29 Temmuz 2017 Cumartesi

Anlamadan bilme ihtimalim bilmeden anlama ihtimalim kadar mı?

19-11-2016 19:03 Güncelleme : 21-11-2016 11:39

Anlamadan bilme ihtimalim bilmeden anlama ihtimalim kadar mı?

SUAT DEMİR

Bismihi Tebarek ve Teala


Bilginin ortaya çıkmasında subje ve obje arasında karşılıklılık ilişkisi vardır. Yani karşı karşıya olmak. (iç-içe,yan-yana,ard-arda v.b  olması farklı saiklerle ilgilidir neden-sonuç ilişkisi farklılaşır) Aradaki ilişkiyi bilgi bağı dediğimiz akt'lar şekillendirir ve mahiyet kazandırır. 

Belli başlı aktlar ; düşünme , algı ,anlama , açıklama aktlarıdır. Bu bağlar üzerinden mesafe korunduğunda elde edilen bilgi nötr veyahut nötre yakın bir anlam kazanır. Bilen ve bilinen kendi varlıklarını kendillerini birbirlerinden uzak tutarak korurlar ve yine bu noktada bilen subjektif bir düşünmeye evrilir. Burada bir paradox olmalı değil mi? hem nötre yakınlaşıyor hemde subjektif bir anlam kazanıyor. Zira insan için nötr olma durumu kemale doğru hareket etme noktasında negatif bir zemin oluşturur. Mutlak nötr olma durumu insanı hayvandan daha aşağıda konumlandırmasa da en fazla kemal noktası hayvan olma seviyesine çıkabilir.

 

Düşünme, zihinsel bir faaliyetttir. Temelinde soyutlama var ve bunu kavramlarla gerçekleştiriyoruz. İnsan sadece aklı ile mi düşünür. Düşünmenin her merhalesinde akıl vardır fakat aklın beslenme kaynakları değiştikce etki alanı ve yoğunluğu farklılaşır. Akıl, karşısına alabildiğini altına alabilir ve fakat üstünde olana karşı güçlü olduğu söylenemez. Akıl izlesede iz bırakamaz. Akıl parçalamak zorundadır. Zeka aklın kılıcı, aşk aklın kınıdır. Akıl, hedef belirlesede tek başına yön belirleyemez. Bizim akla ve akıldan daha fazla olan aşk'a ihtiyacımız var. Hafızın dediği gibi ''aşık olmaya bak,dünyanın sonu geliverir. Daha varlık alemi maksadını gerçekleştirmeden.'' 

Kardeş, aşk deyince hemen burun kıvırma, burnun aşkı misk-i amberde gizli değil midir. Akıl,güle varmak istesede gülün kokusuna talip değildir. Akıl aşka düşmeli düşününce.  


Bizim düşünce ürettiğimiz ile ilgili kuşkularım var. Aklımız, bize hazır sunulan parçalanmışlıklar üzerinden gündemin gerisine düşüyor. Bulmacayı biz hazırlamıyoruz. Hangi yolu takip edersek peyniri buluruz mesabesinde bize rüşvet babında hediyeler ile yalancı zaferler yaşıyoruz. Evinde define olduğunu zanneden evini harabe görürmüş. Çoğunun elinde balyoz defineye ulaşmak için evleri yıkıyorlar. ''indirilen din'' diye  tüm duvarları indiriyorlar, ''uydurulan din'' diye tüm kirişleri dağıtıyorlar. Toki mantığına hapsolmuş sefaletimiz sefihliğe evriliyor. Define avcılığına soyunmuşluk acımasız küstahlığımızı kabartıyor. Bomboş bir medeniyet tasavvuru! kapitalizm-sosyalizm arasında dini alanı bir tarafa doğru zorlayan antiteze savrulmuş kamusalcılık! Modern insan prototipine giydirilmiş kudüs hüznü! İhtiraslarımız itirazlarımızın önüne geçti. Bizi biliyor dünya müstekbirleri çünkü hiç bilinmeyenimiz yok.

Çünkü aşkımız yok.

 

İş işten geçtikten sonra,eyvah! diyerek koşacaksın lakin nafile

Bir haline bak birde aldığın kefile örülmüş duvarlar, tünemiş kuşlar yosunlar kadar sağır

Ve şimdi bir hal ki yiyor seni ağır ağır doğu ya da batı kurtuluş değil 

Yalnızca aldatmaca, bir serap heyhat!

Su önünde duruyor hani nerede kap.

Kandırdılar seni İslam sadece şudur veya  sadece budur diye

İttiler seni binaların nem kokan soğuk sessiz köşelerine oysa

Kartalsın ne işin var kafeste!

Haline belki sende gülersin aheste aheste

Birşeyle gidiyor birşeyler eriyor attığın her adımda aldığın her nefeste

Artık hayaller kumsalda bitiyor

Attığın taşlar sekmiyor eriyik olmuş gri kokan denizde

Daha umut var muhakkak

İyiler ve iyilikler varolduğundan

Balıklar bilmesede...

we's-selam

 
 
     

YORUMLAR
  • Suat demir   20-11-2016 19:07

    Hayvan canlıdır,insan candandır,aşık canandadır.bazen çay muhabbettedir bazen muhabbet çaydadır.Fakat bu kısımda muhabbet çaydan olmamalıdır.çaydanlığa mahkum olmaya.:)

  • Mustafa Öner   20-11-2016 00:30

    Suat kardeşim, sen bize "hayvan" mı demek istedin? :-)) Eyvallah!

ANKET - ARAŞTIRMA