27 Subat 2017 Pazartesi

Bıçak parasına devam

10-11-2015 16:30 Güncelleme : 10-11-2015 16:30

Bıçak parasına devam

Yıllardır sağlık sisteminde en çok tartışılan konulardan biri. Bir diğer adıyla, hekimin hastasından aldığı yasa dışı ücret. En son yapılan araştırma, hasta hekim ilişkisindeki ‘parasal ilişkinin’ azalsa da devam ettiğini gösteriyor. Ödemeler en fazla ameliyatlar için hekimlere yapılıyor. Doktora açıktan para verenlerin dörtte üçü düşük gelir grubundan.

Tacettin Şen, sağlığına kavuşabilmek için bıçak parasına razı olanlardan. Yaklaşık bir yıl önce bel fıtığı ameliyatı için devlet hastanesinde çalışan beyin cerrahına açıktan 4 bin lira ödedi. Karşılığında herhangi fatura almadı. Ameliyat, özel hastanede gerçekleşti:

"Önce devlet hastanesine gittim. Orada MR çekildi. Bel fıtığı teşhisi konuldu. Devlet hastanesindeki beyin cerrahı ‘Seni ameliyat ederim ama sıra var. Üç ay beklemen gerek. Beklemek istemiyorsan seni özel hastanede ameliyat edebilirim.’ dedi. Ağrım çok fazlaydı, ayakta duracak gibi değildim. Kabul ettim; bunun karşılığında benden 4 bin TL istedi. Bu para faturalı bir para değildi. Ameliyat ettiğine dair ödediğim bir paraydı. Bana ‘Her şey içinde dâhil; ameliyata giren başka doktorlar da var onlara da vereceğim.’ dedi."

45 yaşındaki Şen’in aylık geliri 1300 TL. Tek başına beş nüfusa bakıyor. SGK’lı. Bu para, rahatlıkla ödeyebileceği bir para değildi. Ameliyat için kredi çekmek durumunda kaldı.

 

Araştırma 1033 kişi ile ankete dayalı olarak Ankara'da gerçekleştirildi.
[Fotoğraf: Al Jazeera Türk]

 

“Bu parayı ödemek için kredi çektim. Çekmeseydim, benim için sıkıntı olurdu. Aylık, 400-500 gibi taksit ödedim. Ödemeseydim, ameliyat üç ay sonraya kalacaktı. Beni ameliyat eden doktor devlette çalışıyor ama ameliyatları özelde yapıyor. Benim gibi bir sürü hastası var.”

Tacettin Şen, tek değil. Atılım Üniversitesi tarafından yapılan  “Sağlık Sistemlerinde İnformal Ödemeler: Türkiye’de Amaçları ve Oluşumu” araştırması bunu gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre Türkiye’de aldığı sağlık hizmeti için doktoruna para ya da hediye verenlerin oranı yaklaşık yüzde 30. Resmi olmayan ödemelerin yarıdan fazlası nakit yapılıyor. Geri kalanıysa hediye.

Araştırmayı yapan isim, Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Profesör Dilaver Tengilimoğlu. 1033 kişi ile Ankete dayalı olarak Ankara'da gerçekleştirilen araştırmada son on iki ay içinde sağlık hizmeti alanlarla gerçekleştirildi.

En fazla ödeme ameliyatlarda

Adı, veriliş şekli ve yerine göre değişiyor. Rüşvet diyen de var; informal ödeme ya da hediye diyen de. Değişmeyen tek şey amacı. Hasta, daha iyi hizmet almak ya da duyduğu minneti göstermek için parayı gözden çıkarıyor.

Hasta ile hekim arasındaki parasal ilişki, daha çok devlet hastanelerinde. Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneleri, üniversite hastaneleri takip ediyor. Çoğunlukla 1000 TL altı ödeniyor; bin 500 TL üzeri ödeyenlerin oranı da yüzde 12.

En çok da ameliyat hizmetinde doktora açıktan para ödeniyor. Oran yüzde 70,4. Ödemelerin en yüksek olduğu branşlar da genel cerrahi, kadın doğum ve ortopedi.

 

Araştırmaya göre sağlık personeline yapılan 2.000 TL ve üzeri ödemelerin 68,8%i doktorlara yapılmıştır.
[Fotoğraf: Shutterstock]

 

Amaç: İyi hizmet almak

Doktora para ödeyenler daha çok düşük gelir grubundan. Daha çok da SGK’lı hastalar. Zenginler, doktora açıktan para ödemeye yanaşmıyor. Araştırmada dikkat çeken bir başlık da hastaların ya da hasta yakınlarının bunu bir zorunluluk olarak görmesi. Yani, para ödenmez ya da hediye alınmazsa doktor da gereken ilgiyi göstermez endişesi hâkim. Ödemeyle, tedavi arasında bağlantı kuranların oranı çok yüksek. Yüzde 75,3. Toplumun büyük kesimi, tedavisinin olumlu ya da olumsuz etkilenebileceğini düşünüyor.

Doktoruyla para ya da hediye trafiğine girenler, bu davranışı onaylamıyor. Aksine, gayri ahlâki buluyor ve sistemin yozlaşmasına bağlıyor. Ancak işin ucunda daha iyi hizmet ve sağlığına kavuşma olunca ‘mecburiyet’ ortaya çıkıyor.

 

 
 

 

Sağlıkta dönüşüm bıçak parasını azalttı ama önlemedi

Bu çalışma ilk değil. 2007 yılında gayri resmi ödeme oranı, yüzde 25; 2010 yılında da yüzde 31 idi. Türkiye’de daha önce yapılan araştırmalara bakıldığında düşüş var ama bitmiş değil. Bu oranlar, kapalı kapılar ardında hekimin özellikle ameliyatlarda hâlâ pazarlık yapabildiğinin göstergesi. Bir başka deyişle ‘Ameliyatını yaparım ama bu parayı ödersen’ cümleleri tarih olmadı.

Araştırmayı yapan Profesör Dilaver Tengilimoğlu, resmi olmayan ödemeler, sağlık sistemlerinin iyi işlemediği, hizmete erişimde güçlüklerin ve adaletsizliklerin yaşandığı ve uygulamalarda etik ihlallerin olduğu ülkelerde artış gösteriyor.

 

 
Profesör Tengilimoğlu: Özellikle dar gelirli vatandaşlar sağlık kuruluşunda informal ödeme yapmak zorunda kalıyor. [Fotoğraf: AA]

 

İnformal ödeme hasta ve yakınlarının sağlık kuruluşlarında daha hızlı (sıra beklemeden) ve daha fazla ilgi gösterileceği ve daha kaliteli hizmet alabileceği düşüncesi ile hizmet sunucularına (doktor, hemşire, teknisyen vb.) gönüllü (hediye vb.) ve isteğe bağlı olmadan (kerhen) yapılan her türlü aynî ve nakdi ödemeleri kapsıyor. Gelişmiş ülkelerde iyi bir sağlık sisteminde hasta ve yakınları resmi kayıtlar dışında hiç bir ek ödeme yapmaya ihtiyaç duymaz. Daha çok geri kalmış ülkelerde ve eski Sovyetler Birliği'ne bağlı olup bağımsızlığını elde eden ülkelerde (örneğin Azerbeycan vb. ülkelerde) Hürmet adı altında sağlık çalışanlarına ödemeler yapıldığını duymaktayız.) Bizde de geçmiş yıllara ait basın tarandığında bıçak parası adı altında çeşitli ödemelerin yapıldığına dair haberlere rastlamak mümkündür. Benim kanaatim son yıllarda bu ödemelerde bir azalma oldu ancak. Özellikle dar gelirli vatandaşlar sağlık kuruluşunda yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı sağlık çalışanlarında referans olarak kendilerine yardımcı olacak kimseleri bulamadıkları için bu tür ödemelere yöneldikleri söylenebilir.”

Profesör Tengilimoğlu’na göre bu oranlar Türkiye için kabul edilebilir değil:

“Şu an muayenehanesi olan hekim sayısının 500-600 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Çok az da olsa bu hekimlerimizden bazılarının hastaneye hasta kabul öncesi muayenehaneye yönlendirildiği duyumları alınmaktadır. İnformal ödemeler yalnızca muayenehanesi olan sağlık çalışanlarına değil bazı durumlarda tam gün çalışan hekimlere ve sağlık çalışanlarına da yapılmaktadır. Ücretlerin tatminkar olması halinde sağlık çalışanlarının bu tür eğilimlerinin azalacağı tahmin edilmektedir.”

Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Profesör Dilaver Tengilimoğlu, Türkiye’de informal ödeme eğilimi azaldığını söylüyor. Çözüm de, sağlık çalışanlarının tatminkâr ücret ödenmesi, tıp eğitiminde etik konulara yeterince vurgu yapılmasının yanı sıra toplumun da sağlık hizmetleri hakkında  bilgilendirilmesinde. 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA

Türkiye 'Avrupa Birliği' ile ilişkilerini sürdürmeli mi?

Evet
Hayır
Kararsızım