aralarında geçen konuşmada çok güzel bir şekilde örneklendirilmiştir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Sana bir dâva getirilip insanlar arasında hüküm verirken ne ile hüküm vereceksin?” Muaz bin Cebel (ra) cevaben “Allah’ın kitabı (Kur’ân-ı Kerîm) ile hüküm veririm” dedi.“ Aralarındaki muhavere şöyle cereyan etti:

Resul-u Ekrem Efendimiz (sav) bu kez “Ya O’nda açıkça bulamazsan?” buyurunca, “Peygamberin (Aleyhisselâm) sünneti ile hüküm ederim” dedi.

Fahr-i Kâinat Efendimiz (sav) “Ya onda da açıkça bulamazsan” buyurunca, “İçtihat ederek, (insanlara danışıp elimden geldiğince muhakeme ederek) hükmederim” dedi.

Ahzab Suresi’nin 21’inci ayet-i kerimesinde “And olsun ki sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için Allah’ın Resulünde güzel bir örnek vardır” buyuruluyor. Bu bağlamda Efendimiz (sav) ile Muaz bin Cebel (ra) arasındaki diyalogdan yöneticiler ne tür örnekler almalıdır?

Bu örnekte, Peygamberimizin yaklaşımı ders vermeye yönelik olmaktan ziyade, araştırmaya teşvik ediciydi. Yani bir liderin nasıl bir işi yapılması için diğerlerini yeni yollar düşünmeye ve kendi problem çözüm metotlarında yaratıcı olmaya yönelik teşvik etmesi gerektiği konusundaki yeteneğini gösteriyordu.

PEYFAMBERİMİZİN (SAV) ASBAHIYLA İLİŞKİLERİNDE İLHAM VERİCİ MOTİVASYON HÂKİMDİ

Üç unsur demiştiniz?

Devam edelim o zaman ikincisi İlham Verici Motivasyon’dur. Bu özellik, lider, öngörülü olmayı başardığında ve diğer insanları da kendisini takip etmeye esinlendirdiğinde ortaya çıkar. Peygamberimizin (sav) veda hutbesi onun ilham verici motivasyon konusundaki yönetici kabiliyetinin önemli bir örneğidir.

Üçüncü unsur ise “Akıl hocası (mentor) ve rol model olarak hareket etme”dir.Peygamberimiz (sav) insanlığa hizmet etme konusunda, ona vahiy inmeden önce dahi bir örneklik göstermiştir. O, Mekke halkı arasında Güvenilir “El-Emin” olarak bilinmekteydi.

Efendimiz’in (sav) Mekke dönemindeki liderlik vasıflarına dair neler söylemek istersiniz?

Hz. Muhammed (sav)  35 yaşında iken, Kureyşliler Kâbe’yi yeniden inşa etmeye başladılar. Kâbe, o dönemde Hz. İsmail’in günlerinden kalmış aşağı yukarı dokuz omuz genişliğinde, beyaz taşlardan yapılmış yıkık ve eski bir binaydı. Ayrıca çatısı yoktu, böylelikle hırsızların içerideki değerli eşyalara ulaşmalarına imkân veriyordu. Bu yüzden Kureyşliler onun kutsallığını ve konumunu korumak için yeniden inşa etmeye mecburdular. Duvarlarını inşa etmeye başladıklarında, bu işi kabileler arasında paylaştırdılar.

Çalışma, Hacerü’l-Esved’i önceden tayin edilmiş yerine koymaya gelene kadar uyum içerisinde gitmişti. Daha sonra önderler arasında 4-5 gün sürecek bir anlaşmazlık çıktı, her biri taşı yerine koyma konusunda birbirleriyle rekabet etmeye başladılar. Neredeyse hançerler çekilmeye hazırdı, yani kan dökülecekti. En sonunda Mekkelilerin ileri gelenlerinden Ebu Umer bin Mugire herkes tarafından kabul görecek bir teklifte bulundu: “Kâbe’ye ilk girecek kişiyi hakem tayin edelim.”

PEYGAMBERİMİZ ÖZGÜN FİKİR SAHİBİYDİ

Kapıdan ilk giren Hz. Muhammed (sav) olmuştu. Onu görmeleri üzerine, oradaki herkes hep bir ağızdan “El-Emin” geldi; onun kararına uymaya razıyız’ demişlerdi. Peygamberimiz (sav) bu sıkıntının çözümü için bir örtü getirilmesini ve bu örtünün üzerine Hacer’ül-Esved’in yerleştirilmesini istedi. Daha sonra her kabilenin reisinin örtünün bir ucundan tutmasını ve hep birlikte kaldırmalarını söyledi. Tam yerine ulaşınca, kendi elleriyle taşı alıp yerine yerleştirdi. Böylelikle Peygamberimizin (sav) dirayeti sayesinde, bu gergin durum çözülmüş oldu ve büyük bir tehlikenin önüne geçildi. O, Kalem suresinin 4’üncü ayet-i kerimesinde de tarif edildiği gibi gerçekten de çok üstün bir karaktere sahipti.

“Sen elbette ki yüce bir ahlâk üzeresin.”

Efendimiz özgün bir fikir ortaya koydu ve böylelikle mesele suhuletle halledildi…

Evet. Özgün fikir sahibi olmak önemli bir keyfiyet. Son zamanlardaki, ‘Özgün (otantik) Liderlik’ terimi eski Medtronic CEO’su ve şimdiki Harvard Business School profesörü Bill George tarafından türetildi. Özgün liderlerin asıl güçleri kendi farkındalıklarında yatmaktadır.

Özgün liderlerin belirgin vasıfları nelerdir?

Özgün liderler, kendi değerlerini tutarlı bir şekilde uygulayarak insanlarda tesir bırakan, takımlarını kuvvetlendiren ve onları ilerlemeye ve bir değişiklik yapmaya teşvik eden kişilerdir. Onlar uzun dönemli ilişkiler kuran ve bunları güven ve saygıyla sürdüren kişilerdir. Onların değerler temelli yönetim anlayışları, kendilerini diğerlerinden ayırır ve en büyük mirasları da potansiyel liderler olarak onları takip eden takım üyeleridir. Bu modeller, hem siyasi yöneticilik hem de ticari kurumlar için geçerlidir.

BEDİR OKULU’NUN YÖNETİCİLİK ÖRNEĞİ BAĞLAMINDAÜZERİNDE DÜŞÜNÜLMELİDİR

Bedir Okulu modelinde ne tür liderlik örnekleri var?

Bedir Okulu’na dönelim diyorsunuz! Hay hay. Bedir okuluna geri dönecek olursak, savaştan hemen sonraki bir sahne bizler için özgün yöneticilik örneği olarak üzerine düşünmeye değerdir. Peygamber Efendimiz Kureyş’in tutsaklarına bakar ve  birçoğunun Müslümanlara en çok zulmeden kişiler olduğunu görür. Buna rağmen orada durur ve tüm sağlamlığı ile şu ilham verici motivasyonunu nakleder:

“Eğer el-Mut'im ibn Uday hayatta olsaydı ve bana bu tutsakları bırakmamı isteseydi, buna mecbur kalırdım.’’

El Mut’im kimdir?

El Mutim, Peygamberimize (sav) ve Mekke halkına büyük iyilikler yapmış bir kişiydi. Peygamberimizin Taif’e yaptığı zorlu yolculuk sonrasında, ona bir şey olacağından çok korkmuştu. İman etmemiş olmasına rağmen, Hz Muhammed’in (sav), kendi koruması altında olduğunu duyurmuştu ve bundan sonra da hep bu soylu ve nazik davranışıyla anılacaktı.

Ayrıca Müslümanlara uygulanan acımasız ambargoya karşı durmuş olan Mekke’deki az sayıdaki inanmayanlardan biriydi. Bu ambargolar birçok çocuk, kadın ve erkeğin vefatına veya perişan olmasına sebep olmuştu. Bu eziyetler El Mut’im’e göre insanlık dışıydı ve bu yüzden de bu duruma sebep olan anlaşmayı feshederek buna son vermeye karar vermişti.

Al-Mutim, Bedir’den bir süre önce vefat etmiştir ve görünürde Peygamberimizin (sav) herkesin önünde bu duyuruyu yapması için bir neden yoktur. Sadece onun bu hürmetkâr davranışlarını ilan etmeye bir fırsat yakalamak dışında… İşte o an, aynı zamanda Peygamberimizin (sav) Müslümanların üzerine titrediği dürüstlük, sadakat adalet, soylu davranış gibi değerleri vurgulamayı seçtiği bir andır. Bu ayrıca gelecek nesillerin de kulak vereceği tarihi bir mesaj örneğiydi. Bu tarihi açıklamanın etkisi Müslümanların tarihi boyunca el üstünde tutulacak bir değerler temelli liderlik kültürü oluşturdu. Böyle bir ahlaki kültürde beslenen sahabeler de o kültürün etkisini hızlıca yansıttılar. Örneğin, Hasan Bin Sabit, şiirsel maharetini ölümünden uzun bir süre sonra bile El Mu’tim’in asaletine olan saygısını göstermek için kullanmıştır.

BAŞARILI İŞLER VE GÜÇLÜ ŞİRKETLER BİR ARADA VAR OLUR

“Bedir değerleri” bugünün iş dünyasında ne kadar yansıma bulmuştur?

Bugünün iş dünyasında, değerler temelli yönetim yaklaşımı değerlerin artışı için gereklidir ve İslâm geleneğinde de teşvik edilir. Birçok teşebbüs de halen yönetimde değerler temelli yaklaşımın somut faydalarını keşfetmektedir. Başarılı işler ve güçlü şirketler bir arada var olur; tıpkı İngiltere’nin bir numaralı şeker üretim firması Cadbury’nin pazarlama sloganının söylediği gibi : “Performans hedefli, değerler temelli.’”

Cadbury’nin satış pazarlama yolculuğundaki değerleri neler?

Kalite, saygı, sağlamlık ve sorumluluk Cadbury firmasının esas değerlerindendir.

Benzer şekilde, 2008 yılında Brezilya’daki Banco Real yılın sürdürülebilir bankası seçildi  ve Financial Times, “Sürdürülebilir Banka Ödülleri”nde yükselen piyasa ödülünü aldı.

Banco Real’i farklı kılan ne oldu?

Banco Real’i global tanınırlığına ulaştıran vakıa, başarılı yolculuğuna değerleri iş stratejisinin merkezine yerleştirmesi oldu. Dürüstlük, güven ve toplumsal kaygılar bankanın iç ve dış paydaşlarla olan ilişkilerini şekillendiren temel ilkelerdi.

Hicaz’dan bir örnek verir misiniz?

Elbette. Suudi Arabistan’da  Savola Grubu kurumun her yanını kapsayan bir etik kültür oluşturma konusunda çok istekliydi. Kurumsal sloganları ise “Değerlerimiz ederimizdir” olmuştur. Şirket başarısının ardındaki konsept ise ‘Savola ve Değerler’dir ve şunları kapsar: Kendinden emin bir tevazu, çıraklık, keskin bir azim, mükemmeliyet arayışı, güvenme, kabul etme, yaklaşma ve önemseme.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bugünün iş dünyası liderleri için en akıllıca, olan girişimlerinin kurumsal vizyonunu, Peygamberimizin (sav) geleneği ile uyumlu bir şekilde oluşturmalarıdır.

‘’Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.’’

İlginiz için teşekkür ederim.

Ben de nazik misafirperverliğiniz için teşekkür ediyorum İbrahim Ethem Bey.

Kaynak: Dünya Bülteni

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA

Türkiye 'Avrupa Birliği' ile ilişkilerini sürdürmeli mi?

Evet
Hayır
Kararsızım